Yıl 19   SAYI  220 25 Haziran 2017

Hazırlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazışma adresi  corumlu2000@gmail.com

DİKKAT ; BU BİLGİLER TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMDEN  İZİN ALINMADAN KULLANMAYINIZ!

YAZARLARIMIZIN HAYAT HİKAYELERİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYARAK GİDİNİZ!

Aşağıdaki dizinler ile tıklayarak üye olmadan sayfalara girebilir ve inceleyebilirsiniz!1

 

BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA KIYMETİ ARTAR!

 

Mahmut Selim GÜRSEL FITIR SADAKASI (FİTRE) NEDİR
Selma GÜRSEL IZGARA
Ayşe ÇOBAN BARIŞALIM
Mustafa AKÖZ SEN NEREDESİN ?
Adile TÜRKMEN BENİ BEKLER
Ahmet CANBABA KURBAN EDİLDİ
Özgür BİÇER KAÇTIM
Hüseyin TAŞKAYA BOZUK DÜZEN
Erol DUYGUN BU ULUS
Rıza HARDAL YOK
Paşa ÇETEN ÇIĞLIK
Cuma TÜRKMEN SANMA
Metin DEMİRCİ BAŞLANGIÇ UZAK DEĞİL
Aydın KARABAY GERÇEK RÜYAM
Muhsin AKTAŞ VURGUNUM
Sakin KARAKAŞ GÜNDÜZLERİ ARADIM
Serkan ÖKÇE BENİM ANNEM
Halil KAYMAK TÜRKİYE'Mİ ÇOK SEVERİM
Mustafa GÖKGÖZ GÜLPERİM
Mesut ARTAR SEVDALIM
 

 
 
 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 01

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
FITIR SADAKASI (FİTRE) NEDİR?
            İnsanoğlunun yaratılmasının sadakasıdır.
            Müslüman olarak Ramazan ayında tutulan oruç sonunda Ramazan Bayramına Eren ve Temel ihtiyaçları dışında belli bir geliri bulunan kişilerin ve o kişinin bakmakta oldukları kişiler içinde vermesi gereken mali bir ibadet olup buna Fıtır Sadakası denilir.
            Fıtır sadakası Ramazan orucunun farz olduğu hicretin ikinci yılı Zekat farzından önce verilmesi vâcip olmuştur.
            Fıtır anlamı yaratılış veya oruç açmak anlamında kullanılır.
            Fitre vermekle yükümlülük şartları şunlardır:
            a) Müslüman olması gerekir, Şafi Mezhebi’ne göre bakmakla yükümlü olduğu gayri Müslim için de fitre ödemesi gerekmektedir.
 
FİTRE İLE YÜKÜMLÜ OLMAK İÇİN GEREKEN ŞARTLAR NELERDİR?
            a) Fitrenin nisabı Arpa, kuru hurma ve kuru üzüm 3 kilo 33 gram, Buğday ve buğday unu olarak 1 kilo 66 gram. Olandan birisi veya maddi kıymeti verilmelidir.
b) Müslüman: Fitre yükümlüsünün Müslüman olması gerekir. Ancak Şâfiî Mezhebi’nden bir görüşe göre, Gayr-i Müslim bir kimsenin, bakmakla yükümlü olduğu Müslüman yakınının fitresini ödemesi gerekir.
            c) Hanefi Mezhebi’ne göre fıtır sadakası verebilmesi için Ramazan Bayramının birinci günü temel ihtiyaçları dışında nisap miktarının üzerinde mala sahip olması ve bir yıl o malın üzerinden geçmesi gerekmez. Nisap miktarı iki yüz dirhem gümüş veya yirmi miskal altın veya bunların kıymetine denk bir maldır.
Diğer üç mezhep olan Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine ise, fıtır sadakasının oluşması için, zenginlik ölçüsü olan nisaba sahip olma şartı yoktur. Temel ihtiyaçlarının dışında, bayram gün ve gecesinde yetecek kadar azığa sahip olmak yeterlidir.
            d) Meshep imamlarının ortak görüşüne göre fitre mali ibadet olduğu için aklibaliğ ve yetişkin olma şartı yoktur. Buna göre bakmakla yükümlü olanlar bu gibi şahısların da fitresini vermesi gerekmektedir. Bakmakla yükümlü olanın ramazan içinde veya Ramazan Bayramından önce vefat eden çocuğunun fitresini vermesi ile yükümlüdür.
            e) Fitre Ramazan Bayramının birinci günü fecr (şafak) Sökmeden verilmesi vacip olur. Fitre Bayram için verilen bir sadakadır. Müslümanların sevinç ile bayramı kutlamaları ve Müslüman fakirlerin de sevinçle bayramı kutlamaları amaçı ile verilir.
            Fitre Ramazan Bayramından bir iki gün önce de Ramazan ayı da girmeden ödenebilir.
            Bayram Namazından sonraya ödenmemişse bu borcun hükümlülüğü düşmez ilk fırsatta ödenmesi gerekmektedir.
            f) Fitre zekatın verildiği kişilere  verili.Tevbe Suresi 60
            Allah C.C. Nice Ramazanlara, Nice Ramazan bayramlarına eriştirir inşallah!
            Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun!

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 02

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Selma GÜRSEL
Selma GÜRSEL Hayat Hikayesi

IZGARA              

Bilinen piknik yemeklerinin en kolayı olan tavuk budu,tavuk göğü,tavuk kanadı,balık ve diğer kırmızı etlerin ateş üzerinde kızartılması ile açık havada götürülen diğer sebzelerle yenilir.

 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 06

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Ayşe ÇOBAN
Ayşe ÇOBAN Hayat Hikayesi

BARIŞALIM
Uzak durma bana böyle,
Niçin dargınız hep böyle,
Bu durum iyi mi söyle.
Ayak, ayak varışalım,
Bayram geldi barışalım.

Şunu söylüyorum bugün,
Aramızda olmasın kin.
Böyle emrediyor her din.
Gel el ele tutuşalım,
Bayram geldi barışalım.

Nerde kaldı dostluğumuz,
Dost uğruna postluğumuz.
Yakışmıyor küslüğümüz,
Bir can olup sarışalım,
Bayram geldi barışalım.

Suçum sevmek ise eğer,
Allah için buna değer,
Gün olur bizi de yer;yer.
Bir gerçeğe erişelim,
Bayram geldi barışalım.

Dargın durmak acep niçin,
Değer mi şu dünya için.
Sevgi ile dolsun için,
Hak yolunda yarışalım,
Bayram geldi barışalım.

AYŞE ÇOBAN der bu sözü,
Barışa dönüktür yüzü.
Sevda ile yanar özü.
Gel Yunus’a danışalım,
Bayram geldi barışalım.

 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 07

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mustafa AKÖZ
Mustafa AKÖZ Hayat Hikayesi

SEN NEREDESİN ?
Biz birbirimize çok alışmıştık,
Bir yuvamız olsun diye çalışmıştık,
Çoluk çocuğa karışmıştık,
Yavrular yetim kaldı. Sen neredesin ?

Dişi sinek kondurmazdın üstüme,
Kıskanırdan selam söyletmezdin dostuma,
Hiç kimse oturmazdı derdin postuna
Yad eller köşk yaptı. Sen neredesin ?

İplik bulmaz,saçınla düğme dikerdin,
Paramız yok diyince boynun bükerdin
Su bulamazdık kova ile çekerdin
Şimdi göz yaşlarım sel oldu. Sen neredesin ?

Yatağımız yoktu hasırda yatardık,
Yemek bulamazdık soğan ekmek yerdik,
Karnımız doyunca çok şükür ederdik
Şimdi lokma boğazımızda kaldı. Sen neredesin ?

Senin dişin ağrırsa acısını ben çekerdim,
Sen ağlarsan ben göz yaşı dökerdim.
Senin için bu dünyayı yakardım,
Benim dünyam karardı. Sen neredesin ?

Senden sonra hiç gülmüyor yüzüm,
Hep seni arıyor bu körolası gözüm,
Çaresiz derde düştü MUSTAFA AKÖZ’ÜM
Derdimin dermanı. Sen neredesin ?
 

 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

 

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 08

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Adile TÜRKMEN
Adile TÜRKMEN Hayat Hikayesi

BENİ BEKLER
Çok zamandır gurbetteyim.
Sıkıntıdayım,dertteyim.
Gideyim yardım edeyim,
Canım anam beni bekler.

Çocukluktan büyüdüğüm,
Yerim yurdum bildiğim,
Yollarında yürüdüğüm,
Benim köyüm beni bekler.

 
 
 
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 09

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
KURBAN EDİLDİ
Ağaya kul olup vatanı için
Ölen ölmeyene kurban edildi
Zalimin zulmünden kaçarak yüzü
Gülen, gülmeyene kurban edildi

Kor’a muhtaç yakamaz çakmağını
Her lokmada yer patron tokmağını
Elindeki bir dilim ekmeğini
Bölen, bölmeyene kurban edildi

Seneleri geçti boşu boşuna
Bakmadılar fakirin gözyaşına
Anlamayan geçti işin başına
Bilen, bilmeyene kurban edildi

Kadın onlar içinmiş el kiri de
Cevap veremez ki sorsan biride
Bir bak ülkemizdir en çok geride
Kalan, kalmayana kurban edildi

Alın yazısının içinde naat (1)
Şifa dağıtmaya yetmedi saat
Sırtı sıvazlanıp yalnızca vaat
Alan, almayana kurban edildi

Saltanat a karşı çıkan sürgünde
On binlerce şehit verdik bir günde
Yurduna askerlik için zor günde
Gelen, gelmeyene kurban edildi

Halkına gelecek vermek görevi
Barındırır içinde gizli devi
Yürekte yalnızca birikmiş sevi
Olan, olmayana kurban edildi.
Bir şeyin niteliklerini övmek

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 10

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Özgür BİÇER
Özgür BİÇER Hayat Hikayesi
KAÇTIM
Geceleri yüzüme vuran ay ışığından kaçtım,
Her adım atışımda ayak seslerimden.
Pervasız aşkların penceresinden kaçtım,
Yapmacık sevgilinin çehresinden.
 
Umutsuzluklardan kaçtım
Ara sıra sesi soluğu kesilipte gelmeyen gülüşlerden
Mutluluklardan kaçtım.
İniltili coşkusu yüreğimi ezen çocuksu kederlerden
18.01.1997          22:30       SAMSUN.

 

 

 

 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

11

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
Hüseyin TAŞKAYA
İhsan TAŞKAYA Hayat Hikayesi
BOZUK DÜZEN
Bozuk düzen deriz,politikaya atarız.
Düşünmeden dokuz çocuk yaparız.
Bazılarımız politikaya taparız,
Az konuşup,çok çalışsak iyi yaparız.
Bozuk düzen deyip yan gelip yatma,
Doğru sözleri yabana atma.
İyice düşün,kimseye çatma.
Yalnız yat,tilki gölgesinde yatma.
Öksüz kaldı köyümüz,tarlamız,
Çok kazanırız,yinede yetmez paramız.
Komşumuzla hiç düzelmez aramız,
Kendimizi bilmeyiz,başkasında suç ararız.
Tembel yatarız,kitap açıp bakmayız.
Birleşip de köy yolunu yapmayız.
Kanunları,kuralları hiç takmayız.
Doğruları düşünmeyiz rejimlerde suç ararız.
Dertlinin yüreği yanar kordur.
Rejimleri kurtarmak zordur.
Bozuk düzen deyip geçmeyin,
Kendi düzenimizi kurmakta zordur.
Herkes kursa doğru düzen,
Olmaz kimseyi üzen.
Olmasa caddelerde boş gezen,
Kurulmuş olur doğru düzen.
Düzen demiyor haram yeyin,
Menfaati bırakın,doğruyu deyin,
Allah bize vermiş değerli beyin,
Öğünürsen doğrulukla öğün.
Düzen bozuk değil,insanlar bozuk.
Zalimler elinden yüreğim ezik.
Kıymayın birbirimize herkese yazık
Dürüstlük olacak insana azık.

 

 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 12

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Erol DUYGUN
Erol DUYGUN Hayat Hikayesi
BU ULUS
Nice evladını verip toprağa
Kanıyla bir destan yazdı bu Ulus
Muhtaçken her şeye aşa ekmeğe
Kanıyla bir destan yazdı bu Ulus

Haykırıp dur dedi hegemonyaya
Hicaz’a, Yemen’e, Makedonya’ya
Bir şanlı örnekti bütün dünyaya
Kanıyla bir destan yazdı bu Ulus

Hangisi deyim canım efendim
Tankla topla değil kanımla yendim
Nerede ey gafil ne oldu fendin
Kanıyla bir destan yazdı bu Ulus

Tarih 1923 aylardan Ekim
Nice bin yıl yaşar büyük zaferin
Kimsenin elinde değil kaderim
Kanıyla bir destan yazdı bu Ulus

DUYGUNİ kanınla sulansın toprak
Borcumu böylece öderim ancak
Dalgalan yurdum da ey şanlı Bayrak
Kanıyla bir destan yazdı bu Ulus 27.10.2015

 

 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 13

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Rıza HARDAL
Rıza HARDAL Hayat Hikayesi
YOK
Köyüm bana gurbet oldu
Eş,dost, konu, komşu noldu?
Dost bağrımın gülü soldu
Ağlıyorum neşemde yok.
Avrupa’ya doldu köyler
Kaldı köyde yaşlı beyler
Kavim, kardeş nerde baylar
Hal, hatırı soran da yok.
Sanki çıktılar saraya
Gözleri doymaz paraya
Boş tekneler dura dura
Akşam ekmek, aşım da yok.
Koca köyde beş beş ihtiyar
Viran evler baykuş konar
Ölünce gelinir meğer
Mezar kazan elim de yok.
Torun torba neye yarar
Kimi vade, kimi intihar
Bir emanet canımız var
Toprağımız yok, taşımız yok.
RIZA diyor üssüz köyüm
Bozuk çeşme akmaz suyum
Nerede benim emmim, dayım
Hatır sorar elim de yok.
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 14

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Paşa ÇETEN
Paşa ÇETEN Hayat Hikayesi
ÇIĞLIK
Barbarlık, orta çağın vahşetini kuşandı
Kökleri ateş, gövdesi kor, yaprakları alevden
Yarından kopardı, çocukları
Ölümden, oyuncak yaptı
Bedenimizde canlarımız, çırpınırken yaktı
Hediye edildi gözlerimiz, oyularak noele
Çan sesinde, mor gecenin lekesi
 
İşte böyle geçti, insan şeytanı
Vahşete kör bir medeniyet doğdu
Bir gün, kendini asar gecenin altında
Kalpleri mühürlü, sağır, dilsiz dünya
Çocuk olsam da ölsem, ölsem, ölsem...
Kuşların yuvası bozuldu, kelebekler vuruldu
Baharın tam ortasında
 
Zulmü müjdeledi, çan sesleri
Kurşunlar beynimizde, misafirken
Gün, tarih düşüyor ahret'e
Korkular yüzümüzde, kurumuş nehirler gibi
Üzerinde kurumuş onurlarımız
 
İnsanlığın vicdanını yedi yılan sokmuş
Akılları tıkamış, kabusun izleri
Güneşin renkleri, gözyaşı döktü halimize
Kaderimize melekler heyecan serpti
Hüzün rüzgarları eser çepeçevre
 
Cinnet, alçaklığı kudurtan şöhretmiş
Çığlık denizinde, acılarımız hür
Kalbin, dalgalarından da kurtuluş var
Kelebeğin başında, mavi nur
Canlarımız, göçerken gökyüzünde
Çağrılır cennete, cennete, cennete...

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

15

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Cuma TÜRKMEN
Cuma TÜRKMEN Hayat Hikayesi
SANMA
Sanma gülüm, sanma derdiyok sanma
Mehmet’in, Fatma’nın derdi var bende
Gül diyi dikenini dalına konma
Açılan her gülün kurdu var bende
Toplumda kangren, işkence zulüm
Sönüyor ocağım savruldu külüm
Sürüyor savaşlar hep ölüm kalım
Göçebe kardeşin yurdu var bende.
Hayalle mutlu dünyada düzen
Bir avuç azınlık toplumu bozan
Gözyaşıma karşı cebine sızan
Potansiyel kaynak girdi var bende.
Kardeşi kardeşe düşüran sebep
Satarlar silahı işleri kebap
TÜRKMENOĞLU gayem sabır ve sebat
O tatlı pekmezin murdu var bendğe.
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 16

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Metin DEMİRCİ
Metin DEMİRCİ Hayat Hikayesi 
BAŞLANGIÇ UZAK DEĞİL
Herkes benden oldu,
Ana,baba,kardeş,yoldaş,dost,düşman,
Kaç sevda açtık o benli ocakta sınırsız
Yine kimse kimseye doğmuş değil,
 
Kaç gün boyu bakıştık aylardan ve yıllardan uzun
Kaç çukur açtık,illâ da tuzağın olsun için
Kaç kez üfledik sevgilim sözünü sirenlere
Yine de kimse kimseyi kandırmış değil
 
Yine de yarin kokusu şu çiğdemde geliyor
Yine de şu menekşe yardan haber alıyor
Yine de şu kuşların kalbi yenik düşmüş dillerine
Yine de bir adım ötedir başlangıç uzak değil.
 
 
 

Telif
 Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

   18

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
VURGUNUM
Ne dinin ne dilin gerekmez bana
Gönülden girginim inan ki sana
Ne ırka bakarım ne de ki kana
Yürekten vurgunum inan ki sana

Kapında köleyim sokağında deli
Gelip bu sevdayı mecnun görmeli
Yarıp da kalbimi ona sormalı
Yürekten sargınım inan ki sana

Hem sağdan hem soldan geri duralım
El ele vererek cennet kuralım
Gönül bahçesinden güller derelim
Yürekten sürgünüm inan ki sana

Bir bahane bulup sorun edersin
En ufak bir şeyde dönüp gidersin
Neden Mizabiyi dağda güdersin
Yürekten örgünüm inan ki sana
16.08.2008
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  19

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Sakin KARAKAŞ
Sakin KARAKAŞ Hayat Hikayesi
GÜNDÜZLERİ ARADIM
Gündüzleri kaybettim;
Yedi iklim ötesinde.
Karanlığa gömüldü düşlerim.
Bir baykuşun acı sesinde.

Gündüzleri aradım;
Alışamadığım sıla akşamlarında.
Aydınlığa türkü yaktım.
Yarasalar yolumu kesti;
Bulamadım.

Gündüzleri aradım.
Karanlık geceler bitecek derken;
Ayaklarım değil,
Yüreğimle düştüm yollara.
Vazgeçmem umutlarımdan.
Henüz vakit çok erken,
Bir yolunu bulup gitmek için anılara.
Gündüzleri aradım
Buzdağlarını eriten bir mum ışığında.
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  20

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Serkan ÖKÇE
Serkan ÖKÇE Hayat Hikayesi
BENİM ANNEM
Benim annem vatan gibidir
Kucağında sarar bizi
Benim annem bir ırmak gibidir
Akar ve akar hep duru hep berrak
Benim annem bir dağ gibidir
O kadar yüce o kadar pak,

Benim annem toprak gibidir
Eli buğday kokar, ekmek kokar, aş kokar
Benim annem bahar gibidir
Güldüğünde çiçekler açar
Benim annem gece gibidir
Kararınca hava sarar bizi usul usul
Benim annem göğe yıldızlar saçar
Annemin başında uğur böcekleri uçar, hep uçar

Benim annem zaman gibidir
Onunla doğar onunla başlar hayat
Benim annem can gibidir
Ağlayan her bebek onda bulur şefkat
Benim annem sevgidir
Umutsuzluğa güneş gibi doğar
Onda bulduğum bu tek hakikat,

Benim annem gül gibidir
Babam kokar, kardeşim kokar, süt kokar
Benim annem berekettir
Onda her şey çoğalır artar
Benim annem derya gibidir
Bağrında nice sırlar tutar
Benim annem denizdir mavi yakamozlar saçar
Dev dalgalar kabarır coşar
Benim annem melektir
Uçar, uçar ve hep uçar.
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 21

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Halil KAYMAK
Halil KAYMAK Hayat Hikayesi
TÜRKİYE'Mİ ÇOK SEVERİM
Saygılıyım ben ATAM’A
Kurban olam bu Vatan’a,
Hazırım daim kıtama
Türkiye’mi çok severim

Her cefaya ben hazırım
Vatan derdini yazarım,
Türk oğlu Türk’üm arslanım,
Türkiye’mi çok severim

Bilirim şeref,şanımı,
Çok severim Vatan’ımı,
Verem uğruna canımı,
Türkiye’mi çok severim

Türkiye benim Vatan’ım,
Vatan’a fedadır canım,
Aydınlık olacak sonum,
Türkiye’mi çok severi.

Bu Vatan’a olur mu doymak ?
Herkesin hakkı yurt sevmek
Böyle dedi HALİL KAYMAK,
Türkiye’mi çok severim
 
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 22

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mustafa GÖKGÖZ
Mustafa GÖKGÖZ Hayat Hikayesi
GÜLPERİM
Senden ayrı yaşamamı istersin,
Buralarda vefa yoktur gülperim,
Kınalı ellere dokunma dersin,
Yıkılırsan vuran çoktur gülperim.

Yokluğuna dayanılır mı sandın,
Hasretin zehirli oktur gülperim,
Ayrılığın sen neyine inandın,
Ecelden bir farkı yoktur gülperim.

Gül de hasret, ben de hasret, ben de gam.
Bu sevdanın gözü toktur gülperim,
Yokluğundan almak için intikam,
Kılıcımın kını yoktur gülperim.
 
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 23

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mesut ARTAR
Mesut ARTAR Hayat Hikayesi
SEVDALIM
Kimseler bilmeyecek
Bu Çorumdan gittiğimi
Şahitliğimi camilerin ezan sesleri ve
Bomboş sokaklar yapacak
Göz yaşlarımla sulayacağım
Adım adım senle bastığım her kaldırımı
Birden donup kalacağım
Bir adım daha atacak
Derman olmayacak dizlerimde
Eski bir şarkı gibi hatırlayacaksın beni
Yada hayal meyal unutacaksın
Kimbilir belki sevdamı urgan yapıp
Asacaksın boynuma
Tanımayacak o zaman kimseler beni
Nereye gitmeli bilmem ki
Gidipde unutabilecek miyim ki
Ne acı kelimelerin
Seviyorum demesi gerekirsen
Elveda demen yaşarken öldürmen
Bana vereceğin en büyük ceza
Gözlerinde ölmem olacak
Ve bir gün duyacaksın
Nerde nasıl olduğumu
Sen gülüp eğlenirken
Ne sabah olacak bana
Nede mutlu bir haber getiren postacı
Çalacak kapımı
Benden tek haber alacaksın
Olmadığın bu yerlerde
Olamadım bende
Beşikten mezara kadar
Yalnızlığım yalnızlığım
Ben hep yalnız olacağım
 

 

YAZARLARIMIZIN HAYAT HİKAYELERİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYARAK GİDİNİZ!

DİKKAT ; BU BİLGİLER TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMDEN  İZİN ALINMADAN KULLANMAYINIZ!
YAPTIKLARIM YAPACAKLARIMIN GARANTİSİ ALTINDADIR!

1

Hazırlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazışma adresi  corumlu2000@gmail.com

 Hukuka, Yasalara, Telif  ve Kişilik Haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

1

Gizlilik şartları ve Telif Hakkı © 1998 Mahmut Selim GÜRSEL adına tüm hakları saklıdır. M.S.G. ÇORUM

BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA KIYMETİ ARTAR!

221 SAYI 25 Temmuz 2017 SAYIYA Gitmek İçin Tıklayınız!