DİKKAT ! BU BİLGİ TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMİZDEN  İZİN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR

SANAL KİTAPLARIMIZ DİZİNİNE DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

1

GÜRSEL YAYINEVİ SİTE BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

1

BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA KIYMETİ ARTAR!

1

Hazırlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazışma adresi  corumlu2000@gmail.com

 
 

İÇİNDEKİLER
TAKDİM
İsmet ÇENESİZ
SUSUZ ÇİÇEK GİBİSİN;
ÇOCUK OLMAK İSTİYORUM  (BEN ESKİ İSMET DEĞİLİM )
KAVRULDUK
FARK ETMEZ
DOSTLAR MECLİS
KURBAN BAYRAMINDA;
ÖZLEYİŞ
YAPRAK;
YAĞMUR SEVDALANMIŞ ORMANA;
YUVA
DÜNYAYA GELMESEYDİM
BAHTI BEYAZ
YENİ AÇMIŞ GÜLLERE DÖNDÜM
UMUT DAĞIN ARDINDA
SENSİZ YAZ
SIZI
CEYLAN GÖZLÜM
KAVAK
GÖZ YAŞIM MUTLULUĞUM;
ÖMÜR ÖLÜM
USANMAZ ÖMRÜM 
ZAMANE;
ZORUMA GİDİYOR;
YAŞ 60 OLUNCA;
 

 
Çalışma TELİF ESERİDİR izin almadan kullanmayınız!
Hazırlayan Mahmut Selim GÜRSEL
corumlu2000@gmail.com
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

 01

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

TAKDİM           

Bir kitabın doğması, o kitabı yazmaya kalkan kişinin amacına ve bilgi birikimine göre değerlendirilmesi uygun olarak görülmelidir.

            Elinizde bulunan bu çalışmanın sizlere ulaşması için günlerini veren bu çabası için şükranlarımı sunarken, bu çalışmada da benim ufacık bir katkımın da bulunması beni bahtiyar etmiştir.

            Bu çalışma ile sizlerde bazı bilgileri edinmiş ve faydalanmış olarak uzun yılların birikimlerinden aydınlanacağınızı göreceksiniz.

            Bilgi; yazılmadıkça kaybolmaya açık birikimlerdir. Her insan bir kitaptır; onu okumamız gereklidir.

            Tanımadığımız ve anlamadığımız kişiler hakkında nasıl kararlar veremezsek; bir çalışmayı da incelemeden, okumadan karar veremeyiz. 

Mahmut Selim GÜRSEL

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 02

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 İsmet ÇENESİZ

06. 06. 1936 günü Albayrak 2. Sokakta 9 nolu evde dünyaya gelmişim. Her nedense nüfus kağıdımda  1938 doğumluyum. Babamın ismi İsmail annem  Münevver  Çenesiz.  Ailenin en büyük çocuğu ablam Caviden Çenesiz  (Amanvermez) 74 yaşında ve İzmir'de oturuyor. Ağabeyim İlhan Çenesiz 66  yaşında halen İstanbul'da oturuyor, Turhal ve  Sivas Gemerek'te tuğla fabrikaları var,oğlu ile birlikte çalışıyor. 
Babam dülgerdi; Küçük İsmail lakabıyla anılırdı,çalışkan bir insandı Küçük yaşta anne ve Babasını Kaybetmiş Şehirden köye göçmek mecburiyetinde kalmış  5- 6  sene  sonra  yeniden  babasının  arkadaşı olan meşhur Muttalip Gürsel ustadan sanatını iyice öğrenmiş, ustasıyla aralarında  baba - evlat saygısı doğmuştur.Babamı 1976 yılında kaybettik.Annem ise  1900  doğumlu  tam bir eski zaman kadını idi. Sabahları ezandan önce kalkardı. Güçsüzlere karşı  çok  duygulu, merhametli  ve  cömertti.  Çorum Güçsüzler  Evinin yeri annemindi,orayı hayır işine tahsis etti. 1993 yılında Allah'ın Rahmetine kavuştu . Güçsüzler  Evini biz üstlendik. Doğduğum evden  ayrılışımızı  hatırlıyorum, büyüdüğüm  evde, doğduğum  eve  yakın  Alaybey Çıkmazı No 1 de, köşe başında evdi. 
1945 yılında Albayrak İlkokuluna gittim, 3. sınıfta  kendi  isteğimle Tanyeri  İlkokuluna gittim. Kendimi övmek gibi olmasın,her bakımdan çok iyi bir talebeydim. 1950 de Erkek Sanat  Enstitüsüne kayıt oldum. 1955 yılında bu okulu  bitirdim orada da iyi bir talebelik  hayatım  oldu,her bakımdan iyi bir talebe idim. 6.6.1958 de evlendim.4 çocuğum var. İkisi erkek,ikisi kız. Hepsi evli, 7  torun  sahibi etti yüce Allah. 1959 Temmuzunda  Yedek  Subay Okulunda askerliğim başladı.Tank bölümüne ayrılmıştım. Türkiye'nin ilk Yedek  Subay  olarak  Tank Asteğmenleri biz idik.  Kıta görevimi Urfa'nın Bilecik Kazasında yaptım. 1960 İhtilalinde 1 ay bu kazada Belediye Başkanlığı yaptım. Bilecik'te ve Belediyede kendimi sevdirdi,herkese ben saygı gösterdim,karşılığını da gördüm. 20 sene Bilecik Belediyesinden  bayramlarda tebrikleştiğim arkadaşlarım oldu. 
İlkokul sıralarında hangi mesleğe ilgi duyduğumum anımsamıyorum. Ama sanat enstitüsünün  sonlarına  doğru inşaat mühendisi olmayı arzu ediyordum. Babamda bunu çok istiyordu, onun da tesiri oluyordu.  Fakat son sınıfta okumayıp ağabeyimle birlikte kurulu olan tezgahımız olan babamın mesleğini,marangozluk ve biçkicilik yapmaya  karar verdik. Okulu bitirince 1955 yılının Temmuz ayında  Hamit Camiinin oradaki dükkanımızda işe başladık. Başlayış o başlayış,askere gidinceye  kadar orada, askerden  gelince de  Hıdırlık civarındaki bize ait olan yerde 1964 yılı sonlarına kadar çalıştık .Sonra 1965 yılı baharında Halit Hamoğlu ve Mehmet Balaban ile Güneş Kiremiti kurduk,bu ara Turhal'daki Baldudak Kiremit Fabrikasını aynı şahıslarla ortak aldık. 1965 sonunda ortaklığımızı bizim gördüğümüz lüzum üzerine ayırdık.  Ağabeyimle  ben  Turhal'daki fabrikayı,Halit Hamoğlu Güneş  Kiremiti  aldı.  Mehmet  Balaban mesleği bıraktı. 
1975 de ben Turhal'dan ayrılıp Samsun'a göçtüm. 1987  Mayıs ayında Başaran Kiremiti aldım. Çorum'a taşındık, 1994 de Çenesiz Seramik "ECE" yi organize sanayinde kurduk. Sanayicilik her zaman  zor olmuştur ama,1998-1999 yılı başka bir zor. 
Şu anda yazı yazdığımdan dolayı bir ödül almadım,okulda yazdığım kompozisyonlar beğeni lirdi. Şimdi her Pazartesi  Çorum'da mahalli gazetelerin  üçünde,Çorumlu 2000 Dergisine yazı yazıyorum. corumlu2000@gmail.com

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 03

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

SUSUZ ÇİÇEK GİBİSİN;
Usanmış, bıkmış gibisin
Sararmış solmuş gibisin         
Susuz kalan çiçek gibisin      
Dalında kurumuş güle dönmüşsün.
 
Gözlerin oturmuş çukuruna
Pek de düşkündün uçkuruna
Kükremeye uğraşıp dursan da
Tüyü dökülmüş kedi gibisin  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 04

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

ÇOCUK OLMAK İSTİYORUM  (BEN ESKİ İSMET DEĞİLİM )
Oturduğum yerde neşe yaratırdım.
Nerede o gamsız kasavetsiz günlerim?
Sofrada gevezelik eder,
Yatınca neşeli rüya görürdüm.
 
Dünyada;
Oyun oynamalı
Karın doyurmalı
Yatıp uyumalı
Sanırdım.
 
Nerede küçüklük hayatım?
Çocukluğuma dönmek isterim.
Çocuk olmak isterim. (ALLAHIM)
03,05,1954
 
 
 
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 05

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

KAVRULDUK
Hani çocuktuk ya
Karda yuvarlanır
Çamur çakıldak belimizde
Teneffüste bazen iki simit yer
Bazen de bir simidi iki kişi bölüşürdük.
 
Çantalar ceviz ağacındandı
Nasıl dövüştürürdük.
Yıllar geçti istemeden büyüdük,
Sonra delikanlı olduk,
Bıçkın mı bıçkın.
Yazın sıcağında;
Kışın soğuğunda kavrulurduk.
 
Unuttuk oyunu eğlenceyi,
Bir yol tutturduk.
Çalıştık,çalıştık.
Öyle alıştık ki buna
Ekmek yiyemez olduk
 
Sadece su içtik
Birde baktık ki ihtiyar olmuşuz,
Elimizde baston,sırtımızda kambur.
Yazın sıcağında;
Kışın soğuğunda kavrulurduk.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 06

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

FARK ETMEZ
Ben bir Çorum,
Çorumlu aşığıyım
Söz söyletmem Çorum'a
Toz kondurmam Çorumluya
Haberin olsun.
 
Çorum'da bir bahçem olsa
İçinde bin bir gülüm olsa
Bini bülbüllerin olsun biri benim olsa
Ben güzellikler aşığıyım
Gülü yaratanın maşukuyum
Beyaz olmuş,sarı olmuş
Fark etmez.
 
Müslüman zengin olmalı derim.
Bunu millet için isterim.
Faydasız malı neyleyim
Öylesi ha olmuş,ha olmamış
Fark etmez.
 
Menzilini doğru seçmiyorsa
Kantarı doğru tutmuyorsa
İki cihan için çalışmıyorsa
İmzasını Çorum diye atmıyorsa,
Parisli olmuş Çorumlu olmuş
Fark etmez.
 
Çorum'da doğup büyümüşse,
Üç beş yılda Çorum'a gelmiyorsa
Çorum'u,Çorumluyu özlemiyorsa
Paşa olmuş,hamal olmuş
Fark etmez.
 
Türkiye bir bütündür bilirim
Çorum bir başkadır,doğduğum yerim.
O benim doğduğum günden beri yarim
Yatırımlar Çorum'a derim.
Çorum dışında yatırımla destan yaratsa,
Fark etmez.
 
Dostlar saat on ikiye beş kaldı
Hep yürük menzile az kaldı.
Saçlarıma ak düştü,Azrail haber saldı.
Boşa geçti ise ömür,
Uzun olmuş,kısa olmuş
Fark etmez.
 
İSMET şiir yazmak senin neyin.
Zaman acımasız bunu bilin.
Mezarıma bir gül dikin,
Ziyarete gelmez iseniz de,
Gülcelerim yetişiyor,
Fark etmez.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 07

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

DOSTLAR MECLİS
Ne iyi ettiniz de geldiniz dostlar
Hoş geldiniz kardeşler,hoş geldiniz
Sefalar getirdiniz dostlar
Sefa geldiniz.
 
Burası Ilıca Bağı,Huzur Konağı,
Ben;Dülger Küçük İsmail'in küçük oğlu.
Sefalar getirdiniz dostlar,
Sefa geldiniz.
 
Azığımızı saç üstünde pişirdiler
Dağarcıkta şiirler,türküler.
Aşıklar,şairler,birazdan şarkılar
Sefalar getirdiniz dostlar,
Sefa geldiniz.
 
Banacağımız pekmez,yiyeceğimiz karpuz
İçeceğiniz demli çay olsun.
Kirazları yiyiniz,dalın üstünde
Bağdaş kurup,oturalım çimen üstüne
Güneş vurmuş tomurcuğun üstüne
Aşıklar türkü tutturdu sarı güle
Vurdukça koca sazın döşüne
Coştu aşıklar,soldu sarı gül
Köpekler havlayıp salta durdular
Kumrular sevişerek buyur ettiler
Keklik yavuklusuna figân edip ağladı
Sefalar getirdiniz dostlar,
Sefa geldiniz.
 
Abdullah Ercan ara,ara kükredi
Tayyar Hocam pekte memnun bekledi
Aşık Cefai,döngel diye sevdiğine seslendi
Yürekleri ince ince dağladı
Aşık Çırakman küçük cüsseli dev adam
Aşık Kurdoğlunun söyledikleri pek yaman
Kanun ve ud ile şarkılar aman,aman
Hepinize minnet,şükran,vesselam.
Bülbül geldi kondu sazın koluna
Aşıklar türkü söyledi onun aşkına
Çırakman yetmiş yaşında,ihtiyar delikanlıda
Bir sönecektir fenerim diyor.
İhsan İstanbullu beni,bağı fazlasıyla met etmiş.
İstediğiniz zaman yine buyurun,
Gelecek yıl çimenlere yine oturun
O bağ benim amma,sizde buyurun
Sefalar getirdiniz dostlar,
Sefa geldiniz.
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 08

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

KURBAN BAYRAMINDA; 
Yine seni gördüm rüyam da.
Şiir gibiydin.
Makyajsız beyaz güller gibi
Makyajınla penpe güller gibiydin.
 
Şiiri okurken ağladın
Ben seni, ağla diye dünya ya
Getirmedim.   
Hep gülesin, neşeli olasın
Budur benim mutluluğum.
                                                   
Öğleden sonra geldin.           
Bayramdı o gün.                    
Sen bayramlar kadar sıcak,   
Ve bir o kadar da güzeldin.   
Sen benim kara kızım,        
Sevgili MİNEM'DİM!                  
04/09/2001-HAMAMÖZÜ

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 09

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

ÖZLEYİŞ
Beynime çivi gibi çaktılar
İliğime cıva gibi döktüler
Yüreğimi ateşleyip yaktılar
Vücuduma satır satır yazdılar
Rızan için ağlıyorum Allah'ım !
 
Her nereye baksam Seni görürüm
Huzur bundandır bilirim.
Gece,gündüz menziline doğru yürürüm
Seni,Resulünü çok özlüyorum
 
Cennet te hak,Cehennem de bilirim.
Ben Seni tanıdım,Seni bilirim.
Sen alemlerin ve benim Rabbimsin diyorum.
Resulünün yolunda inşallah yürürüm.
 
Göz yaşı dökmek istiyorum dökemiyorum.
Nefis çok güçlü yenemiyorum.
Hep görüyorum,arıyorum bulamıyorum
Emek boşa gitmez,
Rabb’im Sana sığınıyorum.          
30/6/99
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 10

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

YAPRAK;
Serseri kurşuna benziyor düşüncelerim
Bir orda, bir burda.
Bazen bir kadının koynunda
Bazen hû çekiyor kalbimde.
 
Burası asker ocağı zordur işin           
Karşımda duruyor güzel gülüşün
El ne düşünürse düşünsün.
Sanki umurumda.
 
Gönlümde fırtınalar esiyor
Şimşekler çakıyor bazen beynimde
Bazen sığmıyorum kabıma    
Bazen iki elim koynumda.
 
Bazen her yer yemyeşil
Bazen anız basmış tarlalar gibi
Bazen ağaçtaki sararmış yaprak gibi             
Yere düşeceğim sanırım kendimi.
 
Hasretin çöreği mis kokulu
Mayası çok konmuş taştı döküldü
Kokusu yedi komşuda duyuldu
O kuku oydu, ciğerimi dibinden oydu.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

11

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

YAĞMUR SEVDALANMIŞ ORMANA;
Sevginin kıymetini sevenler bilir
Yeşilin kıymetini görenler bilir
Yağmur neden yağmaz? Bilenler bilir
Gülün kıymetini bülbüller bilir. 
 
Yağmur toprağın anası
Yağarsa bol olur ağacın meyvası
Yağmur toprağın kara sevdası          
Yağarsa bol olur yılın buğdayı arpası.
 
Yağmur sevdalanmış ormana            
Kışın kar, yazın yağmur yağar ormana
Ağaçlar bayılıyor bu sevdaya.
Yağmur sevdalanmış ormana. 2003
 
 
 
 
 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 12

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

YUVA
Sevmeden sevilir mi ?
Bakmadan görülür mü ?
Dinlemeden duyulur mu ?
Muhabbete doyulur mu ?
 
Zayıf kadın cepsiz pantolon.
Şişman kadın hamam bohçası.
Balık etinde kadın,
Kaymaklı ekmek kadayıfı.
 
At,avrat,silah yiğidin bahtına.
Erkek dediğin titremeli karısının üstüne.
Akşam erkek buzağılı inek gibi koşmalı.
 
Kadın dediğin fidan vermeli,
Güzel giymeli,bakımlı olmalı.
Yürürken yerler titremeli,
Bilmem ki böylesini nasıl bulmalı ?
 
Kadın dediğin ana olmalı,
Erkek onu güler yüzlü bulmalı,
Erkek ona iltifat etmeli,
Yuva dediğin işte böyle olmamalı.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 13

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

DÜNYAYA GELMESEYDİM
Ben seni öperken
Azrail alsa canımı.
Ölüm acısını
Duymam sanıyorum.
 
Rüyamda olsun,
Seni bana verseler,
Azrail kıyamaz,
Canımı alamaz diyorum.
 
Rüyamda öpüyorum,
Dudaklarım yanıyor.
Lezzeti ağzımda aylar kalıyor,
Sahiden olsa,künfeyekün.
Olurum diyorum.
 
Anan seni niye doğurdu ?
Mevlâ aslında seni bana ayırdı.
Karşımızda yokuş çıktı,bizi yordu.
Ahrette kavuşuruz sanıyorum,
 
Keşke dünyaya hiç gelmeseydim.
Geldim,bari yüzünü görmeseydim.
Beni yaratan seni,yaratmasaydı.
Böyle yanıp tutuşmazdım.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 14

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BAHTI BEYAZ
Ağaçlar çiçek açtı,gönlümde bahar.
Güneş tepede,bulut yok mendil kadar.
İçimde bir şeyler kıpırdıyor,
ayaklarım yere basmıyor.
Kuşlar sevişiyor,o ne kadar tatlı cıvıltılar.
Çiğdem toplamış çocuklar,sarı,beyaz.
Sabırsızlanıyor,gelmek için yaz.
Mevlam,seveni sevdiğine yaz !
Kaşı siyah,gözü siyah olsun bahtı beyaz.
 
Hokka  ağızlı,beyaz dişli,
Olmalı ince belli.
Soyu belli,sopu belli.
İri değil,diri olmalı,
Dengi dengini bulmalı,
Beraber ağlamalı,beraber gülmeli.
Kara günde güneş olup doğmalı,
Böylesine vermeliyiz canı.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

15

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

YENİ AÇMIŞ GÜLLERE DÖNDÜM
Zülfün sineme kapandığı an,
Kalbimin atışı tekledi,halim yaman.
Ellerin ellerimi tuttuğu zaman,
Yeni açmış güllere döndüm.
 
İçimi bir sıkıntı kapladı;boğuluyordum.
Bir selam,bir mektubun istiyorum.
Benim ölümüm mutluluğunsa eğer,
Azrail'e bir haber gönder diyorum.
 
İçimi yine kapladı sızı,
Anladım,öldürmeyecek beni bu yezit kızı,
Sallanır giyer,fistanı da kırmızı.
Kafası kesilmiş horoza döndüm.
 
Sen de benim olsan kocar mı idim ?
Bu ömrü hebaya harcar mı idim.
Yük eşeği ettin,sırtımda semer.
Sevdadan savrulmuş harmana döndüm.
 
Kahrını ben çektim,keyfini el sürer.
Yandı kalbim,köz oldu ciğer.
Kader böyleymiş meğer,
Küfede getirilen sarhoşa döndüm.
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 16

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

UMUT DAĞIN ARDINDA
Umut Kösedağın ardında
Umut ayaklarımın dibinde
Umut yıldızların ötesinde
Umut gözlerimin içinde
 
Umut çoban çeşmesi gibi akar da akar
Mutluluk umutla başlar
Çocuk gibi doğar,büyür,
Bir dev olur yüreğimde.

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 17

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

SENSİZ YAZ
Her kışıh baharı,
Her gecenin sabahı,
Yağmurun ardı güneş,
Çoğu zaman hemencik doğar
Bazen uzar da uzar...
Bir gece,bir gündüz
Bir yaz,bir kış.
Çatlattı dudaklarımı kış.
 
Ağarttı saçlarımı sensiz yaz,
Bedenim dar geldi
Kocamış canıma
Beynim sığmıyor
Kocaman başıma
Vücudum ağır geliyor ayaklarıma
Ağzım dar geldi dişlerime
Bir iki söktürdüm
Kan revan içinde.
 
 
 
 
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

   18

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

SIZI
Sevgiden doğdu şiirlerim. Neşeli.
Mısralarda kokan,kalbimin ateşi.
Yazdıklarım içimin bir aynası
Kalbimdeki sızı anlımın yazısı mı ?
 
Takadım kesildi,dizlerim beni taşımıyor.
Gidem,dedim Azrail beni götürmüyor.
Yıldızlar kavuşunca ay,
Hamur tutmuyor maya,
Günleri say da,saya.
Hasret bitmiyor NİYE ?

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

  19

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

CEYLAN GÖZLÜM
Gözlerin sürmeli gibi
Kaşların yay,
Saçların ipek
Ve kalbin pırlanta gibi.
 
Sevmeğe kıyamadım
Baktım,baktım doyamadım.
Bağırdım duyuramadım.
Gözlerin kör,kulağım sağır gibi.
 
Un idim,hamur oldum.
Piştim çörek...
Kavruldum,savruldum.
Tavada kavrulmuş kahve gibi.

 

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

  20

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

KAVAK;                       
İnsanların dert yanışını duysan sende,
Pişman olursun o  anda
Dünya ya meyvesiz geldiğine
Böyle upuzun büyüdüğüne.
 
Yaprağın çok, meyven yok neyleyim.
Uzadığın yeter artık seni keseyim.
Görünüşte, gösterişte vakarlı,
Marangoza sordum, keresten bile kıymetsiz
AKILLI...!             
07/ 03/ 1953

 

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 21

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

GÖZ YAŞIM MUTLULUĞUM;             
Sessizliğim tefekkürden
Göz yaşım mutluluğum
Sinem de çiçekler açsın
Kulluğumu yaşamak istiyorum
 
Mülkünde yaşıyorum doya,doya
Rabbimle olmak ne güzel diye
Ölümü bekliyorum
Kavuşacağım diye.
 
Kara bir çukura gömülmek istemiyorum
Cennet kokuları çiçekler olsun
Mezarımda diyorum
Ebedii hayat orada biliyorum.
Rabbimi istiyorum,Rabbimi istiyorum!
 
63 yıllık ömrümde çok çalıştım
Sonsuz nimetlerine kavuştum
Senden korktum, sana sığındım
Rabbim, kulum demeni istiyorum.
 
Dünyadan saray olmaz
Dertlere merhem olmaz
Rahat verse huzur vermez
Bilirim kimseye kalmaz
Her şeyi veren sensin Allahım.
 
İki aşk arasında kaldım,
Dünya aşkı - ALLAH AŞKI
Rabbim senin aşkın yendi şükür.
Şükrediyorum - Şükrediyorum.     
1998

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 22

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

ÖMÜR ÖLÜM                          
Ölüm ver Allah'ım Şerefli olsun      
(Komşu da yatalak  bir hasta ölmüştü de
Kefenimde cep te bulunsun,        
Ama içi rahmetinle nurunla DOLSUN.
 
Karışmam işine, sen her şeyi bilirsin
Emanet senin, isteyince alırsın
Sen bizim için Ezeli- Ebedii sırsın
Tanrımsın, Allah'ımsın birsin
 
Mezarım geniş olsun
Dar şeyleri sevmem
Dar ayakkabı bile giyemem
Dar görünen o yer lütfunla geniş olsun
 
Ölüm isterim, üç gün yatan
Kalp isterim, Rabbimle olan
Kur-anı başımda okuyan,
Hoca değil, melekler isterim Allah'ım.
 
Havanın hoşluğunda, günün kuşluğunda,
Pazar mı olsun bilmem ki? İnsanların boşluğunda
Cemaat çok, son gün, son düğün bu gün
Bana çiçek değil, fatiha, dua gerek.
 
İzzet'i nefsimde yara istemem
Alnımda kara istemem
Oğlum, kızım demeden
Beni senden başkasına muhtaç eyleme.
 
İman, Kur'an Hac nasip eyle
Yolunda ihlasla yürüyen kul eyle
Huzur ihsan eyle, yerim cennet eyle
Dileğimi Rabbim kabul eyle
 
Birsin, sırsın, Allah'ımsın
Ezeli, ebedii sır olmakta kalırsın
İsmet anlatamadı ama sen her şeyi bilirsin
Dileklerimi sevgilin yüzü hürmetine kabul eyle
1984
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 23

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

USLANMAZ GÖNLÜME
Ferman sende
Derman sende
Ne olur,bir selam gönder de
Deli oldum. Gel beni uslandır.
 
Hayallerim kor oldu
Ümitlerim kül oldu
Yetti artık,tükendim...
Selam vermekte parayla değil ya.
 
Canım ceviz kabuğu içinde
Aklım üst oturakta
Deli oluyorum,bunu bil
Gel de oku,üfle.
 
Kar yağıyor tepelere
Yanan yürek neden bende ?
Gece,gündüz aklım sende
Deli oldum,gel de beni usandır.

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 24

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

ZAMANE;
Yırtmaçlı etek
Yanıp sönen elektriğe benzer
Kadının giydiği dar pantolon
Vidası bozulmuş yaya benzer.
 
Şu bakışa bak;
Sanki ateşe benzer
Sürdüğü boya ile
Palyaçoya döner.
 
Şu gülüşe bak,
Ar damarı yırtılmışa benzer
Yürüyüşe bak,

Oku kırık yaylıya benzer.

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 25

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

ZORUMA GİDİYOR;
Fırtınalar kopuyor içimde bazen
Çoğu zaman da, bahar yelleri
Sevsem de gülleri, menekşe, sümbülleri
Koparıveriyorlar, zoruma gidiyor.
 
Sevemedim şu kışı karsız olunca
İhtiyar bir kuş yarsız olunca
Yağmursuz buluttan dostun olursa
Kahroldum, yoruldum zoruma gidiyor.
 
Dünya bir deniz ben kepçe
İnsanların derdi yalnızlık, dostsuz olunca
Ağaç neye yarar meyve vermeyince
Meyveleri  zalimler topladı zoruma gidiyor.
 
Kocaman evlere sığmıyor iki üç kişi
Kapamış gözlerini güzeli görmüyor ki
Sıkıldım, sözü ağızdan düşmüyor ki
Kötümser insanlara bakıyor da üzülüyorum.
        
Adım İsmet, hoş görülü olalım
Mutluluğu ancak böyle bulalım
Etrafımızda ki güzelleri görelim
Nimete şükredip kanaatkar olalım
Gülen insanlar görünce öyle seviniyorum ki.
1995

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

  26

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

YAŞ 60 OLUNCA;
Çocuk kalmayı başaramadım
İstemedim amma büyüdüm
Gençliğim elimden uçtu da gitti
Baktım, ihtiyarlık çaldı kapıyı.
 
İhtiyarlık durdurulamayan bir hastalık
Ağrıyla, sızıyla iyiyse arkadaşlık
İhtiyarlıkta yerinde ise sağlık
Bu en büyük bahtiyarlık.
 
Gencim diyorum, kimse inanmıyor
Alnımda mı yazılı ihtiyarlığım?
Göğsümde sanki yafta asılı
Kocaman adamlar diyor; emmi, dayı!
 
Ben ihtiyarım demesem de,
Rüyalarım bile kocamış
Ağaçlar görüyorum kurumuş
Tarlalar görüyorum, buğdayı biçilmiş
Ebemi görüyorum, beli bükülmüş.
 
Dişlerim kesmiyor her şeyi
Ağzımın tadı yok eskisi gibi
Baharın yeşili uçuk gibi
Yazların bile tadı yok eskisi gibi.
 
Ne çabuk geçti baharlar güzler
Sırtımı ısıtmıyor, sımsıcak yazlar
Kapıyı seyrek açıyor en yakın dostlar
Yaşın 60'ı geçtiği zaman.
 
Günde üç beş defa canın sıkılır
Yolda yürürken ayağın burkulur
Gevremiş dal gibi kemiğin kırılır
Yaşın 60'ı geçtiği zaman.                                          
                                28/01/2002

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

BİR SONRA Kİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

 27

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

YÜREK YARASI;                                      
Yıllar sarmadı yaramı
Yara bıçak değil, yürek yarası
Lokman Hekim bilmez devası
Yaramı sarmaya yar kendi gelsin.
 
Aşk kasanında kaynadı aşım
Ne başım ağrıdı nede dişim
Çünkü ben bir tek seni sevmişim
Sevginin kıymetini bilenler gelsin.
                                  
Kıymet bilmeyenle konuşma
Vefasıza yanaşma
Cahil ile tartışma       
Vefanın kıymetini bilenler gelsin. 2003

                                       

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN KULLANMAYINIZ!

BİR ÖNCEKİ Sayfaya dönmek için tıklayınız

KİTAP BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Hazırlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazışma adresi  corumlu2000@gmail.com

DİKKAT ! BU BİLGİ TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMİZDEN  İZİN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR

SANAL KİTAPLARIMIZ DİZİNİNE DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ

1

GÜRSEL YAYINEVİ SİTE BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

1

BİLGİ PAYLAŞILDIKÇA KIYMETİ ARTAR!

1

 
 Hukuka, Yasalara, Telif  ve Kişilik Haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

1

Gizlilik şartları ve Telif Hakkı © 1998 Mahmut Selim GÜRSEL adına tüm hakları saklıdır. M.S.G. ÇORUM

1