ÇORUM ATATÜRK HEYKELİ

Hazırlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazışma adresi  corumlu2000@gmail.com

SARI ÇİĞDEM ŞİİR DEFTERİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 
Ahmet CANBABA BEN YOKSULLUĞUMU ÖZLÜYORUM
Güner KAYMAK USTAM
Hıfzı ÖZBEKMEZ AŞIĞIN BENİM
Mahmut Selim GÜRSEL SANA BEN NE DİYEYİM?
Muhsin AKTAŞ KÖR KURŞUNLA VUR BENİ
Necati ÇAVDAR GİBİ
Özgür BİÇER KANDIRDIM YÜREĞİMİ
Üzeyir Lokman ÇAYCI DOĞMA BEBEK !..
Yaşar KILIÇ BİLİNMEZ VADE

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
BEN YOKSULLUĞUMU ÖZLÜYORUM
Umut ekmek arası bir düş.
Hayat verecek bir iksir gibi
 
Seni düşünmek ve hissetmek.
Ve soluksuz bir rüya gibimsin gecemde.
 
Unutulmuş seslerimle bir köşede
Bir esintiye teslim olurdu güzelliğin.
 
Yaranmaya geç kalmış sevgide
Sıramı savardım sevmelerde,
 
Sıramı savardım düş kurup.
Bakışlarımızla ödeşirdik
 
Saygı sanırdık utanmaları.
Yüz kızarmalarına yenik düşerdi
 
Yüreklerdeki sevdalar.
Ben örfümü özlüyorum.
 
Bütün yüzlerin gülmediği
Gecikmiş bir ayrılık
 
Gecikmiş bir sabır
Yabanıl dağ kuşları yüreğinde
 
Ürkek ve tedirgin.
Yitirmelerinden belli baharlarını.
 
Kırılmış bir dal ucu arar
Konmaya kendi yalnızlığına.

Hani lepiska saçları çocukluğunun
Karşılıksız sevgilerden çıkardın yoluma.
 
Yaşlandığımızı bilmezdik zaman içinde
Ölümler çoğalırdı farkında olmadan.

İçlerinde sevgi taşıyan
Bağışlayan sözler gülümserdi dudaklarda.
 
Ben senin feri kaçmış mavi gözlerini görmesem de
Renksiz bir sevginin ışığı vuruyordu gözüme.
 
Ölümsüz dokunuşlardı
İki okyanus mavisi gözlere.
 
Sessizdi eller.
Çocuk hırçınlığında
 
Ve susmayan ağıtlarda
Büyüyen bir geleceği taşırdık
 
Sevgimizle suladığımız yüreklerimizde.
Ben çocukluk aşkımı özlüyorum
 
Ne arabam vardı
Ne villam yatım eskiden.
 
Ayakta kalmaktı yaşamak
Ölüme ayak sürüyüp.
 
Sıkımı askerlerimi öldürecek biri
Halkımı düşman belleyecek.
 
Cezası ölümdü be yapanın.
Hangi devlet niye astınız mı derdi.
 
Onurumuz vardı be eskiden.
Aslına dönsün be ne varsa
 
Bir rüyadan uyanır gibi.
Varsın hep yoksulluğa yüreğini aralasın yaşam
 
Komşu gözlerin kem bakışlarında bile
Bir mutluluk vardı be
 
Beyazlar yamalıydı, çatılar çaresiz.
Ne perişanlıklar damlardı yağmurla
 
Bir anamın şefkati vardı
Kardeşlerimin güler yüzü.
 
Ben gecekondumu,
Ben yoksulluğumu özlüyorum
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Güner KAYMAK
Güner KAYMAK Hayat Hikayesi
USTAM
Madde aleminde mana aranmaz
Boşuna uğraşma demedin ustam
Yüzüne gülenden sana yar olmaz
Kimseye güvenme demedin ustam

Bir anda satarlar seni bir pula
Muhtaç bırakırlar muhannet kula
İster saçını yol istersen ağla
Farkına varmazlar demedin ustam

Tuttuğun dal bir gün kalır elinden
Kurtulamam el alemin dilinden
Ayrı kalın vatanından köyünden
Çaresiz kalırsın demedin ustam

Ayağın kayarsa fena düşersin
Aşkın fırınında yanar pişersin
Soysuzunda sen ardına düşersin
Fazla duygusalsın demedin ustam

Filim çevirirler göz yaşı döküp
Merhamet dilerler gözüne bakıp
Enayidir derler arkandan atıp
Kimseye acıma demedin ustam

Gönül yarasına derman olmuyor
Vefasızlar kadir kıymet bilmiyor
Yiğitlik doğruluk para etmiyor
Boşuna yıpranma demedin ustam

Herkes bir birine çelme takarken
Halkın arasına nifak sokarken
Sokakta gezmeye insan korkarken
Cesaret delilik demedin ustam

Huylu huyundan asla geçemez
Kaynamış suyu kimse içemez
İnsan değerini hayvan bilemez
Kendine gel Güner demedin ustam
Güner Kaymak / Amsterdam 08.11.2005
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Hıfzı ÖZBEKMEZ
Hıfzı ÖZBEKMEZ Hayat Hikayesi
AŞIĞIN BENİM
Hasretinle bitip yanan
Güzel gözlerine kanan
Seni gelecektir sanan
O garip aşığın benim
Gönlünden ilhamı kapan
Sevmek ne ki sanki tapan
Kendine de sultan yapan
O garip aşığın benim
İsmin düşürmez dilinden
Ancak sen anla halinden
Vaz geçmeyen can gülünden
O garip aşığın benim
Latifiyim yakar hasret
Canıma da yetti gurbet
Bir gün göreceğim elbet
O garip aşığın benim
Yeter Bana
Suratını asma nolur
Bir gülüşün yeter bana
Ömrüm aşkında son bulur
Bir gülüşün yeter bana
Gül yüzünde güller açsın
Gözlerin neşeler saçsın
Sen zaten başıma taçsın
Bir gülüşün yeter bana
İster sarma kollarını
İster ayır yollarını
İster sorma hallerimi
Bir gülüşün yeter bana
Latifiyi sevmesen de
Taptığımı bilmesen de
Yanına hiç gelmesen de
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
SANA BEN NE DİYEYİM?
Söyle bana; neye inandığını da bileyim
Sana ben ne diyeyim?
Bildiğinden seni saptırmam mümkün mü?
Sana ben ne diyeyim?
Bildiğinden seni döndüremem ki;
Sana ben de diyeyim?
İnancın, bildiğin ve sevdiğin senin,
Sana ben de diyeyim?
Seni dinlerim de sen beni dinler misin?
Sana ben de diyeyim?
Ağustos 2005
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
KÖR KURŞUNLA VUR BENİ
Pamuk elin üşüyüp başına çiğ yağarsa
Ayrılık şarkıları gökyüzüne ağarsa
Gideceğim diyerek bedeni ter boğarsa
Ölüm şekli fark etmez barutlara kar beni

Güneş yere inerek gölgemizi vurursa
Yıldızlar üzerinde benden ayrı durursa
Gideceğim diyerek içini zor bürürse
Ölüm şekli fark etmez mayınlara sar beni

Çiçek dalından kopup sokaklarda solarsa
Sevdanın rengi solup sarı renge çalarsa
Gideceğim diyerek içine kar dolarsa
Ölüm şekli fark etmez bombalara kur beni

Aşk bülbülün susarak yıldızlara küserse
Mizabiyi bırakıp yâd ellere eserse
Gideceğim diyerek gönlünü kor basarsa
Ölüm şekli fark etmez, kör kurşunla vur beni
21.07.2008

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Necati ÇAVDAR
Necati ÇAVDAR Hayat Hikayesi
GİBİ
Ne korkunç şeydir; olmak senden uzakta
Yalnız başıma o karanlık, ıssız gecelerde
Muhtaçken bir ışığa, sen başka yerde
Özledim çiçeğin meyveyi özlediği gibi

Bölüyor gecenin sessizliğini saatin gongu
Bazen çok uzaklardan bir tıkırtı bir gürültü
Bazen bir motor sesi, bazen bir tren düdüğü
Özledim Ağustos’ta bitkinin yağmuru özlediği gibi
 
Bu dert bunca meşgale, bitmez sıkıntı içinde
Benim ve dünyanın ateş içinde olması nafile
Senin hayalin, senin gülüşün gözüm önünde
Özledim dağların yeşili özlediği gibi
 
Bu sessiz gecelerde yazarken kalemim
Söylemez olan dilim, söylerken kelamım
Esen rüzgarlardan alır gibiyim selamın
Özledim arının çiçeği özlediği gibi
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Özgür BİÇER
Özgür BİÇER Hayat Hikayesi
KANDIRDIM YÜREĞİMİ
Sonun da kandırdım yüreğimi,
Yağmurlu bir haziran öğlesi.
Bir kasaba kahvesinde
Bir bardak böğürtlen çayı içip,
Bir türkü söyleyene dek,
Bir çırpıda unuttum seni…
ÇORUM 20,01,1991

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI Hayat Hikayesi
DOĞMA BEBEK !..
İş yerlerinde
Ayırımcılık rüzgârları esiyor
Küçülüyor insanlar
Çıkarları için…
Kin, nefret
Büyüdükçe büyüyor…
Bunları gelip de
Görme bebek…
En iyisi
Doğma bebek…

Sevgi ve insan hakları
Kitaplar arasında kaldı
İyi insanlar
Bunaldıkça bunaldı
Bunları gelip de
Görme bebek…
En iyisi
Doğma bebek…
 
Birçok kişi şimdi seyirci
Haksızlığa,
Sömürüye, düzenbazlığa...
Bunları gelip de
Görme bebek…
En iyisi
Doğma bebek…
Magnanville – 12.03.1999

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 09 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Yaşar KILIÇ
Yaşar KILIÇ Hayat Hikayesi
BİLİNMEZ VADE
Bilinmez vadeyi, dipsiz günlere
Sattım mazilere, verdim dünlere.
Ruhum Kaf Dağına, ne sürgünlere
Gitti yaren oldu Anka Kuşları.

Mihnetli dünyada,gün batımında.
Hayat denizinin son rıhtımında.
Ömür gemim kalkar tek rıhtımında
Bil ona kavuşmak, ey göz yaşları !
 
Bir yaprak düşecek,yıldız kayacak.
Sevenler bilecek ve anlayacak
Burkulmuş yürekle baka kalacak
Gördüm çekip gitmiş kervan başları.
 
Mahzun bakışlarla gel sesi bekler
Gizemli bir yere götürecekler,
YAŞARİ üstte, otlar altta böcekler
Ağlarlar halime mezar taşları.
 
 

 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA KIYMETİ ARTAR!

Hazırlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazışma adresi  corumlu2000@gmail.com

DİKKAT ! BU BİLGİ TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMİZDEN  İZİN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR
 
Gizlilik şartları ve Telif Hakkı © 1998 Mahmut Selim GÜRSEL adına tüm hakları saklıdır. M.S.G. ÇORUM
 Hukuka, Yasalara, Telif  ve Kişilik Haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

14 Ağustos 2010 SARI ÇİĞDEM ŞİİR DEFTERİ Sayı 102