DÝKKAT ! BU BÝLGÝ TELÝF ESERÝ OLUP YAZARI VE YAYINEVÝMÝZDEN  ÝZÝN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR

Hazýrlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazýþma adresi  corumlu2000@gmail.com

 
TAKDÝM
HAYAT HÝKAYESÝ
 

 

YIL 17  SAYI 194    24-Nisan-2015

Hazýrlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazýþma adresi  corumlu2000@gmail.com

DÝKKAT ; BU BÝLGÝLER TELÝF ESERÝ OLUP YAZARI VE YAYINEVÝMDEN  ÝZÝN ALINMADAN KULLANMAYINIZ!

YAZARLARIMIZIN HAYAT HÝKAYELERÝNE GÝTMEK ÝÇÝN TIKLAYARAK GÝDÝNÝZ!

Aþaðýdaki dizinler ile týklayarak üye olmadan sayfalara girebilir ve inceleyebilirsiniz!1

 

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 01BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

TAKDÝM           
Bir kitabýn doðmasý, o kitabý yazmaya kalkan kiþinin amacýna ve bilgi birikimine göre deðerlendirilmesi uygun olarak görülmelidir.
            Elinizde bulunan bu çalýþmanýn sizlere ulaþmasý için günlerini veren bu çabasý için þükranlarýmý sunarken, bu çalýþmada da benim ufacýk bir katkýmýn da bulunmasý beni bahtiyar etmiþtir.
            Bu çalýþma ile sizlerde bazý bilgileri edinmiþ ve faydalanmýþ olarak uzun yýllarýn birikimlerinden aydýnlanacaðýnýzý göreceksiniz.
            Bilgi; yazýlmadýkça kaybolmaya açýk birikimlerdir. Her insan bir kitaptýr; onu okumamýz gereklidir.
            Tanýmadýðýmýz ve anlamadýðýmýz kiþiler hakkýnda nasýl kararlar veremezsek; bir çalýþmayý da incelemeden, okumadan karar veremeyiz. 
Mahmut Selim GÜRSEL

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 02BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

  Mahmut Selim GÜRSEL
 
GÜRSEL YAYINEVÝ ve ÇORUMLU DERGÝSÝ SAHÝBÝ
 
1947  tarihinde babamýn subay olarak bulunduðu Erzurum'da bir at arabasýnda doðum evine giderken doðmuþum. Babam  Eminsu Ali Rýza Gürsel,annem ise Fahriye hanýmefendi idi. 
 
Ýlkokula Ýskenderun'da baþladým. Ankara' da bitirdim. Ankara Yenimahalle  Ortaokulunun birinci  sömestrsinde  babamýn  emekli olmasýndan dolayý 1960 yýlýnda Çorum'a gelince Atatürk Ortaokuluna devam ettim. Babamýn "oku da oðlum ceketimi satar  seni  okuturum" diyerek bana yaptýðý nasihatleri ters tepki  yaptý. Ýlkokul sýralarýnda okuyarak pilot olmanýn düþlerini kurardým. Bu hayalim gerçekleþmedi. Babamýn baskýsý karþýsýnda babama okumuyorum diyerek okulu birinci sýnýfta býraktým. Marangoz çýraðý olarak Azmi Baþar ustanýn yanýna girdim.  Askere gidene kadar ustanýn yanýnda çalýþtým. 1967 tarihin de askerlik dönüþü, 28 Mart 1969 Ankara  Emniyet   Müdürlüðüne teknisyen  olarak göreve  baþladým.  Ortaokulu dýþarýdan 2 yýlda bitirdim 09 Ekim 1972  tarihinde polis memuru olarak Ankara'da altýncý þube ve kara kollarda çalýþtým. 16 Eylül  1973  tarihinde  Selma (Kurþuncu) Hanýmefendi ile evlendim.  10 Temmuz 1978 yýlýnda ayýnda naklen Çorum Ýl Halk Kütüphanesine Memur olarak geçtim.  Dýþarýdan  Çorum Ticaret Lisesini iki yýlda bitirdim. Kendi kendime Osmanlýcayý öðrenmeye uðraþtým, Hat sanatý ile biraz ilgilendim 150 ye yakýn Ser levham var, Çorum Güzel Sanatlar Galerisinde  ve Kütüphane salonlarýnda bu levhalarý sergiledim.  03 Aðustos 1988 tarihinde Ýl Halk Kütüphanesi Müdür yardýmcýlýðýna atandým. 
 
1990  tarihinde ilk kitabým olan Dewey Onlu Tasnif isimli kütüphanelerdeki kitaplarýn tasnifi yapýlan kitabý 10 yýllýk bir araþtýrma ve çalýþma iye "Alfabetik Onlu Tasnif Fihristi (Dewey)" kitap haline getirip Kültür Bakanlýðýna sundum.   Kitabýmdan Türkiye'deki bütün kütüphanelere  daðýtýlmak  üzere 1000 adet satýn aldýlar.
 
 
Marangozluk,oymacýlýk, polis memurluðu,memurluk  ve  idarecilik yaptým. Her çalýþtýðým meslekte çeþitli önemli olaylar oldu ise de son çalýþtýðým kurumda  bence en önemli bir hatýramý anlatmak istiyorum: Kütüphanedeki çalýþmalarým  ve " El  Yazmasý Kitaplarýn Çorum'da kalmasý için verdiðim  çabalar neticesinde  Bitlis Tatvan’a tayin edilme olayým beni çok yýktý. Fakat bu  üzüntümün  boþ olduðunu  zamanla  gördüm. Rabb’imin  izni  ile Hacca gitmek nasip oldu, iki kitap daha yayýmladým ve elinizde bulunan bu derginin çýkmasýna vesile oldum. Mesleklerin  insanlara saðladýðý maddi avantaj olarak,evinizi geçindirecek,namerde muhtaç  etmeyecek  avantajýndan  baþka,manevi olarak;sizin yaptýðýnýz iþlerle ilgili karþýlaþtýðýnýz problemleri deðerlendirirseniz avantajlarýn neler olabileceðini hayat okulundan  öðrenmiþ  oldum.
 
1993 yýlýnda Türkiye'deki bütün kütüphanelerde bulunan " El Yazmasý " kitaplarýn Ankara Milli Kütüphanesine toplanma kararý veren Kültür Bakanlýðýna karþý Çorumlu hemþerilerimi haber dar ettim, mahalli radyodan ve gazeteler ile parti il Baþkanlarýný ile Millet Vekilimiz Adnan Türkoðlu ve Belediye Baþkanýmýz rahmetli Turan Kýlýççýolu'nun destekleri ve diðer kuruluþlarýn da katkýsý ile "El Yazma kitaplarý" Çorum'da kaldý. Açýk öðretim için üniversite sýnavlarýna girip kazandým. Ýkinci sýnýfta iken Çorum'a tam teþekküllü bilgisayar ortamýnda bir kütüphane kazandýrmaktýr. Yazma kitaplarýn korunmasý ve Çorum'da kalmasý için yaptýðým giriþimim yüzünden 25 Nisan 1994 tarihinde Tatvan Bitlis'e Müdür olarak tayinim çýktý, tayin edildiðim yere gitmeyerek emekliliðimi istedim.
 
1994 Tarihinde nasip oldu eþimle birlikte Hacý olduk.
 
27 Mayýs 1998 tarihinde Çorum'da ilk Kültür Bakanlýðýndan tescilli "Gürsel Yayýnevi" tarafýmdan açýldý. 
 
Yazý yazmaya beni  kimse  teþvik  etmedi   Kütüphane için hazýrladýðým  kitap beni  yazmaya teþvik etti. Yazýlarým mahalli basýnda yayýmlandý. Yazýlarýmdan dolayý bir ödül almadým; fakat kitaplarý ve bu dergi benim için en büyük ödüldür. 
 
Yayýmlanmýþ çalýþmalarým : 
 
" Alfabetik Onlu Tasnif Fihristi (Dewey) Haziran 1991 ", 
"Çorum 97 1997"
"Çorum'da Yatan Meþhur Yatýrlar Haziran 1997- 2. basým 1998",
" Çorumlu 2000 Aylýk Kültür Sanat Tarih Ve Edebiyat Dergisi Temmuz 1998,
" Sarý Çiðdem Þiir Defteri  Mart 2002" ,  
“Çorum 2002” adlý basýlmýþ çalýþmalarým bulunmaktadýr. 
"Menakýb-ý Koyun Baba 2004"
"Çorum Yemekleri 2004 Eþimin Çalýþmasý"
"Hacým Aðustos 2007"
"Çorumlular ve Çorum'a Hizmet Edenler Temmuz 2008"
 
Bakanlýða sunulmuþ;"Alfabetik Türk ve Yabancý Yazarlar Fihristi" ve "Ne Nerede Baþlýklý Arama Fihristi" basým için  hazýr  beklemektedir.  Yazýlarým  daha çok araþtýrma dalý ile makale türüdür. Tiyatro çalýþmalarým, þiir ve  hikaye denemelerim bulunmaktadýr.   Þu  anda  dergimde yazýlarým çýkýyor. Benim okuyucularýma  diyeceklerim  þudur ki. Doðru bildiðiniz konularý savunun. Bu  savunmanýz  size belki tepkiler getirecektir. Bu  tepkileri inceleyerek doðru olup olmadýðýný araþtýrýn. 
 
Saygýlarýmla. 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 03BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

NELER OLUYOR ÜLKEMDE!
Bu günlerin pek çok þeye gebe olarak karþýmýzda bulunmakta olduðunu görüyoruz.
Birkaç oy uðruna soysuzluk ve Vatansýzlýk kokan bir günlerin içinde sessizce hiç tepkisiz olmazsa da tepki verenlerin sesinin de kesildiði bir düzenin çarklarý içinde kaldýk.
Yaklaþan seçimin ve 100 yýllarýn kutlandýðý bir düzen ile bilgi ve gördüklerimizi alabora edecek bir girdabýn baþlangýcýnda olduðumuzu görüyorum.
BANA NE diyemiyorum.
Belki benim bu tepki veya tespitimi okuyan birkaç kiþinin bana hak vermesi ile benim önerimin de katýlanlarýný göremesem de onlara bilgi verdiðimin rahatlýðýný hissetmem gerekir diye düþünüyorum!
Neden banan ne diyemememin sebebi benim bundan sonra arkamda bu ülke için kalacak ve kalan için de üzülecek bir mirasçým bulunmayýþý.
Yaþamým ise Allah C.C. müsaade eder ise Çorum’un tabiri ile bir koyun ömrü kadar ömrümün olmasý.
Bana ne diyemememin sebebi ise; bu Güzel Ülkemin içimizdeki ve çevremizdeki düþmanlarýnýn bir mantar gibi türemesi ve bu mantarlarýn Ülkemizin tamamýný kaplamasýnýn üzüntüsü ile için için kahroluyorum.
Bu yazýnýn yazýldýðý zaman idilimi içerisinde neleri anacak nelerden konuþacaðýz?   
ATATÜRK’ÜN GENÇLÝÐE HÝTABESÝNDEKÝ:
Türk ve Türkiye için en önemli bulgulardan ve Ülkemin ne hale geldiðini çok uzun yýllar önce gören ATATÜRK’ÜN GENÇLÝÐE HÝTABESÝNDEKÝ:
“Ey Türk Gençliði!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Bu hitabedeki binici paragrafýndaki emirini ne yazýk ki pek çok gencimiz uykuda olduðu için duymamýþ veya görmemiþ gibi davranmaktalar. En büyük hata ise gençlerin kim olduðunu anlayamamasýndan olsa gerek. Gençlik sadece belli bir yaþ grubu olmayýp kendisini bu grubun içinde görebilen, hissedebilen bütün TÜRK VATANDAÞLARININ olmasý gerektiðini anlamaz gözükerek elimizdekilerin gideceðinden korkarak Cumhuriyetin muhafýzýndan ve cumhuriyeti savunmaktan uzak durmamýzdýr! Yine ATATÜRK Ayný hitabede:
“Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.”
TÜRK’ÜN mevcudiyet ve istikbalinin temelinin cumhuriyet olduðunu, baþka bir idare þekli ile yönetilince TÜRK’ÜN yok olacaðýný iþaret ederek;
Bu temel, senin, en kýymetli hazinendir.
Demiþ ve Cumhuriyet idaresini muhafaza ve müdafaa etmez isek bu kýymetli hazinenin baþýna gelecekleri de þöyle izah ederek UYARMAKTADIR!
“Ýstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahlarýn olacaktýr.” 
Bu günlerin açýk ve net görünüþünün izahý olarak algýlayamadýðýmýzý ve
“Bir gün, Ýstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düþersen, vazifeye atýlmak için, içinde bulunacaðýn vaziyetin imkân ve þerâitini düþünmeyeceksin!”
Bu günlerin þimdiki yaþadýðýmýz zaman diliminin içinde aynen meydana geldiðini ve Türk Gençlerine hitabesinin neleri gördüðünü ve ne yapýlmasýný önerdiðini anlamamýzý istemektedir devam ile;
“Bu imkân ve þerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. “
Bir gün olaylarýn durumu uygun olmayan durum ortaya çýkabilir.
 Ýstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düþmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiþ bir galibiyetin mümessili olabilirler. “
Özgürlük ve Cumhuriyetimize kast edenler bütün dünyada görülmemiþ bir çoðunluk (galibiyet) tensil edebilirler!
“Cebren ve hile ile aziz vatanýn, bütün kaleleri zaptedilmiþ, bütün tersanelerine girilmiþ, bütün ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bilfiil iþgal edilmiþ olabilir.”
Zorla ve HÝLE ile vatanýn bütün kaleleri zapt edilmiþ, tersanelerine girilmiþ, ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bizzat iþgal edilmiþtir.
“Bütün bu þerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hýyanet içinde bulunabilirler.
Hattâ bu iktidar sahipleri þahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”
Dýþ düþmanlardan daha tehlikeli ve vahimi olarak da Ülke dâhilinde Ýktidar sahibi olanlarýn dikkatsiz, boþ bulunma, dalgýnlýk içinde olabilirler ve hatta; ihanet, hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kendi çýkarlarý için, þahsi çýkarlarý için, iþgal ettikleri yönettikleri yerleri siyasi emellerine kullanabilirler ve hatta “TEVHÝT” tek olduðunu söyeyebilirler
“Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düþmüþ olabilir.”
Millet olarak sizler Ýhtiyaç, fakirlik ve yoksulluk içinde yorgun ve bezgin duruma düþmüþ muhtaç kalmýþ olabilirsiniz diyor ve
Ey Türk istikbalinin evlâdý! Ýþte, bu ahval ve þerâit içinde dahi, vazifen; Türk Ýstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktýr! Muhtaç olduðun kudret, damarlarýndaki asil kanda mevcuttur!
Demektedir! 
23 Nisan ve bu günler
Neler oluyor?                                                                                                                                                      194 SAYI    24-Nisan-2015

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 03BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

NELER OLUYOR ÜLKEMDE!
Bu günlerin pek çok þeye gebe olarak karþýmýzda bulunmakta olduðunu görüyoruz.
Birkaç oy uðruna soysuzluk ve Vatansýzlýk kokan bir günlerin içinde sessizce hiç tepkisiz olmazsa da tepki verenlerin sesinin de kesildiði bir düzenin çarklarý içinde kaldýk.
Yaklaþan seçimin ve 100 yýllarýn kutlandýðý bir düzen ile bilgi ve gördüklerimizi alabora edecek bir girdabýn baþlangýcýnda olduðumuzu görüyorum.
BANA NE diyemiyorum.
Belki benim bu tepki veya tespitimi okuyan birkaç kiþinin bana hak vermesi ile benim önerimin de katýlanlarýný göremesem de onlara bilgi verdiðimin rahatlýðýný hissetmem gerekir diye düþünüyorum!
Neden banan ne diyemememin sebebi benim bundan sonra arkamda bu ülke için kalacak ve kalan için de üzülecek bir mirasçým bulunmayýþý.
Yaþamým ise Allah C.C. müsaade eder ise Çorum’un tabiri ile bir koyun ömrü kadar ömrümün olmasý.
Bana ne diyemememin sebebi ise; bu Güzel Ülkemin içimizdeki ve çevremizdeki düþmanlarýnýn bir mantar gibi türemesi ve bu mantarlarýn Ülkemizin tamamýný kaplamasýnýn üzüntüsü ile için için kahroluyorum.
Bu yazýnýn yazýldýðý zaman idilimi içerisinde neleri anacak nelerden konuþacaðýz?   
ATATÜRK’ÜN GENÇLÝÐE HÝTABESÝNDEKÝ:
Türk ve Türkiye için en önemli bulgulardan ve Ülkemin ne hale geldiðini çok uzun yýllar önce gören ATATÜRK’ÜN GENÇLÝÐE HÝTABESÝNDEKÝ:
“Ey Türk Gençliði!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Bu hitabedeki binici paragrafýndaki emirini ne yazýk ki pek çok gencimiz uykuda olduðu için duymamýþ veya görmemiþ gibi davranmaktalar. En büyük hata ise gençlerin kim olduðunu anlayamamasýndan olsa gerek. Gençlik sadece belli bir yaþ grubu olmayýp kendisini bu grubun içinde görebilen, hissedebilen bütün TÜRK VATANDAÞLARININ olmasý gerektiðini anlamaz gözükerek elimizdekilerin gideceðinden korkarak Cumhuriyetin muhafýzýndan ve cumhuriyeti savunmaktan uzak durmamýzdýr! Yine ATATÜRK Ayný hitabede:
“Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.”
TÜRK’ÜN mevcudiyet ve istikbalinin temelinin cumhuriyet olduðunu, baþka bir idare þekli ile yönetilince TÜRK’ÜN yok olacaðýný iþaret ederek;
Bu temel, senin, en kýymetli hazinendir.
Demiþ ve Cumhuriyet idaresini muhafaza ve müdafaa etmez isek bu kýymetli hazinenin baþýna gelecekleri de þöyle izah ederek UYARMAKTADIR!
“Ýstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahlarýn olacaktýr.” 
Bu günlerin açýk ve net görünüþünün izahý olarak algýlayamadýðýmýzý ve
“Bir gün, Ýstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düþersen, vazifeye atýlmak için, içinde bulunacaðýn vaziyetin imkân ve þerâitini düþünmeyeceksin!”
Bu günlerin þimdiki yaþadýðýmýz zaman diliminin içinde aynen meydana geldiðini ve Türk Gençlerine hitabesinin neleri gördüðünü ve ne yapýlmasýný önerdiðini anlamamýzý istemektedir devam ile;
“Bu imkân ve þerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. “
Bir gün olaylarýn durumu uygun olmayan durum ortaya çýkabilir.
 Ýstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düþmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiþ bir galibiyetin mümessili olabilirler. “
Özgürlük ve Cumhuriyetimize kast edenler bütün dünyada görülmemiþ bir çoðunluk (galibiyet) tensil edebilirler!
“Cebren ve hile ile aziz vatanýn, bütün kaleleri zaptedilmiþ, bütün tersanelerine girilmiþ, bütün ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bilfiil iþgal edilmiþ olabilir.”
Zorla ve HÝLE ile vatanýn bütün kaleleri zapt edilmiþ, tersanelerine girilmiþ, ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bizzat iþgal edilmiþtir.
“Bütün bu þerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hýyanet içinde bulunabilirler.
Hattâ bu iktidar sahipleri þahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”
Dýþ düþmanlardan daha tehlikeli ve vahimi olarak da Ülke dâhilinde Ýktidar sahibi olanlarýn dikkatsiz, boþ bulunma, dalgýnlýk içinde olabilirler ve hatta; ihanet, hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kendi çýkarlarý için, þahsi çýkarlarý için, iþgal ettikleri yönettikleri yerleri siyasi emellerine kullanabilirler ve hatta “TEVHÝT” tek olduðunu söyeyebilirler
“Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düþmüþ olabilir.”
Millet olarak sizler Ýhtiyaç, fakirlik ve yoksulluk içinde yorgun ve bezgin duruma düþmüþ muhtaç kalmýþ olabilirsiniz diyor ve
Ey Türk istikbalinin evlâdý! Ýþte, bu ahval ve þerâit içinde dahi, vazifen; Türk Ýstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktýr! Muhtaç olduðun kudret, damarlarýndaki asil kanda mevcuttur!
Demektedir! 
23 Nisan ve bu günler
Neler oluyor?                                                                                                                                                      194 SAYI    24-Nisan-2015

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 04BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ATATÜRK’ÜN GENÇLÝÐE HÝTABESÝNDEKÝ:
Türk ve Türkiye için en önemli bulgulardan ve Ülkemin ne hale geldiðini çok uzun yýllar önce gören ATATÜRK’ÜN GENÇLÝÐE HÝTABESÝNDEKÝ:
“Ey Türk Gençliði!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Bu hitabedeki binici paragrafýndaki emirini ne yazýk ki pek çok gencimiz uykuda olduðu için duymamýþ veya görmemiþ gibi davranmaktalar. En büyük hata ise gençlerin kim olduðunu anlayamamasýndan olsa gerek. Gençlik sadece belli bir yaþ grubu olmayýp kendisini bu grubun içinde görebilen, hissedebilen bütün TÜRK VATANDAÞLARININ olmasý gerektiðini anlamaz gözükerek elimizdekilerin gideceðinden korkarak Cumhuriyetin muhafýzýndan ve cumhuriyeti savunmaktan uzak durmamýzdýr! Yine ATATÜRK Ayný hitabede:
“Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.”
TÜRK’ÜN mevcudiyet ve istikbalinin temelinin cumhuriyet olduðunu, baþka bir idare þekli ile yönetilince TÜRK’ÜN yok olacaðýný iþaret ederek;
Bu temel, senin, en kýymetli hazinendir.
Demiþ ve Cumhuriyet idaresini muhafaza ve müdafaa etmez isek bu kýymetli hazinenin baþýna gelecekleri de þöyle izah ederek UYARMAKTADIR!
“Ýstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahlarýn olacaktýr.” 
Bu günlerin açýk ve net görünüþünün izahý olarak algýlayamadýðýmýzý ve
“Bir gün, Ýstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düþersen, vazifeye atýlmak için, içinde bulunacaðýn vaziyetin imkân ve þerâitini düþünmeyeceksin!”
Bu günlerin þimdiki yaþadýðýmýz zaman diliminin içinde aynen meydana geldiðini ve Türk Gençlerine hitabesinin neleri gördüðünü ve ne yapýlmasýný önerdiðini anlamamýzý istemektedir devam ile;
“Bu imkân ve þerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. “
Bir gün olaylarýn durumu uygun olmayan durum ortaya çýkabilir.
 Ýstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düþmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiþ bir galibiyetin mümessili olabilirler. “
Özgürlük ve Cumhuriyetimize kast edenler bütün dünyada görülmemiþ bir çoðunluk (galibiyet) tensil edebilirler!
“Cebren ve hile ile aziz vatanýn, bütün kaleleri zaptedilmiþ, bütün tersanelerine girilmiþ, bütün ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bilfiil iþgal edilmiþ olabilir.”
Zorla ve HÝLE ile vatanýn bütün kaleleri zapt edilmiþ, tersanelerine girilmiþ, ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bizzat iþgal edilmiþtir.
“Bütün bu þerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hýyanet içinde bulunabilirler.
Hattâ bu iktidar sahipleri þahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”
Dýþ düþmanlardan daha tehlikeli ve vahimi olarak da Ülke dâhilinde Ýktidar sahibi olanlarýn dikkatsiz, boþ bulunma, dalgýnlýk içinde olabilirler ve hatta; ihanet, hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kendi çýkarlarý için, þahsi çýkarlarý için, iþgal ettikleri yönettikleri yerleri siyasi emellerine kullanabilirler ve hatta “TEVHÝT” tek olduðunu söyeyebilirler
“Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düþmüþ olabilir.”
Millet olarak sizler Ýhtiyaç, fakirlik ve yoksulluk içinde yorgun ve bezgin duruma düþmüþ muhtaç kalmýþ olabilirsiniz diyor ve
Ey Türk istikbalinin evlâdý! Ýþte, bu ahval ve þerâit içinde dahi, vazifen; Türk Ýstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktýr! Muhtaç olduðun kudret, damarlarýndaki asil kanda mevcuttur!
Demektedir! 
23 Nisan ve bu günler.
 
                                                     194 SAYI    24-Nisan-2015

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 05BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

YENÝ ÝCAT (BÝD’AT) KUTLU DOÐUM HAFTASI
                Peygamber Efendimiz S.A.V. Efendimizin doðduðu gün kaynaklarda “FÝL YILI” denilen yýlý Rebiü’l-evvel on ikinci günü dünyaya geldi.
Bu yýl 2013 yýlýnda Rebiü’l-evvel on ikinci günü yani Mevlid Kandili 23 Ocak’ý 24 Ocak’a baðlanan gece kutladýk. Mevlid Kandili de yeni icat (Bid’ad) olan bir kutlama ve anma olaydýr. Peygamber Efendimizi anmak için belirli gece ve haftalar içinde sýkýþtýrmak onu anmaktan çok belirli günlere sýkýþtýrýlmýþ ve sadece o günlerde anýlmasýný saðlamaya çalýþýlan diðer haftalarla eþ deðer tutulmasý Müslüman olarak benim çok zoruma gitmektedir.
Hz. Ömer zamanýnda Hicret'in 17. yýlýnda alýnan bir kararla kabul edilmiþtir. Hicret'in olduðu sene birinci sene olarak alýnarak kararlaþtýrýlmýþ ve Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye Hicret’i için Hz. Ebubekir R.A. ile ayrýldýðýnda Sefer ayýnýn 27 idi 4 gece Sevr Maðarasýnda kalmýþlar ve 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Maðarasýndan Medine'ye doðru yola çýkmýþlardýr. Bu nedenle Arabi aylardan 1 Muharrem'in rastladýðý için Yýl Baþý da 1 Muharrem olarak takvim baþý olarak kabul edilmiþtir.
Hicri Takvim'de aylar; Muharrem, Safer, Rerebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Þaban, Ramazan, Þevval, Zilkade ve Zilhicce þeklinde sýralanýrlar. 
Ay, dünya etrafýnda 12 defa döndüðü zaman bir kameri sene olur 354 gün 8 saat 48 dakika 34.68 saniyedir. Miladi aylarda da artýk aylar mevcuttur. Bunlar 30 yýllýk dönemlerin 2, 5, 7, 10, 13, 15, 18, 21, 24, 26 ve 29 yýllarý 355 gün, diðer yýllar ise 354 gündür.
Kýsaca incelediðimiz Miladi aylardan sonra Peygamber Efendimizin vefatýndan uzunca bir süre sonra Mevlid Kandili icat edildi (Bid’at)
Mevlit Yeni Ýcat Badat’ýnýn bilinen tarihi süreci söyle sýralayabiliriz: Mevlid Peygamberimiz S.A.V. Efendimizde üç dört asýr sonra icat (Bid’at)  edilen Müslümanlara iyi bid’at olarak tanýtýldý.
Sünnî Müslümanlarda ilk mevlit merasimi, Hicri 604 yýlýnda, Selahaddin Eyyubî'nin eniþtesi ve Erbil atabeði Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafýndan tertiplenmiþtir. 
Mevlit;  Merasim olarak ilk defa, Mýsýr'da hüküm süren Fatýmîler (910-1171) tarafýndan tertiplenmiþtir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkaný arasýnda cereyan etmekte idi.
Osmanlýlar tarafýndan mevlit, ilk defa III. Murat zamanýnda, 1588'de resmi hale getirildi.
1989 Tarihinde Yeni Ýcat (Bid’at) Türkiye Diyanet Ýþleri tarafýndan “Kutlu Doðum Haftasý” olarak ilan etmiþtir.
                Mevlid Kandili ve Kutlu Doðum Haftasý insanlarý sonradan BÝD’AT yani icat ettikleri günlerden birisidir.
                Peygamber Efendimiz S.A.V. Müslüman Dini için gönderilmiþ olduðu ve kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete deðil, bütün insanlýða peygamber olarak gönderilmiþtir.
Kur’an-ý Kerim de Allah C.C. Neygam Efendimiz S.E.V. için:
Sebe, ayet: ayet:  28 Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarýcý olarak gönderdik; fakat insanlarýn çoðu bilmezler.
Enbiya Suresi ayet: 107. (Resulüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik. 
Kur’an- Kerim Hakkýnda Allah C.C. :
Enbiya Suresi ayet: 10. And olsun, size içinde sizin için öðüt bulunan bir kitap indirdik. Hâlâ akýllanmaz mýsýnýz? 
En'am Suresi, 38. Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadýyla uçan kuþlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardýr. Biz o kitapta hiçbir þeyi eksik býrakmadýk. Nihayet (hepsi) toplanýp Rablerinin huzuruna getirilecekler.   
Peygamberimize hitaben Allah C.C. :
Necm Suresi ayet: 3 -4 Resulüm de ki: Eðer Allah'ý seviyorsanýz hemen bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarýnýzý baðýþlasýn.
Demektedir. Ayrýca yeni icat için de  
Haþir Suresi, ayet: 7 Peygamber size ne verirse onu alýn. Size neyi yasak etti ise, ondan uzak durun.
En’am Suresi ayet: 153. Þüphesiz bu, benim dosdoðru yolumdur. Buna uyun. (Baþka) yollara uymayýn. Zira o yollar sizi Allah'ýn yolundan ayýrýr. Ýþte sakýnmanýz için Allah size bunlarý emretti. 
Peygamber Efendimiz S.A.V.  Ayrým yapmadan her BÝD’AT sapýklýktýr. Demektedir.
Düþman yaðma etmek için sabah ve akþam geliyor, kendinizi koruyunuz.  Þehadet parmaðýyla orta parmaðýný birbirine yaklaþtýrarak þöyle buyurdu: Ben Peygamber olarak gönderildim, kýyametle aranýz iþte þu iki parmak gibi yakýndýr. Vâcib olaný yerine getirdikten sonra þunu bildiririm ki Sözlerin en hayýrlýsý Allah'ýn kitabýdýr, en hayýrlý hidayet, Hz. Muhammed'in hidayetidir. Dinde olmayan þeylerin en kötü olanlara sonralarý çýkarýlan þeylerdir, her BÝD’AT sapýklýktýr.
Hz. Ali radýyallahu anh anlatýyor: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan Kur'ân-ý Ker'im ve bir de þu sahifede olandan baþka bir þey yazmadýk.. (Bu sahifede bulunana gelince,) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurmuþtu ki:     "Medine Ayr daðý ile Sevr daðý arasýnda kalan hudud içerisinde haramdýr. Kim orada bir bid'atte bulunur veya bid'atçiyi himaye ederse, Allah, melekler ve bütün insanlarýn lâneti onun üzerine olsun. Allah onun ne farz, ne nafile hiçbir hayrýný kabul etmesin. Müslümanlarýn garantisinde ihanet ederse, Allah'ýn meleklerin ve bütün insanlarýn lâneti üzerine olsun. Onun (Kýyamet günü) ne farz ve ne nafile hiçbir hayrý kabul edilmez."  Buhari, Fezailu'l-Medine 1, Cizye 10, 17, Feraiz 21, Ý'tisam 5; Müslim, Hacc 467, (1370); Ebu Davud, Menasik 99, (2034, 2035), Tirmizi, Vela ve'l-Hibe 3, (2128). Bu rivayetin metni Sahiheyn'e uygundur.
Abdullah Ýbnu Abbâs radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah, bidat sahibi, bid'atýný terketmedikçe, onun amelini kabul etmeyecektir.
Ebu't-Tufeyl radýyallahu anh anlatýyor: "Ali Ýbnu Ebi Tâlib radýyallahu anh'a bir adam gelerek:     "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn sana tevdi ettiði sýr nedir?" diye sormuþtu. Hz. Ali buna öfkelendi ve:     "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, halka gizlediði hiçbir þeyi bana sýr olarak vermedi. Þu kudar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:     "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:     "Allah'tan baþkasýnýn adýna kesene Allah lânet etsin. Ebeveynine lânet edene lânet etsin. Bid'atçýyý himaye edene Allah lânet etsin. Tarlanýn sýnýr taþlarýný deðiþtirene Allah lânet etsin!"  Müslim, Edâhî 43, (1978); Nesâî, Dahâya 34, (7, 232).
Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hutbe verdi mi gözleri kýzarýr, sesi yükselir, öfkesi artardý. Sanki bir orduya "Düþmanýnýz akþama veya sabaha size baskýn yapacak!'' diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkâlade ciddi bir eda ile):    "Ben size, Kýyamet þu iki parmak kadar yakýnlaþmýþ olduðu bir zaman da peygamber gönderildim '' der ve þehadet parmaðý ile orta parmaðýný birbirine yaklaþtýrarak gösterir, sözlerine þöyle devam ederdi:  "Emmâ bâd! Bilesiniz, sözlerin en hayýrlýsý Kitabullah'týr. En güzel yol da Muhammed'in yoludur. Ýþlerin en þerlisi de sonradan ihdâs edilenlerdir. Her bid'at dalâlettir." Ayrýca þunlarý da söyledi:    "Ben her mü'mine kendi nefsinden daha yakýným. Nitekim, kim bir mal býrakýrsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakýma muhtaç) horanta býrakýrsa bu bana aittir ve benim üzerimedir."  Müslim, Cum'a 43, (867); Nesâî, Ýydeyn 22, (3, 188, 189).
Ýbnu Abdillah Ýbnu Muðaffel (rahimehullah) anlatýyor: "Ben (namazda) bismillâhirrahmânirrahîm'i okumuþtum. Babam iþitti. Bana: "Oðulcuðum, (bu yaptýðýn) bir bid'attir. Bid'atten sakýn!" dedi. Ben Resülullah (Aleyhissalâtu Vesselâm)'ýn ashâbýndan her kimle karþýlaþtý isem, hepsinin de bid'atten nefret ettiði kadar bir baþka þeyden nefret etmediðini gördüm. Babam sözlerine þöyle devam etmiþti:    "Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'Ia, Hz. Ebu Bekr'le, Hz. Ömer'le, Hz. Osmanla (radýyallâhu anhüm) namaz kýldým. Onlardan hiç birinin bunu (besmelenin okunacaðýný) okuduklarýný iþitmedim. Onu sen de okuma. Sadece "Elhamdülillahi rabbi'l-âlemîn" de." Tirmizî, Salât 180, (244); Nesâî, Ýftitah 22, (2,135).
Ebü Dâvud'un bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Ben Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'le beraber idim, bir adam öðle veya ikindi namazýnda tesvîbte bulundu. Bunun üzerine (Ýbnu Ömer): "Bizi (buradan) çýkar, zîra þu (yapýlan tesvîb) bid'attir" dedi." Ebü Dâvud, Salât 45, (538).
Müslümansak eðer doðru bildiðimizi ve öðrendiðimizi paylaþmamýz gerekir!
 
BÝDAT VE KUTLU DOÐUM HAFTASI ÝLE REGAÝP KANDÝLÝ
BÝDAT
Ýnsanlara bidati iyi, güzel bidat diye anlatmalarý da onlarýn Müslümanlýkta bidatin ne olduðunu bilmemelerinden deðil Müslümanlara; Kur’an ve Peygamberimizin yapmamýþ olduðu sünnetlerine BÝLEREK ek ve ilaveler ekleyerek Müslümanlýðý yozlaþtýrma, ibadetleri bozma giriþimi olarak gözükmektedir.
Bid’atçiler için Ehl-i bid’at; yani bid’atçiler karþýlýðýnda bazen Sahibu’l-bida’, Ehlü’l-ehva, Mübtedia, Ehlü’d-dalale gibi tanýmlamalarý kitaplarda görebilirsiniz.
Bid’at, Peygamber efendimizin Müslümanlara gösterdiði ibadet ve hareketlerinde olmayan ve sonradan çýkarýlan dindeki yeniliktir. Yaný; Peygamber Efendimizin söylediði ya da uyguladýðý sünnete aykýrý ek ve ilave þeyleri ortaya koymaktýr.
 Müslümanlýk ile ilgisinin olmayan ve atalarýmýz yapýyordu diyerek veya sadece gönlümüz istedi diye sonradan çýkan iþleri Müslümanlýkla ilgili diye yapmamalýyýz.
Sözün en hayýrlýsý Allah’ýn kitabýdýr. Yollarýn en hayýrlýsý Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem’in yoludur. Ýþlerin en kötüsü, sonradan ortaya çýkarýlmýþ olan bidatlardýr.
Her bid’at dalâlettir, sapýklýktýr.
Bidatin iyisi – kötüsü- faydalýsý- faydasýzý olmaz!
Bismillâhirrahmânirrahîm 41:25. Biz onlara birtakým arkadaþlar musallat ettik de onlar önlerinde ve arkalarýnda ne varsa hepsini bunlara süslü gösterdiler. Kendilerinden önce gelip geçmiþ olan cinler ve insanlar için (uygulanan) azap onlara da gerekli olmuþtur. Kuþkusuz onlar hüsrana düþenlerdi.
Bismillâhirrahmânirrahîm 45:23. Hevâ ve hevesini tanrý edinen ve Allah'ýn (kendi katýndaki) bir bilgiye göre saptýrdýðý, kulaðýný ve kalbini mühürlediði, gözünün üstüne de perde çektiði kimseyi gördün mü? Þimdi onu Allah'tan baþka kim doðru yola eriþtirebilir? Hâla ibret almayacak mýsýnýz?
 
 
KUTLU DOÐUM HAFTASI
Müslümanlýðý parçalamak ve bunun gibi kutlamalar ile sadece kutlanan bilgiyi bir güne veya bir hafta ile sýnýrlayarak insanlara ibadetlerini sýnýrlama giriþiminden ve en yeni BÝDAT yaný SAPKINLIK olarak Kutlu Doðum Haftasý saçmalýðýný görmekteyiz!
Türkiye’de Said-i Kürdi cemaatinin Müslümanlýðý Diyanet iþleri Vakfý ile 1989 yýlýnda baþlatýlan ve Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý bu güne kadar desteklenerek sadece Türkiye'de kutlanan en yeni BÝDAT olarak resmiyet kazandýrýlarak her yýl farklý tarihlerde ve günlerde Sadece Türkiye’de kutlana geldi.
Kutlu Doðum Haftasý’ný, Hýristiyanlýktaki gibi yortularý bulunmayan Müslümanlýðý Protestanlaþmasý süreci ve Büyük Ortadoðu Projesi çerçevesinde Amerika'nýn yeþil kuþak projesinin günümüze uyarlanmýþ hali olan ýlýmlý Ýslam projesi kapsamýnda bir çalýþma olduðu, (Haksöz Dergisi - Sayý: 158/159 - Mayýs/Haziran 04  http://www.haksozhaber.net/okul/article_print.php?id=4037)
Doðum kutlamasýnýn Müslümanlýkta yerinin olmadýðý, bunun Ýsa'nýn doðumu ile baðlantýlý bir gelenek olduðu bilinmekte olduðunu buradan yazmama da gerek var mý?
Peygamber Efendimizin doðum gününün miladi takvime göre 20 Nisan kabul edilerek kutlandýðý bir etkinlik haftasýdýr. Aþaðýda yýllara göre yapýlan bidatin çizelgesi verilmiþtir.
1          12 Eylül-17 Ekim 1989
2          1 Eylül-7 Ekim 1990
3          20 Eylül-26 Eylül 1991
4          9 Eylül-15 Eylül 1992
5          30 Aðustos-5 Eylül 1993
6          20 Nisan -26 Nisan 1994
7          20 Nisan-26 Nisan 1995
8          20 Nisan-26 Nisan 1996
9          20 Nisan-26 Nisan 1997
10        20 Nisan-26 Nisan 1998
11        20 Nisan-26 Nisan 1999
12        20 Nisan-26 Nisan 2000
13        20 Nisan-26 Nisan 2001
14        20-26 Nisan 2002
15        20-26 Nisan 2003
16        20-26 Nisan 2004
17        20-26 Nisan 2005
18        20-26 Nisan 2006
19        20-26 Nisan 2007
20        14-20 Nisan 2008
21        14-20 Nisan 2009
22        14-20 Nisan 2010
23        14-20 Nisan 2011
24        14-20 Nisan 2012
25        14-20 Nisan 2013
26        14-20 Nisan 2014
27        14-20 Nisan 2015
D:
REGAÝP KANDÝLÝ VE KANDÝLER
Regâib kelimesi Arapça kelimedir. Kökü "Reða-be", olan kelime; istemek, arzulamak,  meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir.
Regâib kelimesi Kur an da geçmemektedir. Yoktur!
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa S.A.V. Efendimizin hadisleri arasýnda da REGAÝP GECESÝ ile ilgili hiç bir Hadis-i Kutsi yoktur.
Peygamberimiz Recep-Þaban-Ramazan aylarý hakkýnda bilgi vermiþtir.
Kur'an-ý Kerim ve Peygamber efendimizin bu konu ile bahsetmemesi REGAÝP GECESÝ (KANDÝLÝ) sonradan yapýldýðýnýn emaresidir ki bu da BÝDAT olduðunu yani sonradan icat olduðunun delilidir. Peygamber efendimizin Regaip Kandilini övdüðünü söylenerek bu gecenin kutsilerinden bahsetmek ise Peygamber efendimizin:
“Muðîre b. Þu’be (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Kim yalan olduðunu bildiði halde benden bir hadis anlatýrsa iki yalancýdan biri kendisidir.” (Müslim, Mukaddime: 17; Ýbn Mâce, Mukaddime: 27)”
Ali b. ebî Tâlib (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Bana ait imiþ gibi, bir sözde yalan söylemeyin kim benden olmayan bir þeyi bendenmiþ gibi yalan olarak söylerse Cehenneme girer.” (Buhârî, Ýlim: 27; Ýbn Mâce, Mukaddime: 17)
ž Bu konuda Ebû Bekir, Ömer Osman, Zübeyr, Saîd b. Zeyd, Abdullah b. Amr, Enes, Câbir, Ýbn Abbâs, Ebû Saîd, Amr b. Abese, Ukbe b. Âmir, Muaviye, Büreyde, Ebû Musa el Gafýkî, Ebû Umâme, Abdullah b. Amr, el Mukanna’ ve Evs es Sekafî’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
Tirmizî: Ali hadisi hasen sahihtir.”
Dikkate almadýðýnýn eseridir.
Bismillâhirrahmânirrahîm 45:7. Vay haline, her yalancý ve günahkâr kiþinin!
Günümüzde birçok bidat ve hurafenin yaygýn bir þekilde hayata aktarýldýðýný görmekteyiz. Bizden öncekilerin yaptýklarýný incelemeden uygulamamýz ise bizim bilgiyi kulaktan duymamýz, olur olmaz kiþilerin sözlerine kulak vermemizden dolayýdýr. Olmayan Regaip kutlamak Müslümanlarýn ibadetlerini belirli gecelerin yeterli olacaðýný ima etmek için yapýlan bidat deðil mi? 
 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 05BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

YENÝ ÝCAT (BÝD’AT) KUTLU DOÐUM HAFTASI
                Peygamber Efendimiz S.A.V. Efendimizin doðduðu gün kaynaklarda “FÝL YILI” denilen yýlý Rebiü’l-evvel on ikinci günü dünyaya geldi.
Bu yýl 2013 yýlýnda Rebiü’l-evvel on ikinci günü yani Mevlid Kandili 23 Ocak’ý 24 Ocak’a baðlanan gece kutladýk. Mevlid Kandili de yeni icat (Bid’ad) olan bir kutlama ve anma olaydýr. Peygamber Efendimizi anmak için belirli gece ve haftalar içinde sýkýþtýrmak onu anmaktan çok belirli günlere sýkýþtýrýlmýþ ve sadece o günlerde anýlmasýný saðlamaya çalýþýlan diðer haftalarla eþ deðer tutulmasý Müslüman olarak benim çok zoruma gitmektedir.
Hz. Ömer zamanýnda Hicret'in 17. yýlýnda alýnan bir kararla kabul edilmiþtir. Hicret'in olduðu sene birinci sene olarak alýnarak kararlaþtýrýlmýþ ve Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye Hicret’i için Hz. Ebubekir R.A. ile ayrýldýðýnda Sefer ayýnýn 27 idi 4 gece Sevr Maðarasýnda kalmýþlar ve 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Maðarasýndan Medine'ye doðru yola çýkmýþlardýr. Bu nedenle Arabi aylardan 1 Muharrem'in rastladýðý için Yýl Baþý da 1 Muharrem olarak takvim baþý olarak kabul edilmiþtir.
Hicri Takvim'de aylar; Muharrem, Safer, Rerebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Þaban, Ramazan, Þevval, Zilkade ve Zilhicce þeklinde sýralanýrlar. 
Ay, dünya etrafýnda 12 defa döndüðü zaman bir kameri sene olur 354 gün 8 saat 48 dakika 34.68 saniyedir. Miladi aylarda da artýk aylar mevcuttur. Bunlar 30 yýllýk dönemlerin 2, 5, 7, 10, 13, 15, 18, 21, 24, 26 ve 29 yýllarý 355 gün, diðer yýllar ise 354 gündür.
Kýsaca incelediðimiz Miladi aylardan sonra Peygamber Efendimizin vefatýndan uzunca bir süre sonra Mevlid Kandili icat edildi (Bid’at)
Mevlit Yeni Ýcat Badat’ýnýn bilinen tarihi süreci söyle sýralayabiliriz: Mevlid Peygamberimiz S.A.V. Efendimizde üç dört asýr sonra icat (Bid’at)  edilen Müslümanlara iyi bid’at olarak tanýtýldý.
Sünnî Müslümanlarda ilk mevlit merasimi, Hicri 604 yýlýnda, Selahaddin Eyyubî'nin eniþtesi ve Erbil atabeði Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafýndan tertiplenmiþtir. 
Mevlit;  Merasim olarak ilk defa, Mýsýr'da hüküm süren Fatýmîler (910-1171) tarafýndan tertiplenmiþtir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkaný arasýnda cereyan etmekte idi.
Osmanlýlar tarafýndan mevlit, ilk defa III. Murat zamanýnda, 1588'de resmi hale getirildi.
1989 Tarihinde Yeni Ýcat (Bid’at) Türkiye Diyanet Ýþleri tarafýndan “Kutlu Doðum Haftasý” olarak ilan etmiþtir.
                Mevlid Kandili ve Kutlu Doðum Haftasý insanlarý sonradan BÝD’AT yani icat ettikleri günlerden birisidir.
                Peygamber Efendimiz S.A.V. Müslüman Dini için gönderilmiþ olduðu ve kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete deðil, bütün insanlýða peygamber olarak gönderilmiþtir.
Kur’an-ý Kerim de Allah C.C. Neygam Efendimiz S.E.V. için:
Sebe, ayet: ayet:  28 Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarýcý olarak gönderdik; fakat insanlarýn çoðu bilmezler.
Enbiya Suresi ayet: 107. (Resulüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik. 
Kur’an- Kerim Hakkýnda Allah C.C. :
Enbiya Suresi ayet: 10. And olsun, size içinde sizin için öðüt bulunan bir kitap indirdik. Hâlâ akýllanmaz mýsýnýz? 
En'am Suresi, 38. Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadýyla uçan kuþlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardýr. Biz o kitapta hiçbir þeyi eksik býrakmadýk. Nihayet (hepsi) toplanýp Rablerinin huzuruna getirilecekler.   
Peygamberimize hitaben Allah C.C. :
Necm Suresi ayet: 3 -4 Resulüm de ki: Eðer Allah'ý seviyorsanýz hemen bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarýnýzý baðýþlasýn.
Demektedir. Ayrýca yeni icat için de  
Haþir Suresi, ayet: 7 Peygamber size ne verirse onu alýn. Size neyi yasak etti ise, ondan uzak durun.
En’am Suresi ayet: 153. Þüphesiz bu, benim dosdoðru yolumdur. Buna uyun. (Baþka) yollara uymayýn. Zira o yollar sizi Allah'ýn yolundan ayýrýr. Ýþte sakýnmanýz için Allah size bunlarý emretti. 
Peygamber Efendimiz S.A.V.  Ayrým yapmadan her BÝD’AT sapýklýktýr. Demektedir.
Düþman yaðma etmek için sabah ve akþam geliyor, kendinizi koruyunuz.  Þehadet parmaðýyla orta parmaðýný birbirine yaklaþtýrarak þöyle buyurdu: Ben Peygamber olarak gönderildim, kýyametle aranýz iþte þu iki parmak gibi yakýndýr. Vâcib olaný yerine getirdikten sonra þunu bildiririm ki Sözlerin en hayýrlýsý Allah'ýn kitabýdýr, en hayýrlý hidayet, Hz. Muhammed'in hidayetidir. Dinde olmayan þeylerin en kötü olanlara sonralarý çýkarýlan þeylerdir, her BÝD’AT sapýklýktýr.
Hz. Ali radýyallahu anh anlatýyor: "Biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'dan Kur'ân-ý Ker'im ve bir de þu sahifede olandan baþka bir þey yazmadýk.. (Bu sahifede bulunana gelince,) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurmuþtu ki:     "Medine Ayr daðý ile Sevr daðý arasýnda kalan hudud içerisinde haramdýr. Kim orada bir bid'atte bulunur veya bid'atçiyi himaye ederse, Allah, melekler ve bütün insanlarýn lâneti onun üzerine olsun. Allah onun ne farz, ne nafile hiçbir hayrýný kabul etmesin. Müslümanlarýn garantisinde ihanet ederse, Allah'ýn meleklerin ve bütün insanlarýn lâneti üzerine olsun. Onun (Kýyamet günü) ne farz ve ne nafile hiçbir hayrý kabul edilmez."  Buhari, Fezailu'l-Medine 1, Cizye 10, 17, Feraiz 21, Ý'tisam 5; Müslim, Hacc 467, (1370); Ebu Davud, Menasik 99, (2034, 2035), Tirmizi, Vela ve'l-Hibe 3, (2128). Bu rivayetin metni Sahiheyn'e uygundur.
Abdullah Ýbnu Abbâs radýyallahu anhüma anlatýyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah, bidat sahibi, bid'atýný terketmedikçe, onun amelini kabul etmeyecektir.
Ebu't-Tufeyl radýyallahu anh anlatýyor: "Ali Ýbnu Ebi Tâlib radýyallahu anh'a bir adam gelerek:     "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ýn sana tevdi ettiði sýr nedir?" diye sormuþtu. Hz. Ali buna öfkelendi ve:     "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, halka gizlediði hiçbir þeyi bana sýr olarak vermedi. Þu kudar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:     "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:     "Allah'tan baþkasýnýn adýna kesene Allah lânet etsin. Ebeveynine lânet edene lânet etsin. Bid'atçýyý himaye edene Allah lânet etsin. Tarlanýn sýnýr taþlarýný deðiþtirene Allah lânet etsin!"  Müslim, Edâhî 43, (1978); Nesâî, Dahâya 34, (7, 232).
Hz. Câbir (radýyallahu anh) anlatýyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hutbe verdi mi gözleri kýzarýr, sesi yükselir, öfkesi artardý. Sanki bir orduya "Düþmanýnýz akþama veya sabaha size baskýn yapacak!'' diye tehlikeyi haber veren komutan gibi (fevkâlade ciddi bir eda ile):    "Ben size, Kýyamet þu iki parmak kadar yakýnlaþmýþ olduðu bir zaman da peygamber gönderildim '' der ve þehadet parmaðý ile orta parmaðýný birbirine yaklaþtýrarak gösterir, sözlerine þöyle devam ederdi:  "Emmâ bâd! Bilesiniz, sözlerin en hayýrlýsý Kitabullah'týr. En güzel yol da Muhammed'in yoludur. Ýþlerin en þerlisi de sonradan ihdâs edilenlerdir. Her bid'at dalâlettir." Ayrýca þunlarý da söyledi:    "Ben her mü'mine kendi nefsinden daha yakýným. Nitekim, kim bir mal býrakýrsa bu ailesi içindir. Kim bir borç veya (bakýma muhtaç) horanta býrakýrsa bu bana aittir ve benim üzerimedir."  Müslim, Cum'a 43, (867); Nesâî, Ýydeyn 22, (3, 188, 189).
Ýbnu Abdillah Ýbnu Muðaffel (rahimehullah) anlatýyor: "Ben (namazda) bismillâhirrahmânirrahîm'i okumuþtum. Babam iþitti. Bana: "Oðulcuðum, (bu yaptýðýn) bir bid'attir. Bid'atten sakýn!" dedi. Ben Resülullah (Aleyhissalâtu Vesselâm)'ýn ashâbýndan her kimle karþýlaþtý isem, hepsinin de bid'atten nefret ettiði kadar bir baþka þeyden nefret etmediðini gördüm. Babam sözlerine þöyle devam etmiþti:    "Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'Ia, Hz. Ebu Bekr'le, Hz. Ömer'le, Hz. Osmanla (radýyallâhu anhüm) namaz kýldým. Onlardan hiç birinin bunu (besmelenin okunacaðýný) okuduklarýný iþitmedim. Onu sen de okuma. Sadece "Elhamdülillahi rabbi'l-âlemîn" de." Tirmizî, Salât 180, (244); Nesâî, Ýftitah 22, (2,135).
Ebü Dâvud'un bir rivayetinde þöyle gelmiþtir: "Ben Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâ)'le beraber idim, bir adam öðle veya ikindi namazýnda tesvîbte bulundu. Bunun üzerine (Ýbnu Ömer): "Bizi (buradan) çýkar, zîra þu (yapýlan tesvîb) bid'attir" dedi." Ebü Dâvud, Salât 45, (538).
Müslümansak eðer doðru bildiðimizi ve öðrendiðimizi paylaþmamýz gerekir!
 
BÝDAT VE KUTLU DOÐUM HAFTASI ÝLE REGAÝP KANDÝLÝ
BÝDAT
Ýnsanlara bidati iyi, güzel bidat diye anlatmalarý da onlarýn Müslümanlýkta bidatin ne olduðunu bilmemelerinden deðil Müslümanlara; Kur’an ve Peygamberimizin yapmamýþ olduðu sünnetlerine BÝLEREK ek ve ilaveler ekleyerek Müslümanlýðý yozlaþtýrma, ibadetleri bozma giriþimi olarak gözükmektedir.
Bid’atçiler için Ehl-i bid’at; yani bid’atçiler karþýlýðýnda bazen Sahibu’l-bida’, Ehlü’l-ehva, Mübtedia, Ehlü’d-dalale gibi tanýmlamalarý kitaplarda görebilirsiniz.
Bid’at, Peygamber efendimizin Müslümanlara gösterdiði ibadet ve hareketlerinde olmayan ve sonradan çýkarýlan dindeki yeniliktir. Yaný; Peygamber Efendimizin söylediði ya da uyguladýðý sünnete aykýrý ek ve ilave þeyleri ortaya koymaktýr.
 Müslümanlýk ile ilgisinin olmayan ve atalarýmýz yapýyordu diyerek veya sadece gönlümüz istedi diye sonradan çýkan iþleri Müslümanlýkla ilgili diye yapmamalýyýz.
Sözün en hayýrlýsý Allah’ýn kitabýdýr. Yollarýn en hayýrlýsý Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesellem’in yoludur. Ýþlerin en kötüsü, sonradan ortaya çýkarýlmýþ olan bidatlardýr.
Her bid’at dalâlettir, sapýklýktýr.
Bidatin iyisi – kötüsü- faydalýsý- faydasýzý olmaz!
Bismillâhirrahmânirrahîm 41:25. Biz onlara birtakým arkadaþlar musallat ettik de onlar önlerinde ve arkalarýnda ne varsa hepsini bunlara süslü gösterdiler. Kendilerinden önce gelip geçmiþ olan cinler ve insanlar için (uygulanan) azap onlara da gerekli olmuþtur. Kuþkusuz onlar hüsrana düþenlerdi.
Bismillâhirrahmânirrahîm 45:23. Hevâ ve hevesini tanrý edinen ve Allah'ýn (kendi katýndaki) bir bilgiye göre saptýrdýðý, kulaðýný ve kalbini mühürlediði, gözünün üstüne de perde çektiði kimseyi gördün mü? Þimdi onu Allah'tan baþka kim doðru yola eriþtirebilir? Hâla ibret almayacak mýsýnýz?
 
 
KUTLU DOÐUM HAFTASI
Müslümanlýðý parçalamak ve bunun gibi kutlamalar ile sadece kutlanan bilgiyi bir güne veya bir hafta ile sýnýrlayarak insanlara ibadetlerini sýnýrlama giriþiminden ve en yeni BÝDAT yaný SAPKINLIK olarak Kutlu Doðum Haftasý saçmalýðýný görmekteyiz!
Türkiye’de Said-i Kürdi cemaatinin Müslümanlýðý Diyanet iþleri Vakfý ile 1989 yýlýnda baþlatýlan ve Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý bu güne kadar desteklenerek sadece Türkiye'de kutlanan en yeni BÝDAT olarak resmiyet kazandýrýlarak her yýl farklý tarihlerde ve günlerde Sadece Türkiye’de kutlana geldi.
Kutlu Doðum Haftasý’ný, Hýristiyanlýktaki gibi yortularý bulunmayan Müslümanlýðý Protestanlaþmasý süreci ve Büyük Ortadoðu Projesi çerçevesinde Amerika'nýn yeþil kuþak projesinin günümüze uyarlanmýþ hali olan ýlýmlý Ýslam projesi kapsamýnda bir çalýþma olduðu, (Haksöz Dergisi - Sayý: 158/159 - Mayýs/Haziran 04  http://www.haksozhaber.net/okul/article_print.php?id=4037)
Doðum kutlamasýnýn Müslümanlýkta yerinin olmadýðý, bunun Ýsa'nýn doðumu ile baðlantýlý bir gelenek olduðu bilinmekte olduðunu buradan yazmama da gerek var mý?
Peygamber Efendimizin doðum gününün miladi takvime göre 20 Nisan kabul edilerek kutlandýðý bir etkinlik haftasýdýr. Aþaðýda yýllara göre yapýlan bidatin çizelgesi verilmiþtir.
1          12 Eylül-17 Ekim 1989
2          1 Eylül-7 Ekim 1990
3          20 Eylül-26 Eylül 1991
4          9 Eylül-15 Eylül 1992
5          30 Aðustos-5 Eylül 1993
6          20 Nisan -26 Nisan 1994
7          20 Nisan-26 Nisan 1995
8          20 Nisan-26 Nisan 1996
9          20 Nisan-26 Nisan 1997
10        20 Nisan-26 Nisan 1998
11        20 Nisan-26 Nisan 1999
12        20 Nisan-26 Nisan 2000
13        20 Nisan-26 Nisan 2001
14        20-26 Nisan 2002
15        20-26 Nisan 2003
16        20-26 Nisan 2004
17        20-26 Nisan 2005
18        20-26 Nisan 2006
19        20-26 Nisan 2007
20        14-20 Nisan 2008
21        14-20 Nisan 2009
22        14-20 Nisan 2010
23        14-20 Nisan 2011
24        14-20 Nisan 2012
25        14-20 Nisan 2013
26        14-20 Nisan 2014
27        14-20 Nisan 2015
D:
REGAÝP KANDÝLÝ VE KANDÝLER
Regâib kelimesi Arapça kelimedir. Kökü "Reða-be", olan kelime; istemek, arzulamak,  meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir.
Regâib kelimesi Kur an da geçmemektedir. Yoktur!
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa S.A.V. Efendimizin hadisleri arasýnda da REGAÝP GECESÝ ile ilgili hiç bir Hadis-i Kutsi yoktur.
Peygamberimiz Recep-Þaban-Ramazan aylarý hakkýnda bilgi vermiþtir.
Kur'an-ý Kerim ve Peygamber efendimizin bu konu ile bahsetmemesi REGAÝP GECESÝ (KANDÝLÝ) sonradan yapýldýðýnýn emaresidir ki bu da BÝDAT olduðunu yani sonradan icat olduðunun delilidir. Peygamber efendimizin Regaip Kandilini övdüðünü söylenerek bu gecenin kutsilerinden bahsetmek ise Peygamber efendimizin:
“Muðîre b. Þu’be (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu: “Kim yalan olduðunu bildiði halde benden bir hadis anlatýrsa iki yalancýdan biri kendisidir.” (Müslim, Mukaddime: 17; Ýbn Mâce, Mukaddime: 27)”
Ali b. ebî Tâlib (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) þöyle buyurmuþtur: “Bana ait imiþ gibi, bir sözde yalan söylemeyin kim benden olmayan bir þeyi bendenmiþ gibi yalan olarak söylerse Cehenneme girer.” (Buhârî, Ýlim: 27; Ýbn Mâce, Mukaddime: 17)
ž Bu konuda Ebû Bekir, Ömer Osman, Zübeyr, Saîd b. Zeyd, Abdullah b. Amr, Enes, Câbir, Ýbn Abbâs, Ebû Saîd, Amr b. Abese, Ukbe b. Âmir, Muaviye, Büreyde, Ebû Musa el Gafýkî, Ebû Umâme, Abdullah b. Amr, el Mukanna’ ve Evs es Sekafî’den de hadis rivâyet edilmiþtir.
Tirmizî: Ali hadisi hasen sahihtir.”
Dikkate almadýðýnýn eseridir.
Bismillâhirrahmânirrahîm 45:7. Vay haline, her yalancý ve günahkâr kiþinin!
Günümüzde birçok bidat ve hurafenin yaygýn bir þekilde hayata aktarýldýðýný görmekteyiz. Bizden öncekilerin yaptýklarýný incelemeden uygulamamýz ise bizim bilgiyi kulaktan duymamýz, olur olmaz kiþilerin sözlerine kulak vermemizden dolayýdýr. Olmayan Regaip kutlamak Müslümanlarýn ibadetlerini belirli gecelerin yeterli olacaðýný ima etmek için yapýlan bidat deðil mi? 
 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 06BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ERMENÝLER
            Ermeniler. Osmanlý tabasýnýn  þýmarýk çocuklarý. Geçmiþte Osmanlý Ýmparatorluðunda en etkili ve en yetkili  yerleri kapmýþlar,Osmanlý’nýn iyi niyetini kendi emelleri için rahatça kullanmýþlar ve Anadolu’da zaman içerisinde her türlü muafiyetler içerisinde zenginleþmiþler ve Anadolu topraklarýnýn bütün sathýný kendi aralarýnda adeta pay ederek atalarýný olduðu þehirlerin dýþýndaki þehirlere de yerleþerek adeta imparatorluk içinde görülmeyen bir imparatorluk kurmuþlardý.
            Zaman içerisinde bilindiði gibi Ermenilerin de bir zayýf bulunan karnýný bulan dýþ mihraklar Osmanlý topraklarýnda adeta dokunulmaz bir hayat yaþayanlarýn içinden geçirdikleri atalarýndan kaldýðýný iddia ettikleri ve aslýnda Anadolu Tarihinde hiçbir zaman devlet kuramamýþ olmalarýný bildikleri halda Dünya devletlerinin can çekiþen Osmanlý’sýndan toprak beyanlarýnýn tam zamaný olduðunu düþünerek önce Osmanlý Padiþahýna suikast giriþiminde bulundular. Daha sonra ise  ülke dýþýnda bir Osmanlý paþasýný katlederek iddialarýný adeta kanla tasdik ettirmeye çalýþtýlar.
            Eh;Osmanlý kendi tebaasýnýn hýyanetine her halde iyi yaptýnýz,aferin diyecek hali yoktu ya. Karar alýnarak Anadolu’da bulunan Ermenileri toplu olarak bir yerlere yerleþtirerek daha dikkatli olarak kontrolünü saðlama düþünceleri ile  Anadolu’nun güneyine götürülmesi kararý mucibince Anadolu’dan toplanarak mecburi tehcir (göç ettirme) iþlemine giriþmiþtir. Anadolu’nun o günkü imkanlarý sonuna kadar kullanýlarak Osmanlý Ermenileri götürülmüþtür.
            Kinin sonu olmaz denildiði gibi;Ermeni kini bitmemiþ ;Daha sonralarý ise Osmanlý Ýmparatorluðunun yedi düvelden ülkesini savunduðunda da Ermeni tebaasý  tarafýndan arkasýndan hançerlenmesi ve bu da yetmemiþ gibi Ruslarla iþbirliðine giriþmesi yetmiyormuþ gibi sonralarý da Fransýz ordularýnda asker olarak Türkiye’de bulunmalarýna ne diyorsunuz ?
            Sonrada 38 hariciye vatandaþýmýzý katletmiþlerdir. Halen kendilerini haklý olarak görmeleri ise bir þarlatanlýktan baþka bir þey deðildir. Bu þarlatanlýklarý halen devam etmesinin sebebi ise Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý içerisinde bilinen Ermeni komitacýlarýnýn katlettikleri,yaktýklarý ve topluca çoluk çocuk gömdükleri Müslüman Türk evlatlarýnýn tespit edilen mezarlarýnýn kendilerinin olmadýðýný nasýl ispat edersiniz diyebilen ve Ülkemizde eðitimini öðretmen olarak yapmýþ ve þu anda Cevizkabuðu Programýnda da Ermeni din adamý olduðunu söyleyen ve Malatyalý olduðunu beyan eden kiþinin kendi aðzýndan duymamýz her halde þarlatanlýðýn da daniskasý olarak durmakta. Ayný kiþinin bir programa gelirken olmayan belgeleri bilseydim getirirdim diyebilme yüzsüzlüðü de  Türkiye’mize mahsus  bir kara mizahý olarak görebiliyor musunuz ?
            Ermeni vatandaþlarýmýzýn hepsinin ayný görüþte olduðunu söylememiz yanlýþ olur. Yukarýda bahsi geçen programa katýlan ve sunucu tarafýndan sizin kimliðini mealinde sorulan soruya :
            -Ben: ERMENÝ TÜRK VATANDAÞIYIM ! Diyenler de bulunmaktadýr.
            Bizim Ermenilerle bir alýþ veriþimiz yoktur. Onlar eðer kendilerini Türk olarak görüyorlarsa baþýmýzýn üzerinde yerleri bulunmaktadýr. Þayet kendilerini sadece Ermeni olarak görüyorlarsa Türkiye’de ne iþleri var. Zaten onlar zorlanarak,istekleri dahilinde göç etmeyi severler. Buyursunlar gitsinler. Onlara nereye gidiyorsunuz diyecek bir Türk vatandaþýnýn da olacaðýný zannetmemekteyim. Türküm diyenler ancak bu vatanda yaþarlar. Yaþanan bu vatanýn ismi de zaten herkesin bildiði gibi TÜRKÝYE dir. Türkiyeli falaným,Türkiyeli fiþmaným diyenlerin Türkiye’de ne iþleri var ? Bunlar ancak Türkiye’yi tarihin içinde olduðu gibi parçalamaya,yok etmeye çalýþanlar olarak görmemizde bir sakýnca var mý. Var diyen bana yazsýn.
 
73   SAYI 25 Mart 2005
 
 

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 07BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

FÝLÝSTÝN 100 YIL ERMENÝ ANMA PULU
1915-2015 100 th Anniversary of the Armenian genocide
NE diyor
1915-2015 Ermeni soykýrýmý 100. Yýldönümü
Kim diyor FÝLÝSTÝN PULU
Sayfamda : Ermenistanlý dediklerim SOYKIRIM YAPIP sonra soykýrým yapýlan TÜRK insanlarýný suçlayanlardýr! Ermenistanda Soykýrým abideleri vardýr, Müzeleri vardýr! Ýspat edecek delilleri yoktur!Sayfamda paylaþtýðým fotoðraflar

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 08BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BUGÜNE KADAR ERMENÝ SOYKIRIMI’NI RESMEN TANIYAN ÜLKELER:
1Uruguay – (1965)
2.Kýbrýs-(1982)
3.Rusya-(1995)
4.Yunanistan – (1996)
5.Kanada- (1996)
6.Fransa – (1998)
7.Arjantin-(1998)
8.Belçika- (1998)
9.Lübnan- (2000)
10.Ýtalya – (2000)
11.Vatikan- (2000)
12.Ýsviçre- (2003)
13.Holandia- (2004)
14.Slovakya- (2004)
15.Almanya- (2005)
16.Litvanya- (2005)
17.Venezuela – (2005)
18.Polonya- (2005)
19.Þili – (2007)
20.Güney Avustralya – (2009)
21.Ýsveç- (2010)
 
Ýsviçre, Slovakya, Yunanistan ve Kýbrýs ise Soykýrýmý inkar edenleri cezalandýran yasa tasarýsý kabul etti.
 
SOYKIRIM OLARAK TANIMLAYAN ABD EYALETLERÝ
Alaska
Arizona
Arkansas
Kaliforniya
Colorado
Connecticut
Delaware
Florida
Georgia
Güney Karolina
Idaho
Illinois
Kansas
Kentucky
Kuzey Dakota
Kuzey Karolina
Louisiana
Maine
Maryland
Massachusetts
Michigan
Minnesota
Missouri
Montana
Nebraska
Nevada
New Hampshire
New Jersey
New Mexico
New York
Ohio
Oklahoma
Oregon
Pensilvanya
Rhode Island
Tennessee
Utah
Vaþington
Vermont
Virjinya 
Wisconsin

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 09BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ERMENÝLER KARARINA TEPKÝ
Evet;tepkiler hemen gözüküyor. Bizler tepkilerimizi niçin geç gösteriyoruz ?
Bizlere zulmedenler;kendi hatalarýný örtbas etmek için bizleri zalim göstermeye çalýþmýyorlar mý ? Þu anda tantanalarý ile birçok devleti kandýrarak “Türkiye’yi Kýnama” kararý çýkarttýran Ermenilerin yaptýklarý bu kararlarý çýkartan ülkelerce yok sayýlmadý mý ? Yok sayýlmaya devam edilmiyor mu ?
Bu gün Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarihi bir karar aldý. Bence bu kararýn arkasýnda sýký olarak durulmasý gerekmektedir. Ayrýca Ermenilerin oyununa gelen ülkelerin Türkiye’den sadece özür dilemesinin haricinde bu güne kadar vakur ve sabýrla cevap vermeyen ülkemize maddi tazminatlar vermesi de talep edilmelidir. Ülkemize halen dost gözüken ve aþaðýdaki dergimde çýkan tepkinin ses getirdiðini de sizlerle paylaþmak istiyorum.
Mahmut Selim GÜRSEL FRANSA'YA CEVAP Arþivimiz
“03 Mart 2001 sayý 24 Çorumlu 2000 Dergisi
FRANSA'YA CEVAP
Mahmut Selim GÜRSEL
24. Sayýda yayýnlanacaktýr; diyerek aþaðýdaki yazýmý e-mail yoluyla Reisi Cumhur Baþbakan, Baþbakan Yardýmcýlarý, Bakanlar ve Millet Vekillerinin e-mail adresi olanlara yolladým.  Mesajým pek çok milletvekillerini e-mail alanlarýnýn dolu olduðu gerekçesi ile geri geldi. Her ne hikmetse MHP Genel Merkezinden yazýmýn virüslü olduðunu belirten cevap aldým. Sonuçta iki cevap aldým onlarý sizlerle paylaþmak istiyorum.  Cevap verenlere Çorumlular adýna teþekkür ederim.
Biz, bize dost görünen düþmanlarýmýzdan korkalým. Neden korkalým derseniz, geçen günlerde Fransa'nýn aldýðý SÖZDE "Ermeni Soy Kýrým Tasarýsý" bizi oldukça üzdü.
Her devletin kýrýlacaðý, üzüleceði bir duyarlý noktasý, yumuþak karný vardýr. Fransa'nýn yumuþak karný ekonomisi, turizmi, tarihi deðildir. Fransa'nýn yumuþak karný "FRANSIZ KÜLTÜRÜ"DÜR. Duyarlý, duyarsýz her Fransýz "KÜLTÜR" ile ilgilenir, korur, gözetir ve kollar.
Türkiye'nin, Fransa'ya karþý yapabileceðimiz dayanýþma ancak "FRANSIZ KÜLTÜRÜNÜ" ret etmemizle, aldýklarý karar çerçevesinden ricat ettirebiliriz.
Ne yapmamýz gerekir? Sorusuna ise, þu önlemleri bütün Türkiye genelinde, gerekirse Kanun, gerekirse Bakanlar Kurulu Kararý ile en acil þekilde uygulamaya koymamýz gerekir.
1- Fransýzca Dil Eðitimini bütün okullarýmýzdan kaldýrarak, inadýna Fransýzca yerine Ermenice Dilini koymak.
2- Ülkemizde bulunan Fransýz Kültür kurumlarýný acýlan kapatmak.
3- Ülkemizde eðitim veren Fransýz Eðitim Kurumlarýný kapatmak.
4- Fransa ile ilgili bütün haberlere bütün Türkiye dâhilinde yasaklama getirmek.
5- Fransa ile ilgili baðlantýlarý olan okullar arasý bilgi alýþ veriþini kesmek  
vb. Eðer biz bu kararlarý birkaç hafta içerisinde uygulamaya koyma giriþiminde bulunursak, Fransa geri adýmýný atar. Aldýðý kararla örnek ülke vasfýný Avrupa'da kaybeder. Bu kaybetme ile beraber, diðer Avrupa ülkeleri buna benzer tasarýlarýný rafa kaldýrýr.
Biz bu uygulamalarýn benzerlerini, diðer devletlerin yapacaklarý eylemleri susturma bakýmýndan gerekli olan çalýþmalara hemen baþlayýp, ileride hemen uygulamaya koyabileceðimiz pozisyonda elimizin altýnda bulundurmamýz gerekir.
Saygýlarýmla.
 
Gelen Cevaplar:
Sayýn Selim,
Fransa'nýn yaptýðý son terbiyesizlik hakkýndaki yazýmý iliþikte size gönderiyorum.
Aslýnda kültürel baðlarý koparmak yerine maddi zarar verici davranýþlarda bulunmak günümüz dünyasýnda daha can yakýcý ve etkili olmaktadýr. Milletçe bunlar üzerinde yoðunlaþmak sesimizi duyurmak için iyi bir vesile olacaktýr.
Saygýlarýmla.
Dr. Ahmet Tan  Ýstanbul Milletvekili   AGÝTPA Türk Grubu Baþkaný
AHMET  TAN  24.1. 2001
Yeni diplomasi..
Diplomasi artýk yalnýzca diplomatlara býrakýlmayacak kadar önemlidir.
Fransýz Meclisi'nin yaptýðý edepsizliðin benzerini, baþka ülke meclislerinin de yapabileceði artýk gün gibi ortada.
Bu edepsizlikleri, geleneksel diplomasi ile, Dýþiþleri Bakanlýðýmýzýn meslek memurlarýyla önlenmek kolay deðildir, mümkün de deðildir. Çünkü o arsýzlýk ve edepsizler söz konusu ülkelerin Dýþiþleri Bakanlýklarý ve diplomatlarýndan edepsizliðin benzerini, baþka ülke meclislerinin de yapabileceði artýk gün gibi ortada.
Bu edepsizlikleri, geleneksel diplomasi ile, Dýþiþleri Bakanlýðýmýzýn meslek memurlarýyla önlenmek kolay deðildir, mümkün de deðildir.   Çünkü o arsýzlýk ve edepsizler söz konusu ülkelerin dýþiþleri bakanlýklarý ve diplomatlarýndan deðil parlamentolarýndan, politikacýlarýndan kaynaklanýyor.
Parlamenterler yani seçilmiþler, dünyanýn hiçbir yerinde atanmýþlarý, yani diplomatlarý muhatap almak istemezler. Bunu doðru görmezler. Çünkü seçilmiþ yasamanýn, atanmýþ yürütmenin temsilcisidir.
Birbirlerinin eþiti deðildirler. Bu yüzden müzakereye de oturamazlar, fazla gerekmedikçe ayný masaya dahi oturmazlar.
Ýyi ki de oturmazlar.
Türkiye'ye yönelik edepsizlik diplomasiden deðil politikadan kaynaklanýyor. Hem de en ilkelinden iç politika ve en ucuzundan oy hesaplarýndan kaynaklanýyor.
Bir ülke politikacýsýnýn ve parlamentosunun yaptýðý arsýzlýða, "dur!" deme olanaðýna, ancak karþý ülkenin politikacýsý ve parlamentosu sahiptir.  Bu nedenledir ki, önümüzdeki dönem artýk, Parlamento Diplomasisi dönemidir.
Geçtiðimiz aylarda bu köþede parlamento diplomasisi üzerinde çeþitli nedenlerle yazýlar yazýldý. Yeri geldiðinde konuþmalar yapýldý, demeçler verildi.
Türkiye'nin ve TBMM'nin parlamento diplomasisine önem vermesi gerektiði anlatýldý.
Parlamento diplomasisi aslýnda ne Türkiye için yeni, ne de dünya için. Ama nedense Türkiye iç politikanýn cazibesi ve cerbezesiyle diplomasinin bu türüne pek kulak asmadý.
Oysa NATO'ya ve Avrupa Konseyi'ne giriþle birlikte 1950'den baþlayarak Türkiye en yetiþmiþ en güçlü kadrolarýný Parlamento diplomasisinin hizmetine vermiþti.
Rahmetli profesörler. Muammer Aksoy,Turan Güneþ, Turan Feyzioðlu gibi  çok deðerli milletvekilleri, Türkiye'yi parlamento  platformlarýnda temsil ettiler.  Belki de o dönem incelense parlamento diplomasisi alanýnda ülkenin uluslararasý çýkarlarýna üstün hizmetler sundular. O dönemlerde diplomatlarýmýzýn uluslar arasý baþarýsýnda onlarýn desteklerinin büyük payý var.
Ne yazýk ki Rahmetli Özal'la 1980 sonrasý dönemde parlamento diplomasisine sýrt çevrildi.
Ülkelerin parlamenterleri yalnýzca ikili iliþkiler sýrasýnda, bir araya gelmiyorlar. Onlarý uluslararasý parlamentolar  var. Hem de elli küsur, yüz küsur yýldan beri var.
Dünya Parlamentosu niteliðindeki Parlamentolar arasý Birlik 1889'dan beri onlarca ülkeden yüzlerce milletvekilinin ortak platformu. TBMM  ise bu  parlamentonun 1945'ten beri üyesi.
Millet vekillerimiz,  Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin ise 51 yýldan  beri kurucu üyeleri.
TBMM üyelerinin asli olarak görev yaptýðý baþka uluslar arasý platformlar da  var:
Avrupa Parlamentosu Karma Parlamento Komisyonu'nda, NATO ve AGÝT Parlamenter Asamblesi'nde ve Karadeniz Ekonomik Ýþbirliði Parlamenterler Asamblelerinde, her partiden çok sayýda TBMM üyesi görev yapýyor.
Evet, Fransa Meclisi'nin edepsizliðiyle baþlayan yeni dönem artýk Parlamento diplomasisi dönemidir.
TBMM artýk parlamento diplomasisine önem ve aðýrlýk vermelidir.
Edepsizlik yumurtasý kapýya geldiðinde, 48 saatlik ziyaretlerle parlamento diplomasisinin sonuç vermesi mümkün deðildir.
TBMM Baþkanlýðý konuya eðilmeli, siyasi parti yöneticileriyle, Dýþiþleri Bakanlýðý yetkilileriyle ve konunun uzmanlarýyla bir araya gelmelidir.
Baðýmsýzlýk savaþý yapma onuru taþýyan TBMM artýk,
 
 
 
Sayýn Mahmut Selim Gürsel
ÇORUMLU 2000 Aylýk Kültür, Tarih, Sanat ve Edebiyat Dergisi Sahibi
E-Mail: corumlu2000@yahoo.com
1 Þubat 2001 tarihli mesajýnýz için teþekkür ederim. Desteðiniz ve görüþleriniz çalýþmalarýmýza güç katmaktadýr. Sözde Ermeni Soykýrýmý Yasasýný Kabul eden Fransa için yapýlacak tepki dayanýþmasýna iliþkin görüþlerinizin yer alacaðý Derginizin 24. Sayýsýný, Baþkaný olduðum Türk Demokrasi Vakfýnýn aþaðýdaki adresine ulaþtýrmanýzý bekler iyi günler dilerim.
Bülent Akarcalý Baþkan,
Türk Demokrasi Vakfý Ahmet Rasim Sok: NO:27 06550, Çankaya/ANKARA “
dergimizin tepkisinden sonra Internette de araþtýrýrken tesadüfen aþaðýda bulunan bülümü arama motorundan buldum:
 
TEPKÝ OLUNCA NELER OLUYOR?
 
“(10/10) Esas Nolu Meclis Araþtýrmasý Komisyonu
BÝRÝNCÝ OTURUM
Açýlma Saati : 13.40
            BAÞKAN: Ertuðrul YALÇINBAYIR (Bursa)
            BAÞKANVEKÝLÝ: Mustafa VERKAYA (Ýstanbul)
            SÖZCÜ: Ali Rahmi BEYRELÝ (Bursa)
            KÂTÝP: Bayram Fýrat DAYANIKLI (Tekirdað)
 
……Bu arada web sitemiz faaliyete geçti, web sitemizin faaliyeti cümlesinden olmak üzere, gelen rapor web sitemize yüklenmiþ, bu arada Fransa’ya cevap bizim web sitemize geldi, bir vatandaþ Fransa’nýn kýnanmasýyla ilgili kendisinin özel eylem planýný arz etmiþ, Çorumlu 2000 Aylýk Kültür, Sanat, Edebiyat Dergisi sahibinin yazýsý... Komisyonumuzla ilgisi yok.”
            Ýþte böyle. Bizler tepkilerimizi göstermeye devam edelim. Hepimiz bu tepkilerin arkasýnda duralým. Bu yazýyý yazarken bir kulaðýmda haberlerde idi ve Genel Kurmay Baþkanlýðý Arþivlerinden bir kitap yayýnlandýðýný duydum. Ýstekte bulunacaðým verirlerse fotoðraf ve yazýlarýnýn baský CD nin tamamýný sitemde aynen yorumsuz yayýnlayacaðýmý bildireceðim.
 
 
 
 
ERMENÝ BELGELERÝ
http://www.devletarsivleri.gov.tr
 
 
 
Bitlis Vilâyeti'nden alýnan 11 Mayýs sene [1]332 târîhli
telgrafnâmenin sûretidir.
 
C. [cevab] 9 Mayýs sene [1]331
 
1- Hudûd köylerinde ta‘arruz-ý nâgehânî ile bidâyet-i harbde kalan kýrk bini mütecâviz ahâlî-i Ýslâmiyye cins ve sinn tefrîk edilmeyerek nâmûslarýna ta‘arruz ile imhâ edildikleri, kaçabilen pek az efrâdýn ifâdeleriyle sâbitdir.
 
2- Narman hudûdunda Rusya'nýn Hot karyesi ahâlîsini mitralyözlerle kâmilen imhâ edip bazý hânelerden tek tük kadýn ve erkek olarak kurtulanlar Erzincan'ýn Mitini karyesinde iskân edilmiþler. Hot'a civâr köylerin de ayný ta‘arruza hedef olduklarýný ifâde ediyorlar. Ruslar Ýslâm tebe‘alarýna ta‘arruzla harbe baþlýyorlar.
 
3- Üç yüz otuz bir Þubatý'nýn üçünde Bitlis'e mülhak Çukur nâhiyesinin Morh-i Süflâ muhâcirîni Bitlis'e gelirken Kazak askeri tarafýndan muhâsara ile oraya civâr mahalde bulunan askerlerimizin muvâcehesinde kýlýnçdan geçirilmiþlerdir ki, ancak üç yüz kadýn kurtulabilmiþlerdir.
 
[4]- Van'ýn Þatak köylerinde kalan Ýslâm ahâlînin bu son günlerde katli‘âm edildiði haber alýnarak Ergani, Cinis karyelerinin nüfûslarýyla birlikde Ermeni ve Ruslar tarafýndan ihrâk edildiði Mekteb Müdîri Mutîullah Bey'in tahkîkâtýyla sâbit olmuþdur. Hoþablý Bahri Bey nezdine o havâlî muhâcirîninden gönderilen câsûslar da bu katli‘âmý te’yîd etmiþlerdir. Arâzînin hâlî kalmasýndan ve erzâksýzlýkdan müte’essir olan Rus kumandaný, Van'da on iki Ermeniyi i‘dâm ve iþtirâk eden Rus efrâdýný tecziye ile Hoþâb'da kalan Kürdleri teskîne tevessül etmiþlerdir.
 
5- Bitlis'de Kürdleri Ruslara ýsýndýrmak denâ’etinde kullanýlan Bedirhânî Kâmil'in Çukur'da, Gölbaþý, Aðaçur Kotni, Pan [Pav], Çapkis, Meþkan, Kakito, Müþtak, Siz, Zurnaçur [Zirnaçur], Kisham, Morh-i Ulyâ, Müsürüp [Müsürü], Bizatum [Bizatun], Tahtalý-yý Boy[r]an, Muþ'un Martektuk [Mongok] ve civâr köylerinin ihrâk ve ahâlîsinin Ermenilerle birlikde Ruslar tarafýndan imhâsýný te’sîr-i nüfûzuna ve teþebbüsüne mâni‘ olduðu þarla[ta]nlýðýyla Prens Þahofski ile Rus kumandanýna bildirmesi üzerine ele geçen efrâdý Bitlis'e karîb bir köyde ikâmet etdirmiþler ise de açlýkdan kýsm-ý küllîsi telef olup bir kaçý Mutiki [Mutki]'ye firârla ahvâli söylemiþlerdir.
 
6- Van'da pederi Yüzbaþý Selim Efendi ile vâlide ve akrabâlarýna vukû‘ bulan ta‘arruz-ý þenî‘i, muhâcirîn arasýnda aylarla [aylarca] dolaþmýþ, nihâyet Þýrnak daðlarýnda yalnýz gezmekde iken getirilen jandarma kumandanýnýn beslediði sekiz yaþýndaki Mehmed, vekâyî‘-i fecî‘anýn þâhid-i ma‘sûmudur.
 
7- Uzak yakýn hiç bir akâribi olmadýðýndan dolayý Bitlis Dârü'l-eytâmý'na toplatýlan beþ yüze karîb etfâlin biraz müdrik olanlarý ne kadar vekâyi‘in þâhididir. Bunlarýn yetmiþi Diyârbekir Dârü'l-eytâmý'na gönderilmiþdi. Aðýr hasta olan ma‘sûmlarýn Bitlis Hastahânesi'nde vahþiyâne itlâf edildiði mervîdir.
 
[8]- Muhâcirînin istîlâ edilen mahaller nüfûsunun üçde biri râddesinde[n] az olmasý, târîhinde bir misli daha görülmemiþ katli‘âma ma‘rûz olmalarýndandýr ki, arâzî-i müstevliyenin ._ atýlacak derecede hâlî bulunmasýyla müsbitdir. Þimdilik esîrlerin iþtirâklerini ketm ile Ermenilerin cins ve sinn tefrîk etmeyerek Kürdleri imhâ etdikleri Siird'de ifâde olunmuþdur. Bu bâbda kumandanlýk nezdinde ifâdât-ý mazbûtalarý olacakdýr.
 
[9]- Kosor(?)'un Pezentan karyesi bir ferd kurtulmamak üzere þenâ‘atden sonra ihrâk edilmiþlerdir. Bulanýk'ýn Semerþeyh karyesi ahâlîsi þenî‘ ef‘âlden sonra katli‘âm olunmuþlardýr. Çukur'un Müsürü karyesi ahâlîsinden on beþ nefer kesildikden sonra, parça parça olunmuþlardýr. Baltan [Balekan] karyeli iki kiþinin, Meþkan karyesi önünde þehîd edilerek na‘þlarý kelblere yedirilmiþdir. Çukur'da esîr edilip sevkedilen yüz sekiz kiþiden on üçü Bulanýk yolu üzerinde itlâf edilirken, diðerleri muhâfýzlara ta‘arruzla firâr etmiþlerse de Bitlis'de ve Surih karyesinde genç kadýn ve kýzlara þenâ‘at icrâsýyla dâhile sevk, ihtiyarlar ihrâk, sýbyân süngü ile itlâf olunmuþlardýr.
 
10- Van polis müdîr vekîli olup, Bitlis Serkomiseri Vefik Efendi'nin sûret-i þehâdetini, Komiser Mehmed Efendi'nin mecrûhiyetini, ma‘sûmînin katlini Bitlis'den firârýnda Deliktaþ'daki ilticâgâhýndan gördüðünü yazan Siird Jandarma Tabur Kumandaný Muvaffak Beyin hâtýrât-ý mufassalasý pek fecî‘ vekâyî‘i hâkîdir ki, posta ile gönderilecekdir.
 
11- Diyarbekir'deki Bitlis komiser ve polislerinin o sýrada çýkan ahâlîyi bildiklerinden fecâ‘ate dâ’ir meþhûdât-ý vâký‘alarýnýn tanzîm etdirilmesi menût-ý re’y-i sâmîleridir.
 
Dâhiliye Nezâreti
 
Emniyyet-i Umûmiyye Müdîriyeti
 
ERMENÝ PROBLEMÝ
Ermeni;Ülkemizin bu güne kadar baþýna gelmiþ en korkunç olaylarýn yaþadýðý bir zamanlarýn beraberliðinden

 74 SAYI   25 Nisan 2005

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 10BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

NEDEN BÖYLE OLDUK!
Bizden gelen kötülükler hiçbir yerden gelmedi.
Daðlarýmýzý bekleyen Mehmetciklerimizi yok eden þer güçleri tam manasý ile yok edemedik.
Ovalarýmýzda,þehirlerimizde bizleri korumak için,kol gezen kolluk kuvvetlerimizi destekleyemedik. Onlardan taraf olmadýk
Þehir ve metropollerde bulunan polis gücümüzü  destekleyemedik.
Sonra ?
Sonra bugün,bu gördüklerimiz oluyor.
Bir zamanlar bazý çizgilerimiz vardý.
Bu çizgiler savaþ þartlarýmýzdýr dedik.
Bazý olmazsa olmazlarýmýz vardý.
Bunlara ne oldu ?
Bir zamanlar eþkiyalarla uðraþan Türkiye,sonra o eþkiyalarýn oðullarýný besledi,büyüttü ve þu anda Irak'ýn baþýna yönetici olarak atadý.
Bir zamanlar Küvette öldürülen Kadýn ve Çocuklarýn bulunduðu yerleri korumak þöyle dursun,koruyanlarý da boþlayarak,YAVRU VATAN ismini verdiðimiz yerleri AT gireceðiz bahanesi ile terk etmeye kadar varan tavizlerimiz oldu.
AT’a gireceðiz diyerek hiçmi hiç,düzensizlikler beldesi olan Yavru vatanýn karþý tarafýný AT aldýlarda bizi tongaya getirerek onlarý bir bütün olarak tanýmamýzý önümüze bürdüler. Biz tanýmýyoruz dediysekte onlar tanýyacaksýn diye zorlamaya halen devam ettiler.
Bir zamanlar Avrupa'da Elçilik görevlilerimizi Þehit edenleri;yok sayarak Ermenistanýn nerede ise hamiliðine soyunduk.
Bu yalnýþlýklar önce de vardý þimdi de var.
Biz kendimizi yok etmeye çalýþýrken,dýþ mihraklarda buna çanak tutmalarý nahoþ deðil ki. Biz bunu istiyorsak,onlarda bunlarý yaparlar. Irak'ý yok eden,þu anda iktidar olmaya çalýþanlar deðil mi ? Onlar iþgal güçlerini çaðýrmadý mý ? Onlar iþgalcilere yardým etmedi mi ?
Þu anda güzel ülkem de bu sürece girdi. Kimse bunu görmüyor,konuþmuyor. Dað eþkiyasý þimdi þehirde gösteriler yapýyor. PKK baþýnýn ismini bas bas baðýrýyor. Güvenlik Kuvvetime silah çekip öleni de büyük merasimlerle gömüyorlar da,kimsenin gýký bile çýkmýyor. Bu Vtan hainleri kendilerince kahraman olarak lanse ediliyor,leþ bile sayýlmayacak bedenleri Müslümanlýðýn en büyük payesi sayýlan Þehitlikle taltif ediliyor da hiçbir din adamýmýz sesini çýkartmýyor. Þehit Vatanýný bölmeye çalýþanlara verilecek bir paye olmadýðýný hiçbir kimse söylemiyor.
Bazen acaba cidden burasý benim Vataným deðil mi? Diye kendi kendime

 75 SAYI   25 Mayýs 2005

 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

11BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

MÝSYONERLÝK VE ASÝMÝLASYON (*)

            Bu günlerde ülkemizin en önemli gündeminde yer eden konularýn baþýnda gelmektedir. Acaba gündemimizde Türkiye’nin baþka problemleri yok mu ? Elbette var fakat (?) Her ne hikmetse gündeme getirememekte.
            Türkiye’de Hýristiyan Misyonerliðin baþlamasý bu günlere mahsus bir uygulama deðildir. Hýristiyan inanýþýna gere bütün Hýristiyanlar dinlerinin gereði zeten bir misyonerdir. Hýristiyanlýðý yaymak ve Hýristiyan olmayanlarý muhakkak Hýristiyan yapmakla görevlidirler.
            Ülkemizin kendisini Türk Ülkesinin içinde bulunan gerçek Hýristiyanlarýn bile bu giriþimlerden rahatsýz olduklarýný düþünüyorum.
            Avrupa Birliðine girmemizi için verilen süre ile Milli Eðitim Bakanlýðýnýn Gençleri yetiþtirme programlarý ve yapýlan uygulamalarda bir kuþaðýmýzý meydana gelecek olan gençlerimiz bu uygulamalarýn dikkat edilmemesi,bu uygulamalarýn belli bir kesimin eline geçmesinden dolayý olabilecek felaketi düþünmek bile istemiyorum.
            Avrupa’nýn bizler için sadece düþündükleri dinimizi yok etmek olarak görmek çok safça bir düþünce olarak görmemiz düþünülemez. Pek çoðumuzun bildiði;dini ayrýlýklarýn körüklenmesi,ýrksal ayrýlýklarýn AT tarafýndan bile azýnlýklar statüsüne sokulmasý,pek çok kendisini çaðdaþ olarak bildiðimiz konuþmacý ve yazarlar konuþma ve yazýlý ürünlerinde Türkiye’nin bir etnik mozaik olarak tanýmasý, mezhep farklýlýklarý,aileler arasýnda fitne sokmak,Kültürel varlýklarýmýzý yok etme çalýþmalarý,kanuna uymama,nizam tanýnamama,bazý faydalý konularýn halkýn bilgilerinden saklanmasý yani sansür gibi bilgi edinmelerine karþý çýkýlmasý,
            Bu verileri hep birlikte toplayarak incelersek ülkemizin üzerindeki oyunlarý araþtýrmak her Türk vatandaþýnýn görevi ve bilmeyenlere bu gidiþatýn yanlýþlýðýný bildirme,teblið etme ile görevli olmasý gereklidir. Bu görevin baþýnda da en küçük  birim olan ve geleceðin nüvesini teþkil eden Türk ailesinin en büyük denetleyicisi olmasý gerekmektedir. Evlatlarýn milli deðerlerimizi,dini deðerlerimizi bilerek öðretelim. Bu öðretilerin de devamýný saðlayacak kalýcý bilgilerle donatalým. Bu ülkede evlatlarýnýn hür,baðýmsýz ve dinini bilere yaþamak isteyenlere duyurulur.
 (*)Kendine benzetme

75 SAYI   25 Mayýs 2005

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 12BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

YENÝ BÝR OYUNLA MI KARÞI KARÞIYAYIZ?
Ermeni problemi gündemini korurken; bizlerin bun karþý çeþitli tezleri ortaya sürmemizde þartlanmýþ Hýristiyan topluluklarýný acaba yeterince ikna edip bilgilendirebiliyor muyuz?
Zannetmiyorum.
Zannedersem siz okuyucularýmýzda ayný kanaatte olduðunuzu tahmin ediyorum. Þöyle dediðinizi duyar gibi oluyorum. Neden bizlerin bu tezlerini acaba bir anti tezle çürütmüyorlar da bildikleri teraneleri bizlere okuyarak yandaþlarý ile “Bremen Mýzýkacýlarý” gibi hep bir aðýzdan Ermeni Soykýrýmý da, soy kýrýmý teranesini söylüyorlar?
Bizlerin artýk biraz daha uyanýk olarak; onlarýn kendi tutturduklarý ve ülkelerinde uygulamaya baþladýklarý kanunlarla eþ deðer kanun tekliflerini vermemiz ve Büyük Millet Meclisimizde ayný ters tepkili Kanunlarý çýkartarak yürürlüðe koymamýzýn ne gibi bir sakýncalarýnýn olduðunu havsalam almamakta. Ayrýca bana göre yine bize karþý Ermenileri savunduklarýný zanneden ülkelerin tarihlerinde bulunan açýklarý bularak onlarý herhangi bir toplum, herhangi bir dünya olayý, herhangi bir hayvan katliamcýsý olarak bizlerde abideler ve kýnama ve lanetleme günleri tahsis etmemiz gerekmez mi?
En basit Fransýzlarýn Lejyon erlerinin yaptýðý Afrika savaþlar incelenmeli, Kanada’nýn fok yavrularýna yaptýklarý katliamlarý kýnamalý, Ýsviçre’nin bankalarýnda barýndýrýlan Türk veya Türk ismi taþýyan mudilerinin Dünya Bakalar birliðine müracaat edilerek bu mevduatlarýn Türkiye’ye getirilmese bile Türk Vatandaþý olarak kendisini tanýyan ve buralara hesap açanlarca mevduatlarýný Türkiye’ye getirmeleri, getirilmese bile baþka ülke bankalarýna paralarýný transfer etmeleri bile büyük bir tepki sayýlamaz mý?
Evet! Ey Milletim artýk uyku mahmurluðunu üzerinizden atýn. Dikkat edin,bu günden yarýnlarýnýzý elinizden almaya kalkanlar var. Bunlara taviz vermeyin. Birkaç kuruþ tek ülkemin insaný az kazansýn, Allah’u Te’ala baþka bir yerden nasipler açar. Madenlerimiz bize yeter. Yeter ki siz isteyin.
 
 
Çorum'da bir konserde arka fonda bulunan istavrozlarýn ne iþi var acaba? Hangi yönetici bu fonu kullandý? Bir bilen varsa cevaplayabilir mi?
76  SAYI  25 Haziran 2005

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

13BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ÇORUM'DA DEPREM 05/04/2005 ile 25/11/2005
http://www.koeri.boun.edu.tr/scripts/sondepremler.asp
Adresinden
 
Süreye Bagli Büyüklük (Md)
Daha büyük bir depremin, sismometre üzerinde daha uzun bir süre için salinimlara yolaçacagi ilkesinden hareket edilir. Depremin, sismometre üzerinde ne kadar uzun süreli bir titresim olusturdugu ölçülür ve deprem merkezinin uzakligi ile ölçeklenir. Bu yöntem küçük (M<5.0) ve yakin (Uzaklik<300 km) depremeler için kullanilir.
Yerel (Lokal) Büyüklük (Ml)
Bu yöntem 1935'da Richter tarafindan depremleri ölçmek için önerilen ilk yöntemdir. Bu yöntem, havuza atilan tas örnegine dönecek olursak, tasin suya çarparken olusturdugu ses dalgalarinin suyun içerisine yerlestirilmis bir mikrofon ile dinlenmesine benzetilebilir. Ses kayidinda olusan en yüksek genlik degeri, uzaklik ile ölçeklenerek tasin büyüklügü hakkinda bilgi verecektir. Depremin büyüklügünü kestirirken de ayni ilke uygulanir. Bu yöntem de görece küçük (büyüklügü 6.0'dan az) ve yakin (uzakligi 700 km'den az) depremeler için kullanilir. Dogru degerlerin bulunmasi için sismometrelerin çok iyi kalibre edilmis olmasi esastir.
Yüzey Dalgasi Büyüklügü (Ms)
Bu yöntem ilk iki yöntemin yetersiz kaldigi büyük depremleri (M>6.0) ölçmek için gelistirilmistir. Havuz örnegine geri dönecek olursak, suyun yüzeyinde olusan ve halkalar seklinde merkezden çevreye yayilan dalgalarin en yüksek genliginin ölçülmesi esasina dayanir. Bu tür dalgalar yeryüzünde kaynaktan çok uzak mesafelere yayilabilirler. Diger yöntemlerin aksine bu yöntemin güvenilirligi uzak mesafeden yapilan ölçümlerde daha da artar.
 
 
Tarih      Saat      Enlem(N)  Boylam(E) Derinlik(km)  MD   ML   MS    Yer
2005.04.05 01:36:29  41.1393   34.9710        5.0      3.0  -.-  -.-   OSMANCIK (ÇORUM)
2005.04.09 02:40:04  40.6185   34.8420       18.9      3.0  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 01:28:05  40.7005   34.8602       13.3      -.-  4.7  -.-   ÇORUM
2005.04.30 01:31:01  40.6730   34.8298       21.1      3.1  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 03:05:32  40.6148   34.8468       55.9      2.8  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 03:09:32  40.6842   34.8818       15.8      3.6  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 03:54:37  40.6785   34.8600       14.8      2.9  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 08:18:00  40.6230   34.7777       36.0      2.8  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 20:00:52  40.6630   34.9348       28.3      3.0  -.-  -.-   ÇORUM
2005.04.30 21:36:00  40.6433   34.3912        6.0      2.7  -.-  -.-   ÝSKÝLÝP (ÇORUM)
2005.05.01 05:53:14  40.5903   34.8338       38.3      3.0  -.-  -.-   ÇORUM
2005.05.01 05:49:16  40.6635   34.8510       16.1      3.2  -.-  -.-   ÇORUM
2005.05.01 15:25:53  40.6533   35.0112       44.4      2.8  -.-  -.-   ÇORUM
2005.05.01 18:09:12  40.6777   34.8585       16.9      3.1  -.-  -.-   ÇORUM
2005.05.01 22:02:22  40.6593   34.9203       32.1      3.0  -.-  -.-   ÇORUM
2005.05.02 18:47:36  40.6963   34.4287       12.1      2.9  -.-  -.-   ÝSKÝLÝP (ÇORUM)
2005.05.06 02:00:46  40.6795   34.8865       20.8      3.4  -.-  -.-   ÇORUM
2005.05.11 08:10:28  40.6697   34.9068        9.8      3.2  -.-  -.-   ÇORUM
 
  
Deðerli ziyaretçiler! Sitemizden alacaðýnýz her türlü bilgiyi, veriyi ve haritayý, Telif Haklarý Yasasý gereðince B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araþtýrma Enstitüsü Ulusal Deprem Ýzleme Merkezi'ni kaynak göstererek kullanmanýzý rica ederiz.
 
Tarih   Saat    Enlem            Boylam          Þiddet            Yer
03 09  968                41.15  34.75  IX        Kastamonu,Corum,Amasya
1598              40.40  35.40  IX        Amasya,Corum
                          
  NO                TARÝH          OLUÞ ZAMANI (T.S.)         YER      ÞÝDDET            MAG MS          CAN KAYBI                      HASARLI BÝNA
21       21.11.1942    16:01 Osmancýk   (ÇORUM)        VIII      5.5      2          150
77       14.08.1996    01:55  Mecitözü (AMASYA)          VI+      5.6      1          2606
76  SAYI  25 Haziran 2005
 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 14BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

DOSTUMUZ MU; DÜÞMANIMIZ MI ?
               Bu sýralar; bir ayrýmcýlýk ve parçalama çabalarý ortalýkta kol gezmekte. Bu çabalarýn arkasýnda yatýp emellerin  neler olduðunu hemen herkes biliyor. Bilenlerin güvendikleri tek þeyin Rabbimizin bize yazdýðý yazý olarak gözüküyor. Çaba gösterme gereði duymuyorlar, itirazda bulunmuyorlar. Birkaç kiþi göstermelik danýþma kurullarý olabiliyor, bu danýþmanlarýn güya verdikleri bilgi ve þiirlerle iþleri yürütüyoruz, bazý itirazlarý olanlarýn birde bakýyoruz ki o itirazlarý sanki ben yapmýþým gibi heç itirazlarýnýn arkasýnda durmadýklarýný hayretle izliyoruz.
            Ülkemizde halen bir Anayasa var. Bunda birkaç ufak tefek düzeltmeler yapýlmasý ile bazý aksaklýklarýn çýkabileceði gözükmekte. Bazý özgürlükler bazýlarýnca yanlýþ anlaþýlmakta ve bilinçli olarak da yanlýþ yorumlanarak halkýn midesi bulandýrýlmakta, kafasý karýþtýrýlmakta.
            Ülkemizde olan bir isyaný dýþ mihraklarýn istedikleri yöne çekmekte bir moda oldu. Güneydoðuda tarih boyunca devamlý kargaþa ve çapulculuk çýkmýþtýr. Bunu incelerseniz bütün tarih kitaplarýnda ap açýk bulursunuz. O zamanýn Mecut Devletine karþý bir kafa tutma olayý orada bulunan aðalýk yönetiminin eseridir. Bu sebeple þimdi sunulan KÜRT PROBLEMÝ olarak gösterilen sistemin oradaki zaten ÖZGÜR olan halka faydadan çok PKK nýn bir iktidar probleminin eseri olarak gözükmektedir. Bu farký gözden kaçýranlar dikkatlice konuyu incelemeleri gerekmektedir.
            Kökenlerimiz itibarýyla buralarda yaþayanlarýn birbirlerinin evlatlarýný PKK sayesinde yok etmeleri yüzünden kýrgýnlýklarý bulunmasý normaldir. Var olan bir devlet topraklarýnda baþkaldýran her kim olursa olsun Devletin Bekasý için þerleri yok etmesi asýl vazifelerinden birisidir. Bu vazife esnasýnda kandýrýlmýþ olsun, bilerek olsun baþ kaldýranlarýn yok edilmesi ve bu yok etme vazifesi içerisinde Vataný için hayatýný veren ÞEHÝTLERÝN ailelerinin de yok olduðunu düþündükleri evlatlarýn ÞEHÝT edenlere tepkilerini göstermeleri normaldir. Vatanýna karþý gelerek olmayan bir ideal için vatanýný bölmeye kalkanlarýn arkasýndan Vatandaþlarýmýzýn aðlamalarý abestir. Evlat acýsý olarak karþý gelenlerin ana ve babalarý da yetiþtirdikleri evlatlarýna Vatan sevgisi vermemelerinin acýsýný elbette böylece çekmiþ olmalarý da normaldir.
            Bu ülkenin bölünmesi ve parçalanmasý için bazý adýna aydýn denen ve ülkemizin yok olmasý için çalýþanlarýn yaþayan TÜRK HALKINI kökenleri itibarý ile sýnýflara ayýrdýlar, mezheplere ayýrdýlar zaman içerisinde ülkemiz insanlarýna MOZAÝK dediler ve demeye devam etmektedirler. Mozaik suni bir taþtýr zaman içerisinde eriyip parçalanmasý çok kolaydýr, ülkemizin vatandaþlarý bir granit bütünlüðünde bulunmaktadýr. ÞAYET BU ÜLKEYÝ BEÐENMÝYORSANIZ BURADAN GÝDÝNÝZ.
77 SAYI 25 Temmuz 2005

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

15BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

DEVEYE SORMUÞLAR
Burasý ;  Kayýrmacýlýklarýn,önceliklerin,torpilin iþlediði bir ülke. Bankalarýmýz kendi müþterilerine öncelik tanýyor,benzin istasyonlarý kurumuna öncelik tanýyor,hastanelerde çalýþan personele öncelik tanýnýyor,insanlar tanýdýklarýna öncelik tanýyor. V.B.
            Deveye sormuþlar:
            -Neden boynun eðri ?
            -Nerem doðru ki ?
            Doðruluk ve insanlýk adýna öncelikli olanlar bu ülkenin insaný da ya diðerleri ? Diðer öncelik tanýnmayan insanlar bankalarýn,istasyonlarýn     KONU MANKENÝ MÝ ?
            Eþitlikten bahsediyoruz.
           Örnek olarak bir bankamýzýn sýra numarasý önceliði kartlarý olan müþterilerine öncelik tanýyor.
           Kartý olan kiþiler mi bu kartlarý kullanýyor ?
            Hayýr. Kartlarý olmayanlar,torpillilerden olan bir zümre koruma görevlisinin kartýyla,þefin kartýyla,memurenin kartýyla sýra alýyor ve kendilerine bir öncelik tanýyorlar. Nasýl olsa orada kimsenin sesi çýkmýyor. Kimse itiraz etmiyor ve gönüllü olürük olmazsa da mecburen KONU MANKENLÝÐÝ yapýyor. Bankanýn içi dolu,dýþarýdan geçenler bu konu mankenliðini bilmiyorsa “Aman ne kadar dolu bir banka (!)” diyerek geçtiðini zannediyorlar.
Resimleriiii
Ýnsanlarýmýz eþit deðil mi ? Banka fiþi ile saat beraber sýra geldiðinde çekildi.

 
YORUMSUZ olarak:
“(Deðiþik : 03/10/2001 – 4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlýðýnýn, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliði esasýnýn, Türklüðün tarihi ve manevi deðerlerinin, Atatürk milliyetçiliði, ilke ve inkýlaplarý ve medeniyetçiliðinin karþýsýnda korunma göremeyeceði ve lâiklik ilkesinin gereði olarak kutsal din duygularýnýn, Devlet iþlerine ve politikaya kesinlikle karýþtýrýlamayacaðý;
Her Türk vatandaþýnýn bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eþitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlýðýný bu yönde geliþtirme hak ve yetkisine doðuþtan sahip olduðu;
Topluca Türk vatandaþlarýnýn millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlýða karþý hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatýnýn her türlü tecellisinde ortak olduðu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygý, karþýlýklý içten sevgi ve kardeþlik duygularýyla ve "yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancý içinde, huzurlu bir hayat talebine haklarý bulunduðu;
FÝKÝR, ÝNANÇ VE KARARIYLA anlaþýlmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygý ve mutlak sadakatle yorumlanýp uygulanmak üzere,
TÜRK MÝLLETÝ TARAFINDAN, demokrasiye âþýk Türk evlatlarýnýn vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur
X. Kanun önünde eþitlik
Madde 10.- Herkes, dil, ýrk, renk, cinsiyet, siyasî düþünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayýrým gözetilmeksizin kanun önünde eþittir.
(Ek : 7.5.2004 - 5170/1 md.) Kadýnlar ve erkekler eþit haklara sahiptir. Devlet, bu eþitliðin yaþama geçmesini saðlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kiþiye, aileye, zümreye veya sýnýfa imtiyaz tanýnamaz.
Devlet organlarý ve idare makamlarý bütün iþlemlerinde kanun önünde eþitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadýrlar.”
Ve:
Resimlerde bulunanlarýn hepsi gerçektir. Sýrada olmayýp gelip tek bir giþeye önceliklerle giriyorlar.                                                                                                                                                     78 78. SAYI 25 Aðustos 2005

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

16BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

NEDEN BU GÜNLER HEP BÖYLE BOZUK?
         Nedeni bizlerin bu günlere gelir iken yaptýðýmýz sahtekarlýklarý ve diðer Dinen ve Ýnsani olarak yaptýðýmýz bozukluklarýn birikimi olarak burada karþýmýza çýkmasýndan deðil midir?
         Bunlarý inceler isek; Hakkýmýz olmadýðý halde baþkalarýnýn haklarýný almadýk mý?
Benim olsun onun olmasýn diye birbirimizin hakkýný gasp etmedik mi?
Hakkýmýz olmadan hak sahibine iftira ve suç atarak onun hakkýný yemedik mi?
Birisinin hakkýn yediðimiz zaman o kiþinin bakmakta olacaðý ailesini de hakkýný yemedik mi?
Çalmayý alma olarak görmek iþte bunda olsa gerek!
Dedelerimiz herkes savaþa gider iken bazýlarý askerden kaçarak daðlarda eþkýyalýk yaparak onun bunun ufak tefek mallarýný gasp etmediler mi?
Anamýz babamýz da bir zamanlar para biriktirerek faiz parasý alarak bizlerin özüne haramý sokmadýlar mý?
Okur iken imtihanda kopya çekerek haksýz olarak bir üst sýnýfa geçmedik mi?
Okur iken diðer talebelerin haklarýný yemek için önceden tarafýmýza verilen þifreler ile üniversitelere girmedik mi?
Okul bitiminde torpil yaptýrarak baþkalarýnýn hakký olan makamlara girerek eþimize ve evlatlarýmýza hak etmediðimiz paralar ile iaþelerini saðlamadýk mý?
Esnaf olduk devlet teþvik verdi diye hak etmediðimiz halde hak etmiþ gibi teþvik alarak belki helal olan kazancýmýzý haram ile taçlandýrmadýk mý?
Sýkýþtýkça banka denen faiz tuzaðýna giderek hem alýr iken hem verir iken faizi vererek helal olacak kazancýmýza dolayalý da olsa faiz haramýný katmadýk mý?
Adalet için müracaat ettiðimizde gereðini yapmayan adaletin kurbaný olarak sesimizin kýsýlmasý iþte hep bundan deðil mi?
Bizi idare edenlerin de layýk olduðumuz için bu günleri gördüðümüz düþünmüyor muyuz?
Yalaný, dolaný, hak yemeyi, baþkasýný kayýrmayý, aklanmaya, paklanmayý, katilleri kendi kendisine af etmeyi, faiz almayý, faiz vermeyi, kumar oynatarak, genelevi patronundan vergi alarak, kâr getiren fabrikalarý ve iþletmeleri yandaþlarýmýza peþkeþ çekerek idare edilmen hepimizin yediði haramlar yüzünden deðil mi?
Bana bu gün ben hiç haram yemedim diyen bir kiþi gösteremezsiniz!
Neden mi nedenleri yukarýda aklýmýn yettiði kadar sýralamaya çalýþtýðým nedenlerde bulunmaktadýr.

 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 17BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

AKRABALARIMIZI YOK ETMEK ÝSTÝYORLAR
            Zaman içinde bazý empozeler,bazý aileler için de doðru görüldüðünden olsa gerek tek çocuklu aileler ülkemizde epey çoðaldý. Bu çocuklar bazý akraba iliþkilerinden de yoksun kalmýþ oldular. Bu çocuklarýn ileride büyüdükleri zaman da bazý akrabalýk duygularýný tadamayacaklarý da gözükmektedir.
            Þöyle bir kurgu yapalým. Ülkemizde 20 yýl sonra bütün ailelerin tek çocuklarý olduðunu var sayalým. Bu sürede bu çocuklar erkekse amca ve dayý olamayacaklar. Kýzsa hala ve teyze olamayacaklar. Böylece ülkemizde amcalý,dayýlýk,teyzelik ve halalýk denilen akraba baðlarý olmayacak. Ayrýca da bu kuþak bir sonra olacak tek çocuklardan dolayý,büyük babalarýnýn amcalarýný,dayýlarýný,teyzelerini ve halalarýný tanýyamayacaklar.
            Diyeceksiniz ki;böyle olursa ne olur ?
            Ýnsan evladý yaratýlýþýnda bulunan bazý duygular vardýr ki bu gereksenmeleri baþka yollarla karþýlanmayacak olmasý bu tek çocuklarý sevgilerini baþka yollardan karþýlayacaklarý çok açýktýr. Bu düþünce ülkemiz için acaba nasýl bir sonuç doðuracaktýr ? Tabii bu sonuç tam olarak tespit etmemiz,böyle bir senaryonun tam olarak uygulanmasý ile mümkün olacaktýr.
            Yukarýda bahsettiðimiz akrabalarýmýzý yok olmasýndan çok yaþadýðýmýz zaman dilimleri içinde de pek çok çocuk amca,hala,dayý ve teyze akrabalarýnýn birinden yada bazýsýndan yoksun olmuþtur. Bazý ailelerin sadece birkaç çocuðun olmasýna karþýn ayný cinsiyetten olmasý onlarý bazý akrabalarýndan yoksun býrakmýþtýr. Bu durumu yaþayan ailelerin çocuklarý,bu akrabalýk duygularýný tatmadýklarý için nasýl bir duygu olduðunu ömür boyu kendilerine etrafýmýzdan öðrenmekteyiz.
            Örneðin,erkek kardeþi olmayan kýz çocuklarý erkek kardeþlerinin eksikliðini,erkek kardeþlerin de kýz kardeþin ne demek olduðunu bilmediklerinden anlattýklarýna þahit olmuþuzdur. Bazen de bir önceki kuþaktan dolayý,benim amcam,benim halam,benim teyzem,benim dayým olmadý  serzeniþinde bulunduklarýna pek çoðumuz þahit olmuþuzdur.
            Ülkemizde bundan baþka bazý aile planlamacýlarýnýn kendilerinin de katýlmadýðý az çocuk,çok çocuk tartýþmasýnýn da bazý kesimlerce kabul edilerek o ülkenin ýrksal,etniksel olarak ayrýmcýlýklarýn ve baþka bir etnik topluluðun nüfusunun azalmasýna,bazýlarýnýn da alabildiðine nüfus üzerinde adeta baský unsuru yapacak kadar çoðalmasýna ses çýkartýlmamaktadýr. Burada ülkenin nüfus yönünden dikkat edileceði hususlar hepimizce dikkatle incelenmesi gerektiði çok yakýnýmýzda olmakta olan Irak Kürt üstünlüðünü adeta dünyanýn gözü önünde baþta Türk topluluðunun adeta eritilerek bir asimile giriþimi yapýlmaktadýr.Bizce bu durumlarýn ülkemizce göz ardý edilmemesi gerekmektedir.

201 SAYI 25 Kasým 2015

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 18BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

TARÝHE YAZILDIN; YASER ARAFAT
Tarihe yazýlmak kolay deðildir. Tarihin sayfalarýnda hem de epey yer tutmak kolay olmaz. Tarihin tozlu sayfalarý herkesi kolay kolay sayfalarýna kabul etmez. Buraya adýný yazdýrmasý için kiþilerin kendilerini dünya milletlerine tanýtmasý gerekir. Belki birkaç bin kiþiyi öldürtme ile,belki bir ülkenin tamamýný tehdit etmek,bir kýsmýný yok etmekle de tarihin sayfalarýna girebilirsin. Fakat Yaser Arafat gibi tüm ömrünü ülkenin geleceði için çalýþman gerekir,önderlik etmen gerekir.
Dünya;kendisine Filistin’i tanýtan,Filistin için hayatýný ortaya koyarak yaþamýný tamamlayan bir ademini koynuna aldý.
Arafat;doðduðu yerde deðil,atalarýnýn yaþadýðý yerde tanýndý. Tanýndýðý yerde yaþadý. Ülkesi için elinden geldiðini deðil elinden gelenin fazlasýný yaptý. Gerektiðinde yýllarca ölümünden bir hafta kadar önceki yerde yaþadý. Kendisine yapýlan baskýlara dayandý.  Arkasýnda bir avuç kahramandan baþka ülkesinin küçük generalleri vardý. Bir iþgal ordusuna bu küçük generallerinin azmi ve cesaretiyle karþý koydu. Kendisi için deðil vataný için yaþadý ve ebediyen yaþayacaktýr da.
Hayatýnýn son bulmasý ile ideali olan Filistin Baðýmsýz Devletini kuramadý. Göstermelik,iþgal güçlerinin ona gösterdiði yerlerde Filistin’i yaþatmaya çalýþtý. Fakat iþgal güçleri istedikleri gibi Arafat’a gösterdikleri ülkesi içinde fink attýlar,istedikleri gibi yaktýlar, yýktýlar hiç kimse ne yapýyorsunuz demedi. Halende ayný haltý iþliyorlar da dünya polisliðine soyunan ülkelerden hiçbir ses ve tepki gelmedi,gelmeyecekte. Arafat’ý halký ile yalnýz býraktý. O vefat etti. Ülkesi artýk öksüz. Artýk onun gibi baþka bir savunucusu yok.
Þimdi o bu dünyanýn kavga ve telaþýndan kurtuldu. Ebedi aleme göçtü. Arkasýnda binlerce Arafat býraktýðýný tahmin etsek de bu tahminimizin nasýl tahakkuk edeceðini yaþarsak göreceðiz. Binlerce Arafat memleketini savunur,iþgal güçlerine teslim etmez Ýnþallah.
Son yolculuðu bile Dünyanýn gündeminde idi. Kahire’de Devlet Töreni Ülkesinde deðil gurbette yapýldý. Pek çok devlet adamý organizasyonun bozukluðundan dolayý merasime katýlamadýlar. Ramallah’ta defin edildi. Halký son görevde O’nu yalnýz býrakmadý.
 
69. SAYI 25 Kasým 2004

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

  19BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

YANLIÞ HESAP BAÐDAT'TAN DÖNER DERDÝK;YANLIÞ BÝLGÝ NEREDEN DÖNER ?
            Bizlerin artýk görevleri neler olmalý diye düþünürken;bazý taraftar ve bilgi eksiklikleri nedeni ile ilimize ait yanlýþ bilgilerle dopdolu birçok bilgi etrafta dolaþmaktadýr.
            Bu bilgilerin pek çoðu araþtýrýlmadan,bazý gerçekler saklanmak üzere olduðunu düþündürecek boyutlarý bulmakta.
            Ýlimizi tanýtan ÇORUM VALÝLÝÐÝ ve ÇORUM BELEDÝYESÝ yemekler bölümünde her ne hikmetse UN HELVASI ile KARAÇUVAL helvasýný karýþtýrmýþlar. Bu sitelerde de aynen yayýnlanmaktalar.
            Un helvasý sitemde tanýmý eþim tarafýndan hazýrlanan sayfalarda bulunmaktadýr. Ayrýca Karaçuval helvasý da bu günkü diyet yapma modasýna uygun olarak,iki beyazýn kullanýlmamasý ile de tatlý ihtiyacýný karþýlayan bir helva çeþididir. Burada birinci beyaz olarak yað maddesi bu helvada un kavurma da dahil olarak kullanýlmamaktadýr. Ýkinci beyaz þeker ise bu tatlýda hiç kullanýlmamaktadýr. Tatlandýrýcý olarak kara pekmez olmazsa bu tatlý olmaz. Üçüncü beyaz ise bu tatlýda kullanýlmasýna karþýn iyice bir kapta yaðsýz kavrulduðundan unda bulunan pek çok þiþmanlatýcý unsurlar daha az faydalý hale getirilmektedir.
Aþaðýda bulunan bilgi ile Çorum’un Karaçuval helvasýnýn hiçbir iliþkisi yoktur.
Valilik sitesinde bulunan tarif: Karaçuval Helvasý : Un,  tereyaðý,  pekmez þekerden yapýlýr.  Un tavada rengi koyulaþýncaya kadar karýþtýrýlarak kavrulur, koyulaþýnca tereyaðý ilave edilip iyice yedirilir.  Kara pekmez,  toz þeker,  ceviz içi ve soðuk su birbirine karýþtýrýlýp unun üzerine dökülür.  Ýyice karýþtýrýlýp yumurta büyüklüðünde parçalar yapýlýr ve üzerine isteðe göre hindistan cevizi dökülür.
Çorum Belediyesinin sitesinde Çorum'un Eski Mutbah ve Yemekleri bölümünde de þu bilgi veriliyordu. Yalnýz bu bilgi þu anda sitede gözükmemekte. Ýnþallah bu saçma tarifi kaldýrýrlar.
“20. Karaçuval helvasý:Bira/ yað ile un kýzartýlýr. Pekmez ilâve siyle helva hâline getirilir. Sýkýlarak küçük topaklar yapýlýr. Bu sitede her ne ise BÝRA ilave edilmiþ.”
Çorum Kültür Müdürlüðü sitesinde de: Fazladan: “Karaçuval Helvasý : Un,  tereyaðý,  pekmez þekerden yapýlýr.  Un tavada rengi koyulaþýncaya kadar karýþtýrýlarak kavrulur, koyulaþýnca tereyaðý ilave edilip iyice yedirilir.  Kara pekmez,  toz þeker,  ceviz içi ve soðuk su birbirine karýþtýrýlýp unun üzerine dökülür.  Ýyice karýþtýrýlýp yumurta büyüklüðünde parçalar yapýlýr ve üzerine isteðe göre Hindistan cevizi dökülür.” Bu sitede de Hindistancevizi ilave edilmiþ.

83 Sayý 25 Ocak 2006

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

  20BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ADI GÜZELLEME KENDÝ YEMEK KÝTABI
            Aþýk Edebiyatýnda; doðayý, yöreyi, kiþiyi, hayvaný veya bir aracý övmek ve güzelliðini anlatmak amacý ile söylenen “LÝRÝK ÞÝÝRE” ‘GÜZELLEME denilir.
            Geçimini saz çalarak saðlayan ve gezdiði yerlerde konuk edilen saz þairlerinin gördüðü ikram ve hürmet karþýsýnda hane sahibini kendisini dinleyenler karþý hane sahibini ve o mahalli öven ve güzelliðini anlatan “KOÞMA” biçiminde þiirlerdir. Divan Þiirinde de güzellemenin karþýlýðý ise “METHÝYE”DÝR.
            Ayrýca gü­zelleme, koþmanýn konusuna göre aldýðý adlardan biri sayýlýr.
      Genç kýz ve gelinler için söylenen güzellemelerde onlarýn cilve­sinden; aðýz, diþ, yüz, kaþ, göz ve saç güzelliðinden; boylarýnýn uzunluðundan söz edilir.
Doða güzellemelerinde dere, pýnar, çiçek, dað ve aðaçlarla ilgili izlenimlere, övgülere yer verilir. Âþýðýn bu varlýklardan yola çýkarak kendi sorunlarýný dile getirme­si, sevgilisinden ya da felekten yakýnmasý güzellemelerde sýk rastlanan özelliklerden­dir.
Gezginci âþýklarýn sýla özlemini dile getiren þiirleri de güzelleme sayýlýr.
Bazen bir güzellemede birkaç konunun birlikte ve karýþýk olarak anlatýldýðý da olur. Azerbay­can ve Doðu Anadolu'da yetiþen bazý âþýklar güzelleme dörtlüklerinin arasýna baðlantý sözleri eklerler. Bu baðlantý sözleri yerine, güzellemenin konusuna uygun ba­yanlarýn yerleþtirildiði de olur. Güzelleme­ler, saz eþliðinde ve konuya göre oynak ya da hüzünlü makamlarla söylenir.Âþýk edebiyatýnda güzelleme söyleyen pek çok âþýk vardýr.
Baþta Karacaoðlan olmak üzere Türkmen âþýklarýnýn birçoðu güzellemeleriyle ünlüdür.          
Güzelleme Örneði:
Nasýl vasfedeyim güzelim seni 
Rumeli Bosna'yý deðer gözlerin 
Dünyaya gelmemiþ eþin akranýn 
Ýzmir'i Konya'yý deðer gözlerin 

Kimsede görmedim sendeki nazý 
Tunus Týrablus Mýsýr Hicaz'ý 
Kars'ý Kaðýzman'ý Acem Þiraz'ý 
Girid'i Yanya'yý deðer gözlerin 

Yüzünde görünür Yusuf niþaný 
Yüzünü görenler çeker efganý 
Büsbütün Gürcistan Erzurum Van'ý 
Belh-i Buhaça'yý deðer gözlerin 
Ruhsatý'm eyledim senin de mehdin 
Al yanaktan bir buse ver himmetin 
Yüzbin saraf gelse bilmez kiymetin 
Âhirî dünyaya deðer gözlerin
 
           Çorum Valiliðinin hazýrlattýðý “ÇORUM MUTFAÐINA GÜZELLEME” Edebiyat ile mutfak iliþkilendirilmesi ve bu baþlýk ile yayýnlanan kitabýn 12. sayfasýnda bu konu hakkýnda ne kadar bilgili olduðunu “Tüm zenginliðini karþýn þimdiye dek kendisini pek göstermemiþ Çorum mutfak kültürünün tanýtýmý amacýyla” diyerek yayýnlanmýþ çalýþmalarý görmemezlikten gelmiþtir. Bu serzeniþim kendi yayýnevimi için deðildir. Bu çalýþma için beni de davet etmiþler ben kabul etmeyerek eþimin çalýþmalarýndan ve yayýnladýðýmýz sitelerde bulunan resim ve alýntý yapýlmamasýný bana gönderilen yazýda çalýþacaklara bizzat e-posta ile yazdým.  Bu tiüabý yayýnlayan Metro Yayýnlarý’ndan çýkan ‘Hitit Mutfaðý’ isimli kitap ile basýlmýþ adý geçen bu kitabýn 148-149 kaynakçalarda da gelenek ve göreneklerde bahsedilen ve Çorum Valiliðinin Ýl Yýllýklarý, Baþka yayýnevlerinin þahýslarýn da araþtýrmalarý yayýnladýðý göz ardý edilmiþtir.
 
Çorum Güzellemesi ismiyle müsemma kitapta her ne hikmetse Çorum Tarihinde ve topraklarýnda Devlet, kavim ve milletlerin sadece “Hititlerin” alýnmasý da Çorum’un Hititlerden sonra baþka devlet kurulmamýþ ve baþka devlet yaþamamýþ gibi lanse edilmiþtir.
Kitabýn 19. sayfasýndan sonra gelen 22-23-26-27-30-31. sayfalarýnda Hititlerden bahsedilmiþ sadece bu yazýnýn içerisinde 19 sayfanýn 1. paragrafýnda Balýk, ekmek, besin ve “þimdi sen ekmek yiyeceksin ve su içeceksin” kullanýlmýþtýr.
Bu kitabý yayýnlayan ve  “Yayýnlarý’nýn ikinci kitabý olan “Deneysel Bir Arkeoloji Çalýþmasý Olarak Hitit Mutfaðý” kitabýnýn” gerçi görmedim fakat kitap için yazýlan :
“Çivi yazýlý tabletlerde geçen yemek adlarýndan ve piþirme tekniklerinden yola çýkýlarak o döneme ait muhtemel yemeklerin neler olabileceði ortaya konulmaya çalýþýlmýþ.” Bilgilere de yer verilmemiþtir.
            Bu kitabýn: 34-35-38-3940-41 sayfalarýnda hiç yemekle ilgili bir bilgi bulunmamaktadýr
            Bu kitabýn: 44-45 48 ve 49 sayfalarýnda yemekle ilgili yazý bulunmaktadýr. Ve Ýskilip ziyaretinden ve oraya gidenlerden bahsedilmektedir.
Bu kitabýn:52-53-54-55 yemekle ilgili yazý vardýr.
Bu kitabýn: 56-83 sayfalarý yemek piþirme alet ve edevatlarý ile yemek isimleri alfabetik dizinde verilmiþtir.
Bu kitabýn: 86-87-90-9194-9598-99102-13104-105106-107-108-109110-111-112-113-116-117-120 Mutfak ve yemeði ilgilendirmektedir
Bu kitabýn: 121-122-123-124- sayfalar ise gelenek ve göreneklerle ilgili bilgileri kapsar.
Bu kitabýn: 125-128-129-130 Bu kitaba alýnmasý için gerekçe “Evlenme Töreni” bölümünde verilen yemekle iliþkilendirilmiþ olsa gerek! 131-132-133-134-135-136-137140-141142-143146-147 Gelenek ve göreneklerde bilgiler aktarýlmýþ.

155 SAYI 25 Ocak 2012  

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 21BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ÜLKEMÝZ NEREYE GÝDÝYOR
EY TÜRKÜM DÝYENLER!
GÜZEL ÜLKEMÝN YENÝ KURULAN KÜRT VE ÝLERÝDE KURULACAK PONTUS HÜKÜMETLERÝNCE NASIL PAYLAÞILACAÐINI ÝNCELEYÝNÝZ!
Dikkat edelim!
Dikkatli olalým!
Ülkemiz elden gidiyor diyoruz.
Sesiniz çýkmýyor, PKK ya da sesiniz çýkmamýþtý. Bir avuç serseri ile mi koca ülke baþ edemiyecek dendi! Þimdi düþünün; bize bu afyonu yutturanlar mý haklý, dikkat ediniz PKK Türkiye’nin baþýna bela olacak diyenler mi haklý çýktý, ne dersiniz?
Yukarýdaki haritalar; Pontus’la ilgili bir siteden, diðer Kürdistan haritasý ise baþka bir siteden alýndý.
Dikkat ederseniz; suriye’nin payý unutulmamýþ, Kürdisdan devleti de Ýskenderun Körfezini kendine çýkýþ yolu, denizlere açýlýþ yolu yapmýþ.
Halen uyuyormuyuz?
Uyutuluyor muyuz?
Ey TÜRK OÐLU UYANIK OL!
Ne Amerika, ne Avrupa sana dost.
ÜLKEMÝZ NEREYE GÝDÝYOR?
Bu güzel ülkemiz elden gidiyor mu? Bu güzel dilimiz kayboluyor mu? Bu güzel Vatanýmýz tekrar “Mondros Mütarekesi” þartlarýný hatýrlatan fakat, baþka bir sistemle parçalanma ve ufaltýlma oyunlarýna mý sahne oluyor? Bunlarý kulak ardý ede ede bugün sýkýntýlarýný bütün ulusumuz çekmekte. Yanda gördüðünüz harita birleþtirmesinde sýnýrlarýn ne kadar birbirine çakýþtýðýný sizlerle paylaþmak istedim. Ayný haritada bu günkü Türkiye haritasýnýn üzerine “Yunanistan Pontus hayali haritasý”ný (Yazýsý gelecek sayýmýzda)altta ise “Kürdistan haritasýný” monte ettim. Sizinde gördüðünüz gibi son derece þaþýrtýcý bire bir çakýþan sýnýrlar “hayali sýnýrlar” olamaz muhakkak planý daha önceden yapýlmýþ. Aynen PKK nýn yeni çýktýðýnda bazý kesimlerin bir avuç çapulcu dediði, onca Türk evladýnýn Þehit olduðu, milyarlarca dolar kaybýmýz bu gün bütçemizde olsa acaba IMF ye yalvarýr mýydýk?
Yine bugün bu oyunlarý yazanlara çanak tutan kiþiler mevcuttur. Kürt Devleti haritasýný yaklaþýk 250 okuruma Internet’ten yolladým. Üç beþ çatlak ses mesajý geldi. Yok efendim, bu harita sahte imiþ? Yok efendim Kürt Hükümeti de kim oluyormuþ? Diye bilerek mi, bilmeyerek mi yazdýlar onu artýk bilmiyorum.
Bizler tarihin tekerrür olduðunu bilmiyor muyuz? Bize bizden baþka dost olmayacaðýný öðrenemedik mi? Televizyonlarda ülkemizde yaþayan Türk’üz diyen fakat Türk’ü Türkiye’yi yok etmek için kendilerini satan veya, kendilerinin kendi özünde görenlerin idaresi ile güzel ülkem yok edilmeye çalýþýyorlar,uðraþýyorlar.
Dikkat edelim. Etrafýmýzda bulunan ülkeler; parçalanýyor. Ýlk önce koca bir ülke olan Rusya parçalandý. Parçalanan Rusya’nýn yer altý zenginlikleri baþkalarýnýn egemenliðine girdi. Petrol yataklarý baþka ülkelerin kasalarýna doldurulan döviz haline geliyor.
Bizim ülkemizde de buna benzer olaylar olmaya baþladý. Dilimiz yok edilmeye yabancý dilde eðitime aðýrlýk verilmeye baþladý. Bizi idare edenler de bilerek veya bilmeyerek bu oyunun dümen suyuna kapýldýlar. Adý Anadolu Lisesi olan fakat adý ile hiç alakasý olmayan bir eðitim sistemi ile gençlerimizi Anadillerinden nerede ise koparacak bir eðitim verilen yerler haline getirildi. O okullarýn ilk mezunlarý bugün bazý kurumlarda çalýþmaya baþlarý. Orada gördükleri yabancý eðitimin çalýþtýklarý yerlerde sadece öðrendikleri dilden baþka faydalarýný gördüler mi? unutturulan kendi dillerinin eksikliklerini acaba duyuyorlar mý? Konuþurken bazý kelimelerin ne Türkçe, ne de öðrendikleri dilde bulamadýklarýndan konuþmalarýný tamamlayabiliyorlar mý? Bu sorularýmý cevaplarýný ancak onlarla çalýþanlar ve o okullarda okuyanlar bilirler.
Bazý yazar-çizer takýmýnýn ülkemizdeki çeþitliliði “mozaik” olarak bizlere lanse etmesine hiç birimiz itiraz etmedik. Bir bütün kaya gibi olan ülkemizin topluluklarýný mozaik yaparak çabucak parçalanabileceðimizi bize empoze ettiler. Bizleri alýþtýra alýþtýra bu kelimeleri þuuraltýmýza yerleþtirdiler. Bizler de saf saf dinledik, baktýk, okuduk fakat hiç birimizin sesi çýkmadý.
Yabancý dilde dükkan ve iþyeri isimleri ile halkýmýzýn her zaman gelip alýþveriþ yaptýklarý, yiyeceklerini edindikleri yerlerin isimleri Ýngilizce olarak bizlere lanse ettiler. Bizler artýk bu yabancý isimli yerleri okuma yazmasý olmayanlarýmýzýn bile gayet güzel telaffuz edebilecek duruma getirildik ve yabancýlýk çekmiyoruz artýk.
Sonra bazýlarý çýkarak; ibadetlerimizi bozmaya çalýþtý. Ýbadetinde bilmediðin zaman öðrenene kadar verilen müsaadeyi her zaman kullanabilirsin, bu senin hakkýndýr diyerek televizyonlarda bangýr bangýr baðýrarak kulaklarýmýzý doldurdular. Birkaç cýlýz sesten baþka doðrusunu söyleyen çýkamadý. Bulunduklarý makam ve koltuklardan kaldýrýlabileceklerini düþündürdüler,tehdit ettiler. Dünyalýktan olma korkusu galebe geldi ses çýkartamadýlar.
Din ile alakasý olmayan kimseler; göstermelik ibadet ve dindarlýkla takiye yaparak partiler kurdular. Bu partilere milyonlarýn oylarýný aldýlar. Milletine, ülkesine faydalý iþler yerine keselerini doldurdular. Hiçbir þeyleri olmayan kiþiler milyon dolarlýk oldular,ülkeyi sömürdüler. Bugün hepimizin kýzdýðý ülke ile anlaþmalarý oralara giderek imzaladýlar, sonra da istemiyoruk diyerek mitingler tertip ettiler.
Politikacýlarýmýz bizleri uyuttular. Har vurup harman sürerek topladýklarý paralarý kendi taraftarlarýna peþkeþ çektiler. Sahte bir kriz ile ülkelerini sýkýntýya soktular. Ýnsanlarýmýzýn sabit gelirlilerini süründürdüler, açlýða teslim ettiler. Bu satýrlarý okurken yeni bir hükümetin  kurulma çabalarýnýn olduðu günler gelmiþ olacak. Yine kendileri çalýp,kendileri oynayacaklar. Bizler ise yine kendimize küsüp, keþke ona oy vermezseydim diyerek içimizi yiyeceðiz. Onlar bunlarý bile bile yine ülkemizin üzerinde oyunlara sebebiyet vermeye devam edecekler ve bildiklerini okuyacaklar.
Geçenlerde ise bazý sanatkar takýmý büyük konserlerde çok sesli bir toplum olduðumuzu beyanla her toplumun müziklerini bizlere dinlettirdiler. Kimseler ses çýkartamadý. Kimselerin kýlý bile kýpýrdamadý.
Azýnlýk olarak ülkemizde belirtilen kesim belirli iken,bütün dil ve ýrk ayrýmýnda bulunan halkýmýzý azýnlýksýnýz diyerek parçalama giriþiminde bulundular. Yine kimseden bir ses çýkmadý.
Irak bölümünde, bir ülkenin iç iþlerine karýþmayalým ayaðý ile; Türk halkýnýn rýzýklarý ile besledikleri halk þimdi bir ülke, bir devlet olma yoluna girdi. Sadece çok ileri gidiyorsun, ”iþ çýðýrýndan çýktý“ demekten baþka bir sesimiz çýkmadý. Yakýnda bu halk Türkiye’mden de toprak talebinde bulunma giriþiminde olacaðý gün gibi aþikarken, onlarýn sözlerini doðru kabul etme saflýðý gösteriyor pozisyonlarýnda bizleri aldatýyorlar gibi geliyor bana. Acaba, bayraðýný, meclisini, parasýný ve diðer kuruluþlarýný tamamlayan ve belki de haritalarýný da tamamlamadýklarýný bilebiliyor muyuz?
Yarýnlarda, acaba Karadeniz Bölgesinde de bir ayrýcalýklý dil veya halkýmýzýn ve bizlerin baþýna baþka bir belanýn hazýrlýðýnýn ve senaryolarýnýn hazýrlandýðýný hissediyorum. Sizler hissetmiyor musunuz?
Dikkat edelim! Bizi istemeyenler, bizi Avrupa’ya kabul etmemelerinin birinci sebebi nüfusumuz ve dinamik gençliðimizin korkusu ile ülkemizin parçalanýp, bölünüp, darmadaðýn edilerek bazý kesimlerin Avrupa’ya kabulü de olabilir mi dersiniz? Neden bizi on yirmi yýl ile oyalýyorlar. Onlarýn bildikleri bir bölünme ve yapýlmýþ bir planýn gereðini acaba bize söylemiþ mi oluyorlar da biz anlamýyoruz?
Bu günlerde neler oluyor? “KUZEY IRAK’DA ÝÞ ÇIÐIRINDAN ÇIKDI “,“ KURT ANAYASASI HAZIRLANMAKDA”, ”APO TÜRKÝYE’YÝ HAPÝSDEN TEHDÝT ETTÝ “,”BARZANÝ TÜRKMENLERÝ  TANIMADIÐINI SÖYLEDÝ”, ”KIBRIS BEKLEMEKDE”
Ey Türk Milleti uyan! Uyan ki geç olmasýn. Ey Türk Ordusu sen dikkatle bu konularý izliyorsun. Bu uyuyanlarý sen uyandýr.
Belki uyumuyoruz fakat dikkat etmiyoruz diyenlere de inanmýyorum. Onlar bilerek veya çýkarlarý için bu problemleri göz ardý ediyorlar gibi geliyor.
 44 SAYI   25 Kasým 2002

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 22BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ÜLKEM ÝÇÝN
Kürt dediðimiz aslý Türk oðlu Türk soyu olduðunu benden iyi biliyor Kürt oðlu.
            Türkiye’de var halen Milletvekili, Vali, Kaymakam, doktor, müteahhit, her meslekten vesselam. Yok ki Kürt olup da ülkemde rahatça iþ göremeyen!
            Kürt olup da ben bu ülkede bu iþi göremiyorum diyen; çýksýn ortaya varsa böyle Türkiye’de yaþayan. Olmaz çünkü yok ki bu durumda olan.
            Ýþsizim derse iþ bulamayan sadece Kürt mü?
Yok mu baþka ülkemde yaþayan aile bireyi?
Bana ne, beni ilgilendirmez, ben karýþmam öylesine içimize iþlemiþ ki inanamýyorum.
Bakmak istiyorum geçmiþime inanýn göremiyorum.
Elimizden alýnýyor tek tek Milli Deðerlerimiz ses çýkartmýyor, ilgilenmiyoruz.
Sanki bu ülkede biz yaþamýyoruz!
            Neleri kaybettik bilmek istemiyoruz.
Günü kurtarmak ile yaþýyor ve yaþamaya çalýþýyoruz.
            Birkaç ülke seveni kaldý ortada, diðerlerinin hepsi içeride kaldý.
            Aðlamak istiyorum gönlüm karþý geliyor. Aðlama bildiðini yaz, aðlamakla ruhunun sükûnu olmaz. Bildiðini yaz diyor.
            Sessizlik içimizde olan volkaný bastýrmaya imanýmýz ses çýkartmýyor fakat Müslümanlýðýmýz içinde dayanamýyoruz. Doðru bildiðimi söylüyor ve yazýyorum.
            Bu zaman diliminde ülkem; ne hallere geldi biliyor musun?
Bu durumu þayet bilmiyorsan uyuyor musun?
Bak geçmeden zaman içinde piþmanlýk için çok geç kalýrýz diyemiyoruz! 
            Neler oluyor bize Rabbim!
Basiretimiz mi baðlandý?
Analar aðlamasýn dediler açýlým adý altýnda ülkemin düzenini deðiþtirmeye çalýþýyorlar!
Biz; “öküzün tirene baktýðý gibi” bakýp, omuz silkerek izliyoruz.
“Bize dokunmayan yýlan bin yaþasýn” mý diyoruz!
Analarýn aðlamadýðý zamanda ülkem aðlýyor bilmiyor muyuz?
Bayramlarýmýzý yok sayanlarý baþýmýza taç yapýyoruz.
“Ne Mutlu Türk’üm!” Diyenleri ayrýmcýlýkla suçluyoruz.
            Olmayan bir açýlýmý sorgulayanýmýz yok!
            Türkiye’de yaþayanlarýn problemleri yok.
Tek sýkýntý bir terör örgütünün dayatmasý!
Benim düze inmem gerek diye Ülkeme þart koþmasý.
            Kim oluyor bu örgüt silahlý canavar?
PKK diye çýkan Ermeni kýrmalarý elbette ki bunlar.
            Hangisi KÜRT bilen var mý?
Ben Kürdüm diye devam ediyor Asala sunularý ortada.
Ermenilerin Türk Soykýrýmýný yaptýklarý yetmediði gibi;
Tutturmuþlar, sürdürüyorlar Türkler soy kýrýmý yaptý diye,
Ermeni döküntüleri PKK devamý ile Ülkemi bölmeye çalýþmalarý,
Hiç düþünmüyoruz bu iþlerin sonu nereye gider diye.                                                                                     171 SAYI 25 Mayýs 2013
 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 23BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ÜLKE KRÝZ ÝÇÝNDE MÝ?
            Türkiye kendi parasýnýn deðerini koruyamama sýkýntýsý içerisine girerek yine Türk lirasýný erimesini seyretmekte adeta dörtnala gitmekte!
            Verileri inceleyenlerin yüksek para deðere karþýsýnda hükümetin de kesin karar alamamasý ise Türkiye’de yaþayanlarýn fakirleþmesi karþýsýnda kimsenin yapabileceði bir þey gözükmemekte. Bu duruma müdahale etmek için hiç kimse parmaðýný bile oynatmamakta ve sanki gittiði yere kadar gitsin görünümünde bulunmakta.
            Dolara baðlý olan petrol ürünlerinin zammý ile diðer enerji üretilenler bütün üretilenlerin ve tüketilenlerin zincirleme olarak bütün her þey pahalanarak insanlarýn bütçelerini sýkýntýya ve krize uðrak Türkiye içinde yeni krizlere gebe kalacak gibi gözükmekte.
            Konu baþlýðýmýz olan:
            ÜLKE KRÝZ ÝÇÝNDE MÝ?
            Evet! Ülke kriz içinde!
            Ne olacak;
            Yaþayýp göreceðiz demekten baþka bir yapacaðýmýz yok.
            “Yukarý tükürsek býyýk, aþaðý tükürsek sakal misali!
            Þu an ülkenin baþka bir gruba girebileceði konuþulmakta bu grubun “Þanghay Paktý adýný teþkilâtý” olarak dile getirilerek “Avrupa Birliði”nden çýkabileceðimizin konuþulduðu zaman içerisinde yaþýyoruz. Avrupa Parlamentosu, Türkiye'nin AB ile sürdürdüðü müzakerelerin geçici olarak dondurulmasýný tavsiye eden tasarýyý kabul etti. Oturumda teklif 37 oya karþý, 479 oyla kabul etti. 107 parlamenter ise çekimser kaldý. Türkiye, oylama sonucunda ortaya çýkan metni AB'ye iade edecek. Ankara ile müzakerelerin dondurulmasý kararýný sadece AB liderleri alabiliyor.
            Bu kararýn altýnda pek çok sebeplerin bulunduðu ve bunlarýn Türkiye için neler olacaðýný zaman içerisinde yukarýda yazdýklarýmýzý yaþayarak göreceðiz.
            Kasým ayý içerisinde kutladýðýmý “Atatürk Haftasý ve Atatürk’ü Anma” programlarý yapýldý. Bazý kurumlarýn katýlýp katýlmama kararlarý ve çelenk koyma problemleri ile geldi geçti.

213 SAYI 25 Kasým2016

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

KÝTAP ÝÇÝNDEKÝLER GÝDÝNÝZ

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 24BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

ÜLKEM! NE OLUYOR?
            Ülkem neler, neler oluyor? Milli deðerlerimiz, millilikten çýkartýlýyor. Milletimiz ayrýþtýrýlmaya çalýþýlýyor!
Ülkem! Bakýyorum sana neler, neler oluyor? Bir tarafta savaþlarýn içindeyiz. Bir tarafta savaþta deðilmiþ gibi davranarak her yer güllük gülistanlýk gibi davranýyoruz!
            Ülkem! Neler, neler oluyor? Sesin sedan çýkmýyor! Hiç olmadýðý kadar kadýn cinayetlerini duyuyoruz. Hiç olmadýðý kadara cinayetleri görmemezlikten geliyoruz!
            Ülkem! Neler, neler oluyor savaþ var diye sana sýðýnan sýðýnmacýlar sanki sende çalýþýyorlar da ülkelerinde savaþ yok gibi bayram tatillerinde savaþ olan ülkelerine koþa, koþa gidip bayram tatillerini yapýp Ülkem sana koþa, koþa geliyorlar!
            Ülkem! Neler oluyor? Tarým ülkesi olduðunu söyledikçe sende barýnanlara yetersiz kalarak, eti, buðdayý, mercimeði, nohut’u ve diðer yiyecekleri dýþarýdan alýp getirip birileri getiriyorlar. Üreticiler neden üretemiyorlar?
            Ülkem! Neler oluyor? Bir denizinde bulunan adalarýn alýnýyor. Adalar silahlandýrýlýyor, orada iþgal askerleri kuzu çeviriyorlar!
            Ülkem! Komþularýn paylaþýlýyor. Param parça ediliyor. Parçalanmaya sanki yardým ediyormuþsun gibi gözüküyorsun! Sýra sana geldiðini görmüyor musun?
            Ülkem! Ne oluyor. Eðitimde ve diðer çalýþmalarda Dünya sýralamalarýnda en son sýralara düþüyorsun! Neden böyle oluyor?
            Ülkem! Neler oluyor? Sanki bütün herkes kesesini doldurarak kendine çýkarlar saðlýyor, nemalar yaratýyor?
            Ülkem! Neler oluyor? Bizler anlýyoruz da anlaþamazlýktan geliyoruz!

246 SAYI 25 Aðustos 2019

 

BU ÇALIÞMA TELÝF ESERÝDÝR ÝZÝN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

BÝR ÖNCEKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

BÝR SONRAKÝ SAYFAYA GÝDÝNÝZ!

 

 

 

 

https://gurselyayin.com

 

 

 

 

 

BÝLGÝ PAYLAÞILDIKÇA KIYMETÝ ARTAR!

Hazýrlayan  Mahmut Selim GÜRSEL yazýþma adresi  corumlu2000@gmail.com

DÝKKAT ! BU BÝLGÝ TELÝF ESERÝ OLUP YAZARI VE YAYINEVÝMÝZDEN  ÝZÝN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR
 
Gizlilik þartlarý ve Telif Hakký © 1998 Mahmut Selim GÜRSEL adýna tüm haklarý saklýdýr. M.S.G. ÇORUM
 Hukuka, Yasalara, Telif  ve Kiþilik Haklarýna saygýlý olmayý amaç edinmiþtir.